Son Dakika
Cumartesi, 8 Ağustos 2020 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Satılık bilim insanları aranıyor! Prof Tayfun Özkaya
Gazetelerde bu başlıkla bir ilan görmüyorsunuz şüphesiz. Ancak satılmak için can atan epeyce bilim insanı var.

Bunlar beyinlerini kiralamak istiyorlar. Fakültemizde genç bir araştırma görevlisi bana “hocam, biz kendimizi iyi satamıyoruz” demişti. Söylediğini “kendimizi tanıtamıyoruz” şeklinde olumlu yönden algılayabilirsek de epeyce öğretim üyesinin isteği düpedüz satıştır. Ben de “kendimizi satışa çıkardığımızı hatırlamıyorum” demiş idim.

Cinselliğini kiralayan kadınlar en fazla kendilerine zarar veriyorlar. Beynini kiralayan bir bilim insanı ise milyonlarca insana zarar verebilir, hatta öldürebilir.

Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) bu konuda ilginç bir örnek oluşturuyor. Geçen yıl Adana’lı büyük toprak sahipleri GDO’lu pamuğa çok özenmişlerdi. Hükümet de GDO’yu çıkaracağı “biyo-güvenlik yasası” içine alarak serbest bırakacağını açıkladı. Şimdilik konu uyutuluyor. Vazgeçtiklerini sanmam.

GDO’lu pamuk Hindistan’da ekildi ve çok zararları oldu. Ancak dünya kamuoyuna GDO’lu pamuğu kabul ettirmek için neler yaptılar, buna bir bakalım. Gelin BGST Yayınlarından geçenlerde Türkçe’ye de çevrilen  Vandana Shiva’nın “Yeryüzü Demokrasisi” kitabına göz atalım:

“Hindistan’da GD pamuğun başarısızlığı üzerine, en azından 20 adet bağımsız araştırma yapılmıştır. Bilim Teknoloji ve Ekoloji Araştırmaları Vakfı, Tarımsal Araştırma Enstitüsü ve Hindistan Tarım Bakanlığının bu konuda araştırmaları vardır. Üretilen tüm veriler birbiriyle uyumludur, çünkü çiftçilerin arazilerinde olup bitenleri yansıtmaktadır. Fakat uluslararası mecrada okuyabileceğiniz tek çalışma Science Dergisinde Bonn ve Berkeley’den iki bilim insanı (Quaim ve Zilberman) tarafından yazılan ve yüzde %80 verim artışı olduğunu iddia eden bir araştırmadır. (Science 299, no:5608, 7 Şubat 2003, s.900–902) Bu bilim insanları ekim mevsiminde hiç Hindistan’a uğramadılar. Şirket (evet, evet; aklınıza gelen o büyük tohum şirketi) kendilerine veri temin etti ve onlar da bunu yayınladılar. Hindistan’da GD pamuk dönüm başına 370 kilogram verim vaat etmişti… Oysa dört eyalette ortalama verim 50 kilodur. Dekara 1500 rupi zarar ettiler… Sonuç on binlerce pamuk çiftçisinin intiharıdır” (sayfa 53 ve 60)

Şimdi soralım. On binlerce çiftçinin ölümünde bu bilim insanlarının rolü yok mudur? Görüyoruz ki asıl tehlikeli olanlar, seks işçileri değil, beyinlerini kiralayan sahte bilim insanlarıdır.

İktisatçılar da bu beyin kiralama işinde dünyada ve ülkemizde çok ileri gitmişlerdir. Pamuk örneğinden devam edelim. ABD devletinin vergi ödeyenlerin kesesinden pamuk çiftçilerine verdiği yıllık 4 milyar dolarlık primler sayesinde pamuk ihracatçısı ABD firmaları pamuğu maliyetinin altında çiftçilerden satın alıp, gene bu maliyetin altında, ancak büyük kârlarla dünyaya satıyorlar. Bunun sonucu dünya pamuk fiyatları düşüyor. Amerikan pamuk üreticilerinin çoğunluğu da bu politikada kaybedenler tarafındadır. Bu haksız rekabet yüzünden, Amerikalı çiftçilerden daha şansız olan Türkiyeli pamuk üreticilerimizin çoğu ekimden vazgeçtiler. Türkiye her yıl bir milyar dolara yakın değerde pamuk ithal ediyor. Ancak durumları bizim çiftçilerimizden de vahim olanlar var. Batı Afrika’da da pamuk çiftçileri düşen fiyatlar nedeniyle pamuk ekemiyorlar. Açlıktan düpedüz ölüyorlar. Dış satımları çoğunlukla pamuğa bağlı olan bu ülkeler ekonomik sorunlar içinde kıvranıyor. Neo liberal sistemi destekleyen hem dünyada hem ülkemizde güya bilim insanları var. Karşılığında yüksek telif ücretli uyduruk araştırmalar yapıyorlar. Bunlardan istenilen asıl şey ise beyinlerini sisteme kiralamalarıdır. Ellerine baksınlar. Kanları görebiliyorlar mı acaba?

29.09.2009 Bu yazi 5792 defa okundu
Korona virüsü hakkında ne düşünüyosunuz?

 
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri