Son Dakika
Pazar, 30 Nisan 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Aslında otistik değil misiniz?
Biyolog Prof. Dr. Barbaros Çetin’den otizm hastalığıyla ilgili ezber bozan iddia: Otizm tedavisi gören hastaların en az yüzde 30’u aslında Lyme hastası. Lyme hastalığına Türkiye’nin her yerinde görülen kenelerin yapışmasıyla bulaşan bir bakteri neden oluyor

 Dokuz Eylül Üniversitesi Biyoloji Bölüm Başkanı Biyolog Prof. Dr. Barbaros Çetin, otizm tedavisi gören hastaların en az yüzde 30’u aslında Lyme hastası olduğunu söyledi. Türkiye’nin hemen hemen her bölgesinde görülen orman veya koyun kenesi olarak bilinen “Ixodes ricinus” adlı kenenin yapışmasıyla bulaşan bir bakterinin neden olduğu Lyme hastalığının tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu belirten Çetin, İzmir’deki 7 otizm hastasından 2’sinin yapılan araştırmalar sonucu Lyme hastası olduğunu tespit ettiklerini açıkladı.

Prof. Dr. Barbaros Çetin. Son 10 yıldır kene ve kene hastalıkları konusunda araştırmalar yapıyor. Çetin, ABD ve Avrupa’da hızla yayılım gösteren Lyme hastalığının Türkiye’deki durumunu inceledi.
Hastalığa neden olan bakteri ‘Borrelia sp’nin Türkiye’deki varlığını MS tedavisi gören doktora öğrencisi Kerem Canlı’da bakterinin ortaya çıkmasıyla fark etti. Bugün 32 yaşında olan Canlı’ya 5 yaşındayken kene yapıştığını öğrenen Çetin, Canlı’yı enfeksiyon bölümünde yönlendirdi, antibiyotik ve destek tedavilerle öğrencisi sağlığına kavuştu.

1 milyon kişi

Resmi olmayan rakamlara göre Türkiye’de her yıl yaklaşık 1 milyon kişinin kene yapışması şikayetiyle hastanelere başvurmasını dikkate alan Çetin, keneyle bulaşan diğer hastalıkları da incelemeye aldı.
‘Borrelia sp’ bakterisinin neden olduğu Lyme hastalığının otizmle de bağlantılı olduğunu uluslararası yayınlarda fark eden Çetin, “Özellikle ABD’de yayınlanan otizm-Lyme bağlantılı bilimsel makalelere göre, otizm tedavisi gören çocukların yaklaşık yüzde 30’u Lyme hastası. Türkiye’de de yaklaşık 500 bin otistik çocuğumuz var. Bunların yüzde 30’unun aslında Lyme hastası olduğunu düşünürsek yaklaşık 150 bin çocuğumuz yanlış teşhis ve tedavi görüyor olabilir. Yurtdışında değişik bölgelerde yapılan araştırmalar, bu bölgelerde yaşayan otizm tanısı almış çocukların yüzde 20 ila yüzde 50’sinin aslında Lyme hastası olduğunu ortaya koyuyor. Lyme hastalığı antibiyotik ve destek tedavilerle olumlu sonuç alınabilen bir hastalık. Otistik diye bilinen çocuklarımızın Lyme hastası olduğu tespit edilebilirse onlar için yeni hayat başlar” diye konuştu.

7 hastadan 2’si

İzmir’deki Otistik Çocukları Koruma ve Yönlendirme Derneği (ODER) Başkanı Ergin Güngör’ün talebiyle derneğin temasta olduğu 7 otistik çocuğa Lyme testi yapıldığını anlatan Çetin, şöyle devam etti:
“Özel bir laboratuvarda kan testi yoluyla yapılan analizde 7 çocuktan 2’sinde ‘Borrelia’ bakterisinin varlığı tespit edildi. Bunların dışında dernek üyesi bir anne, kendisi ve çocuğuna Lyme teşhisi konulduğunun belgeleri bana gösterdi. Şimdi bu hastalar Lyme tedavisi görmek istiyor. Ancak ülkemizde Lyme tedavisi yapacak uzmanlaşmış kurum ve kişiler yok. Maalesef parası olanlar tedavi için ABD ve Almanya’ya gidiyor.
Çünkü bu tedavi antibiyotik uygulamasıyla birlikte destek uygulamalar (detoks, kür, vitamin vs) gerektiriyor. Her otistik çocuğun aslında Lyme hastası olduğu sonucu çıkmaz ama aileler mutlaka bu testleri yaptırsınlar. En azından çocuklarına tedavi konusunda yeni bir şans tanımış olurlar. Aslında Lyme hastası olduğu kesin olarak tespit edilen otistik çocukların iyileşme olasılıkları yüzde 1’le yüzde 90 oranında kişiye göre değişmektedir.”

ODER Başkanı Ergin Güngör de otizm tedavisi gören derneğe üye bazı çocuklarda Lyme hastalığının tespit edildiğini belirterek, “Henüz çok bilinmezli bir olgu olan otizmin Lyme bakterisi ile ilişkisi konusunda  araştırmalar yapılmalı. Üniversiteler ve Sağlık Bakanlığı bu konuyu acilen gündemine almalı. Beklentimiz  ülkemizde Lyme hastalığının uygun ortamlarda ve uzman kişilerce tedavisinin yapılabiliyor olması. Otizmli yakını olan ailelere de henüz yetişmiş uzmanın olmadığı ülkemizde, yanlış tedavi uygulamaları ve kontrolsüz antibiyotik kullanımına yönelmemelerini tavsiye ediyorum” diye konuştu.

BU BİR UMUT IŞIĞI

Otizm hastası bir oğlu bulunan dernek üyesi Hayrunisa Demir, Lyme ihtimalinin kendileri için bir umut olduğunu belirterek, “Testi biz de yaptırdık. Kesin bir sonuç alamadık. Testi yenileyeceğiz. İnsanın özürlü bir çocuğunun olması çok zor. Bizi ancak duyarlı insanlar anlar. Eğer tedaviye cevap verirse neden bizim de normal bir çocuğumuz olmasın” dedi.

Prof. Dr. Barbaros Çetin’in lyme hastalığıyla ilgili çalışmaları.

‘Karmaşık bir hastalık’

-  Prof. Dr. Barış Korkmaz (İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi): Şu ana kadar benim bu konuda dikkatimi çeken hiçbir araştırma olmadı. Ciddi kabul gören çalışmalar uluslararası ölçütlere uygun bir dergide araştırma sonuçları sıkı hakem kontrollerinden geçtikten sonra yayınlanıyor. Lyme hastalığı bildiğim kadarı ile Türkiye’de az görülen bir hastalık ama otizm oldukça sık görülüyor. Otizm çok karmaşık yapıda bir hastalık ve çoğu kez doğum öncesi ve sıklıkla genetik bir temelde başlıyor. Bu nedenle Lyme hastalığına vakaların büyük bölümünü bağlamak tam olarak doğru olmaz. Elbette daha ayrıntılı olarak ve farklı araştırma gruplarınca araştırılması gereken bir konu.

-  Otizm Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Suat Karaküçük: Yaptığım araştırmalarda Lyme hastalığının otizmin özellikle de ilk teşhisi aşamasında önemsenmesi ve gözardı edilmemesi gerektiğini fark ettim. Prof. Dr. Barbaros Çetin’in uyarıları önemli. Otizmin neden kaynaklandığı kesin olarak henüz belirlenebilmiş değil. Günümüzde hızlı bir şekilde artan otizm vakalarının teşhislerinde Lyme hastalığı ile ilgili taramaların da yapılması bununla ilgili hekimler ve ailelerin bilinçlendirilmesi konusunun ciddi olarak düşünülmesi gerekiyor. Konuyla ilgili başta ailelerle temasa geçerek onların hikayelerini dinlemek ve veri toplayarak gündem oluştur- manın gerek-liliğine inanıyorum.

Tedaviye cevap veriyorlar

Lyme tespit edilse de tedavi sürecinin nasıl işleyeceği ve otizm semptomlarının gerileyip gerilemeyeceği uluslararası bilimsel çevrelerin merak konusuydu. Amerika Birleşik Devletleri’nde 2012 yılında yapılan bir araştırma çok heyecan vericiydi. Uzun süreçli tedaviye alınan Lyme testleri pozitif otistik çocuklar süreç boyunca izlendiler. Tedavinin olumlu etkileri kısa zamanda görülmeye başlandı ve doğrusal iyileşme süreci gözlendi.

Konuşamayan çocuklar konuşmaya, göz teması kuramayan çocuklar göz teması kurmaya başladılar. Tekrarlayan hareket ve parmak ucunda yürüme gibi semptomlar da hızla iyileşti. Özetle Lyme testi pozitif bulunan otistik çocuklar dikkatli şekilde uygulanan bir tedavi protokolüyle iyileştirilebiliyor! İyileşme süreci bakterinin vücuttaki yoğunluğuna göre farklılık gösterse de araştırmaya dahil edilen tüm çocuklar 6 ay sonunda mucizevi bir iyileşme gösterdi. Onlar için hayat yeniden başlıyor. Ancak bu bilgiler çok yeni ve bu konuda çok daha fazla araştırma yapılması gerekiyor. Özellikle tedavi süreci halen netleşmiş değil, çocuklarda bakteri yükünün ne olduğu, vücuttaki tahribatın ve kendini yenileme hızının hangi seviyede olacağı halen bilinmiyor. Yani otistik sanılan çocuğun Lyme çıkması henüz hızlı ve kesin bir tedavi ile sağlığa kavuşmayı garanti etmiyor, ancak artık mücadele edilmesi gereken bir bakterinin varlığı ve tedavinin bu bakteriyle mücadele noktasında yeniden şekillenmesi gerekiyor.

Büyük tehlike

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) son yıllarda yayınlamış olduğu raporlara göre Küresel İklim Değişimi’nin kene, sivrisinek, pire, bit gibi kan emen canlıların yayılımını etkilemesi nedeniyle bu canlılardan insanlara geçen hastalıklar için yayınlanan haritalar yeniden hazırlanmak zorunda kalındı. Özellikle bunların içerisinde yer alan Lyme, dünyada en hızlı artış gösteren hastalık konumuna gelmiştir. Lyme dünyada kenelerin yaymış olduğu hastalıklar arasında birinci konumdadır.
WHO’nun verilerine göre 117 ülkede Lyme bulunmakta, içerisinde Türkiye’nin de bulunduğu 63 ülkede ise bu hastalık endemiktir, yani yaygın şekilde bulunmaktadır. Bilimsel verilere göre şu anda 26 ilimizden Lyme vakası bildirilmiştir.

Yılda 25 bin hasta

Biyolog gözünden bu verileri incelediğimde Lyme’ın hemen hemen bütün Türkiye coğrafyasında yayılış gösteriyor olduğunu düşünmekteyim. Merkezi ABD’de olan Dünya Yanlış Teşhisi Önleme Kuruluşu’nun 2010 raporuna göre, Türkiye’de bulunan kene çeşitliliği, coğrafik konumu, yüzölçümü, nüfusu ve ekolojik özellikleri dikkate alındığında istatistiksel olarak her yıl 25 bin 328 kişinin Lyme hastalığına yakalanması beklenmektedir. Dünyada da Lyme hastalığı gün geçtikçe daha büyük bir sorun haline gelmektedir.
Amerika’da her yıl 200 bin Avrupa’da ise 100 bin kişiye Lyme hastalığına sebep olan “Borrelia sp.” bakterisi geçmekt.
1992 yılında ABD’de sadece 15 bin civarı çocukta otizm görülürken, günümüzde bu rakam 750 bin seviyesine ulaşmıştır. Otizmin son 20 yılda bu seviyede artması dünyada en hızlı artan hastalık olan Lyme hastalığıyla ilişkisinin ciddi olarak sorgulanmasına neden olmuştur.
Türkiye’de ise günümüzde otistik sayısı 500 bine ulaştı. Otizm hakkındaki son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar ve yayınlarda otizm hastalarının ciddi bir oranının anneden aldıkları Lyme bakterisini taşıdıkları ve bazılarının antibiyotiklere olumlu cevap verdiği görülmüştür. Pediatrik Lyme uzmanı olan Charles Ray Jones 10 binin üzerinde Lyme hastası çocuğu tedavi ettiğini ve bu çocukların büyük bir kısmının otizm grubu hastalıklardan muzdarip olduğunu belirtmiştir.

Bakteri otizme yol açıyor

Yurt dışında değişik bölgelerde yapılan araştırmalar, bu bölgelerde yaşayan otizm tanısı almış çocukların yüzde 20 ile yüzde 50’sinin aslında Lyme hastası olduğunu ortaya koymuştur. Ülkemizin de Lyme hastalığına endemik bir ülke olduğu ve Lyme hastalığının hep göz ardı edildiği gerçeği düşünüldüğünde, otistizm teşhisi konmuş çocukların azımsanmayacak bir oranda Lyme hastası olma olasılığı ortadadır.
Dünyada Lyme hastalığının yoğun olduğu coğrafi bölgelerin aynı zamanda otizmin de en yoğun olduğu bölgeler olması son araştırmalar ışığında hiç de şaşırtıcı değildir. Şaşırtıcı olan otizmin oldukça yaygın olduğu ülkemizde bu ihtimalin hep göz ardı edilmesi ve Lyme hastalığı konusunda yıllardır yaptığım uyarılara rağmen kimsenin harekete geçmemiş olmasıdır.
Otizmin sebebi uzun zamandır araştırılıyor, ancak birçok şüpheli olmasına rağmen kesin sebep bulunamamış durumda. İşin ilginç yanı Lyme hastalığının doğal seyrinde tüm bu şüpheliler aleyhine kanıt bırakıyor olmasıdır. Örneğin ağır metal kirliliği ve toksin maddelerin vücutta birikmesi ile otizm arasındaki ilişki uzun zamandır sorgulanıyor.

Hamilelere uyarı

Çocuk sahibi olmayı düşünenler mutlaka Lyme testi yaptırmalı. Pediatrik Lyme uzmanı olan Charles Ray Jones, Lyme hastalığı taşıyan 66 anne adayını tedavi etmiş ve sonuçta çocuklar sağlıklı şekilde dünyaya gelmişler. Tedavi edilmeyen anne adayları ile ilgili çalışmalarda ise hamilelik sürecinin sıkıntılı olduğu, zor gebelik ve düşük ihtimalinin oldukça yüksek olduğu ve doğan çocukların yüksek oranda otistik ve dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu rahatsızlıklarına sahip olduğu görülmüştür.

BARBAROS ÇETİN/ Milliyet

22.05.2013 23:30:00 Bu haber 5511 defa okundu
Aslında otistik değil misiniz?
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri