Son Dakika
Cuma, 3 Eylül 2010 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Boykota nereden başlamalı? Kemal Özer
Alçak devlet “misket bombaları” yağdırıyor. Ölülerden ses var lakin zalimler, korkaklar ve firavunlar ses yok!

Şehid Şeyh Ahmet Yasin r.a. 'Bu ümmet utanmaz mı?' diye soruyor.

Ey şehid!
Ümmet mi var ortadaki utansın?
 

Ey şehid!
Ümmet bilinci olsaydı Filistin bu halde mi olurdu?

Ümmet dediğin kişilerin Peygamberi, bu haldeki insanları ümmetliğe kabul eder mi? 

Hâlâ ağzında ABD’nin sigaraları, Gazze toplantılarında bile ABD kolaları (kardeşimin kanını içer gibi) içen sözde “Ümmet”in ümmetliğinden ne olur? 

Kardeşi için duayı bile esirgeyen, bir lokmasını bile paylaşmak bir yana hâlâ Siyonizm’in Araplarla ilgili faşist yalanları ile İsrail yandaşlığı yapanlardan Ümmet mi olur?

Ne ümmeti ey şehid?

Merhum Muhammed Esed’in tabiri ile onların “muazzam fabrikaları, sinema salonları, kimya laboratuarları, dans salonları, hidroelektrik santralleri” var ve onların “rahipleriyse; bankerler, mühendisler, politikacılar, film yıldızları, istatistik uzmanları, endüstri kralları, şampiyon havacılar ve yüksek düzeyden bürokratlar…

Onlar “İktidar ve haz peşinde gelişen doyumsuz ihtiras, yıkıntılar içindeki batı toplumu” gibiler ve onlar “çıkar çatışmasının söz konusu olduğu yerde ve her zaman birbirini yok etmeye kararlı düşman gruplara bölünmüş…” gibiler.

Onlar “dünyanın eseri durumda…”lar.

Onlar “ ruhlarının nasıl daralıp, yoksullaştığını…” görmeyecek kadar körler.

Onlar zulme sessiz kalan kâfirler, zalimlerin ve firavunların mallarını boykot bile edemezler. Çünkü onların çoğu “haz düşkünü” ve “modanın esiri”dirler.

Ey Şehid!

Onların çoğu “Kapitalizm’in köleleri”dir.

Siz bakmayın ‘İsrail, Alman ve ABD malları için boykot edelim’ denildiğinde “elbette” dediklerine…

Onlar hâlâ sıcacık lüks villa ve katlarındaki kuş sütü eksik olmayan sofralarında ‘lokmalar boğazımıza dizilmesin’ diye televizyonlarını kapatmakla meşguller…

Onların yaşadığı ülkenin Siyonizm aşığı kanallarının yayınlamaya devam ettiği eğlence programları en çok izlenenler arasında…

Çoğu Gazze’li kardeşinin katliamını demli çayını, şekersiz kahvesini, kolalı içeceklerini, içinde gömüldükleri deri koltuklarında domuz katkılı pasta ve böreklerini midelerine indirerek izlemekle meşguller…

Ve kardeşleri misket bombaları altında dua beklerken onlar kuş tüyü yataklarında sabahlıyorlar…

Onlar, Abdulhamid r.a.’den bu yana dağılmış tesbih taneleri gibiler.

Affet bizi ey şehid!
Affet bizi kardeşlerim!
Affet Allah’ım! (
Âmin)

Biz her sınavda olduğu gibi bari bu sınavdan çakmayalım!

* * *

Kimi duyarlılar boykot siteleri oluşturulmuş. Elbette vicdan sahipleri hiçbir şey yapamıyorlarsa en azından bu boykot çağrılarına duyarlı olmalılar!

Ama neyi?

Vampir İsrail’in mallarını mı?
Yandaş Alman mallarını mı?
Katilin hocası ABD’nin mallarını mı?

Elbette hepsini ama barkod numarasına bakarak boykot olmaz.

Bir barkod uzmanı olarak söylüyorum ki: Her 869 ‘Türk Malı’ demek değildir. (Global Standartlar Türkiye ofisinin ‘869 önekinin nasıl anlaşılması gerekir?’ başlıklı açıklamasına bakınız)


Bir Yahudi malı da 869’lu da olabilir ve sayısız Yahudi malı da 869’ludur.
Ayrıca ‘Türk Malı’ olsa ne yazar…
İçimizde binlerde yerli Siyonist’in malı var…


Siyonist dostlarının malı var…

Bir malı satın almadan önce, o malı üreten ve satana İsrail hakkında, Siyonizm hakkında yahut Sadece Filistin ve Hamas hakkında fikrini sorup ve tercihinizi ona göre yapabiliriz.

Elbette ürünün menşeine bakın. Kim üretmiş. Made-in …’ sı kim?

Hangi ülke hangi firma?

Boykotlar yüzünden bazı Siyonist firmalar merkezleri başka ülkeler olarak gösterdiğini unutmamalıyız. 

Mesela Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) derhal Yahudi firmalarının ilaçlarını ödeme listesinden çıkarmalı ve muadillere geçmelidir. Hem de hemen. 

Ve hepimiz satın alacağımız bir mala gerçekten acil ihtiyacımız var mı sormalı

Ancak bu soruyu nefsine değil vicdanına sormalı! 

Nefsin ve Şeytan’dan değil vicdanında gelen sese kulak vermeliyiz tabi o da hâlâ hayatta ise… 

Dünya’yı ateşe verenler Siyonizm’in finansör ve fikir babası Masonlar olduğu unutulmamalı.

Onların malını ve hizmetini asla almamalıyız! 

Unutmamalıyız ki Türkiye’nin, Siyonist devleti tanıdığındaki iktidarın bakanlarının birkaçı hariç hepsi Mason’du. 

1980 darbecileri bile İsrail’e tavır alırken, eski soyadı Dolaksızoğlu olan Mason Morisson Süleyman Sami Demirel ise katil devletle Türkiye arasındaki anlaşmaları imzalamıştı. Bu ülke İttihat ve Terakki’nin günümüzdeki en önemli temsilcisi bu Mason’un icraatları yüzünden ne hallerdedir? 

Her konuda konuşmaktan zevk alan bu Mason Gazze konusunda ölülerden de ölü. 

Ey Müslüman!
O halde şimdi silkinme vaktidir!

Bu şerden hayır çıkarma vaktidir.
Ne olur kendine gel ve kardeşin için yerden bir taş al ve Şeytan’a at!
 

05.01.2009 Bu yazi 855 defa okundu
Sonraki:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6  -  7  -  8  -  9  -  10
Tarım Bakanlığı'nı...




 
  • Kaya tuzunun sihirli gücü
    "Tuz kalitesine miktarına dikkat edilmek şartı ile düşmanımız değil tam tersine kadim dostumuz. Tuz hayatın vazgeçilmez unsuru, çünkü onsuz hayat mümkün değil..." 31 Ağustos 2010 11:40 font boyutu küçülsün büyüsün
  • ‘ABD elçisi beni tehdit etti’
    Eski Tarım ve Köy İşleri Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp, timeturk.com’dan Kemal Özer’e çarpıcı açıklamalar…
  • GDO: Çağdaş Esaret
    Bu bir beslenme kitabı değil, karşı olup olmamakla ilgili bir mesele de değil! Bu kitap geleceğimizi ipotek altına sokmaya çalışanlara bir başkaldırıdır. Tohumumuza el konulduğu zaman biz köleyiz. Bu yüzden 'çağdaş esaret'"
  • Rafine şeker zehir, doğal şeker şifa
    Gerçek ortaya çıkıyor! Doğru ile yanlış birbirinden ayrılıyor... Rafine şekeri yersen, doğal şekeri yemzesen hastalıklar başlıyor. Peki, ama nasıl? Prof. Dr. Ayten Altıntaş iyilikgüzellik'in sorularını cevapladı.
  • Sabancı, derdine çareyi buldu
    Özdemir Sabancı'nın gelini, Demir Sabancı'nın eşi Aslıhan Koruyan Sabancı, 4 yıl önce 77 besine duyarlılığı olduğunu öğrenince, ülkemizde bugüne kadar yapılmayan bir kitaba imza attı. "Glütensiz Gurme Lezzetler" adlı çalışma, çölyak hastalarına ve besin duyarlılığı olanlara tatsız tuzsuz değil, tam gurmelere layık 170 lezzetli tarif sunuyor.
  • Kapitalizm, Deccal gibi
    "Deccal Tabakta" isimli kitabıyla gündeme gelen gazeteci-yazar Kemal Özer, GDO’ların ardındaki şirketlerin dünya hâkimiyeti peşinde koşarak ve ırk arındırma anlayışıyla Deccal gibi davrandıklarını söylüyor. Ancak peşinde koşulan amacın gerçekleşemeyeceğini hesap üstünde bir hesap olduğunu da belirtiyor.
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri