Son Dakika
Çarşamba, 21 Ağustos 2019 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Cep telefonu ilaç olsaydı şimdiye çoktan yasaklanırdı
Nobel ödüllü onkolog Devra Davis, geçtiğimiz hafta Türkiye'deydi. Uzun yıllardır kanserle mücadele etmek için çalışmalar yürüten Davis'in son kitabı Disconnect (Bağlantıyı Kes) cep telefonlarının hayatımıza getirdiği tehlikeleri sıralıyor.

Davis'e göre sorun büyük, çaresiyse basit: Cep telefonunu vücudunla temas ettirmeyeceksin.

Modern dünya alışkanlıklarımızı değiştirdi. Her gün yeni bir teknolojik ürün hayatımıza giriyor, yiyecek-içecek alışkanlıklarımız değişiyor. Bu değişim kanseri de hayatımıza daha da yaklaştırıyor. Siz doktorlar da buna çare üretmeye çalışıyorsunuz. Şu anda hastalık mı daha önde gidiyor yoksa tedavi mi?

Çok zor bir soru. Ben şeytani bir adamın var olduğuna ve sürekli olarak onun kanser üretmek için özel bir çaba harcadığına inanmıyorum. Fakat şu var ki biz teknolojiyi icat ederken onları test etmeden hayatımıza alıyoruz. Yanlış burada başlıyor. Özellikle teknoloji sektör sorunları görmezden geliyor, radyasyonlu birçok şeyi hayatımıza alıyoruz. Teknoloji sektörü genellikle sorunları görmezden geliyor ve sanki hiçbir problem yokmuş gibi davranıyor.

Teknoloji ürünlerinin üretimi esnasında doktorlar bulunmalı o zaman?

Evet, olması gereken bu. Bizim her yeni üretilen şeye yeniden bakmamız gerekiyor. Yeni çıkan teknolojileri (İpad, cep telefonu...) genellikle vücudumuza yakın kullanıyoruz. Eğer cep telefonu bir ilaç olsaydı asla yasal olmazdı, çünkü insan sağlığı açısından test edilmeden hayatımıza girdi. Ama sektör bunu görmezden geliyor. Cep telefonunuz açıksa siz onu kullanmasanız bile radyasyon yaymaya devam ediyor.

Ama alıştık bir kere, cep telefonunu hayatımızdan çıkarmak kolay değil...

O zaman doğru kullanmayı öğreneceğiz. Eğer telefonunuzu vücudunuza yapışık bir şekilde taşıyorsanız tehlike cebinizde demektir. Ancak kapalı olarak vücudunuzla temas ettirebilirsiniz. Aslında bütün telefonların kullanım kılavuzlarında bu yazar. Fakat kimse bunu okuyup uygulamıyor. Konuşurken mutlaka kulaklık kullanmak gerekiyor.

Siz cep telefonlarına karşı savaş mı açtınız?

Doğru kullanılması için evet. Bu kitabı bu yüzden yazdım. Eğer bir şey satıyorsa onu almak güvenlidir diye insanlarda genel bir algı var. Oysa bu doğru bir şey değil. Eskiden ben üç tane cep telefonu kullanırdım, fakat zararları ile ilgili araştırma yapmaya başladıktan sonra bundan vazgeçtim. Bazen torunumun elinde cep telefonu gördüğüm zaman çıldırıyorum. Telefonla görüşme halinde olmadığımız zaman, baz istasyonu ve cihaz arasında var olan mikrodalga radyasyondan kaynaklanan zarardır. Vücut ve beyin de her an cep telefonlarının yaydığı bu mikrodalga radyasyonun yarısını emer. Telefon ile konuştuğumuz zamanlarda mikrodalga radyasyon nedeni ile beyin hücrelerimizin bir kısmı ölmeye başlar.

Yakınlarınızdan kansere yakalanan var mı?

Cep telefonu kullandığı için beyin kanseri olan arkadaşlarım var. Bu kitabı da onlara ithaf ettim. Artık insanlar telefonu daha dikkatli kullanmaya çalışıyor. CNN'de çalışan birkaç kişi cep telefonu kullanmayı bıraktı.

Siz yıllardır kansere karşı savaşıyorsunuz. Türkiye'de bu alanla ilgili çalışmaları izleyebilme şansını buldunuz mu?

Türkiye'ye kendi kitabımın tanıtımı için geldim. Diğer taraftan Türkiye'deki bilim insanlarının 30 senede yaptığı araştırmaları da görmek istedim. İnsanların zihninde "Türk bunu başaramaz" diye bir algı var. Oysa kanser konusuyla ilgili araştırmalarda Türk doktorlar çok iyi bir noktada. Eğer dünya adil bir yer olsaydı Gazi Üniversitesi'ndeki Prof. Dr. Nesrin Seyhan, Nobel ödülü alırdı. Onların yaptıkları çalışmalar çok hoşuma gitti. Ama o bir Türk ve kadın olduğu için ne yazık ki hak ettiği değeri göremiyor. Gazi Üniversitesi'nde çok güzel çalışmalar yapılıyor. Hamile tavşanlar üzerinde yaptıkları bir deney var. Yavru tavşanı cep telefonunun radyasyonuna maruz bırakmışlar. Gözlerinde, beyinlerinde ve ciğerlerinde zarar tespit etmişler. Aslında cep telefonunun tek zararı kansere yol açması değil. DNA'lara da büyük zarar veriyor.

Alaturka tuvaletleri ilk kez gördüm çok sağlıklı

Türkiye'de sağlığı tehdit eden neler gözlemlediniz?

Hükümetiniz kapalı alanlarda sigara içilmemesi için bir kanun çıkarmış. Bu muhteşem bir şey. Kesinlikle kanserle savaşabilmek için sigaradan uzak durmak lazım. Bir de bu binaların yalıtımı için bina kaplamalarında kullanılan malzemeden vazgeçmek gerekiyor. Çok zararlı bir madde. Türkiye'deki özel problemlerden biri hemen evlerin, hastanelerin yakınında baz istasyonları var. Bu beni çok şaşırttı. Çamlıca'yı gördüm ve şoke oldum. Türkiye bu anlamda İsviçre gibi ülkeleri kendilerine örnek almıyor. Onlar bu konularda çok daha iyi durumda. Sokakta yürürken obez çocuklar gözüme ilişti. Ciddi bir problem olarak kapınızda duruyor. Sürekli hareketsiz, bilgisayar başında oturan çocuklar fast food tüketiyorlar. Hızlı yemek kültürü çok yaygınlaşmış, kesinlikle bundan uzak durmak gerekiyor.

Doktorlar hep bize yapmamız gerekenleri söylüyor. Siz kanseri kendinizden uzak tutmak için neler yapıyorsunuz?

Mutlaka her gün egzersiz yapıyorum, vücudun hareket etmesi çok önemli. Kaç yaşında olursa olsun insan mutlaka spor yapmalı. Hiçbir şey yapamazsa insanlar oturduğu yerde kollarını, bacaklarını çalıştırsın. Ben her gün mutlaka yüzüyorum. Uçakta olsam bile mutlaka belirli hareketler yapıyorum. Derin nefes almak, vücudu germek çok önemli. Bunun için yoga yapıyorum. Bol bol su içiyorum, asla sigara ve içki kullanmıyorum. Şeker ve beyaz undan uzak duruyorum. Sizin kullandığınız alaturka tuvaletleri ilk defa burada gördüm ve çok sağlıklı buldum.Evimi temizlerken asla kimyasal ürün kullanmıyorum onun yerine limon suyu ya da sirke gibi doğal şeyler kullanıyorum. Saçımıza kullandığımız şampuanlar bile kimyasal. Ben yüzüme ve saçıma hindistanyağı sürüyorum. Kimyasal kozmetik ürünlerden uzak duruyorum. Makyaj malzemesi kullanırsam doğal olanlardan kullanıyorum. Uyku çok önemli, ben uykumu iyi almaya dikkat ederim. Mutlaka karanlıkta uyumak lazım, bu yüzden kalın perdeleri çekmek gerekiyor. İnsan karanlıkta uyuduğu zaman vücut melatonin hormonunu (mutluluk hormonu) salgılıyor. Slogan belli: "Brokoli ye, egzersiz yap, iyi uyu ve endişelenme."

***

Dikkat cepte tehlike var!

 Cep telefonu ile konuşurken diyafon, kulaklık, hands-free cihazları veya tüplü kulaklık kullanın.

Mümkün oldukça sabit telefonları kullanmaya çalışın.

Telefonunuz açıkken vücudunuza yakın bir yerde taşımayın.

Zayıf sinyale dikkat edin. Cep telefonunuzun sinyal seviyesi düşükken veya cep telefonunuz çekmediğinde daha güçlü çalışır ve daha çok radyasyon yayar.

Cep telefonlarını çocuklardan uzak tutun. Çocuklar yetişkinlerden en az 2 kat daha fazla mikrodalga radyasyon emerler. Hamileler cep telefonlarını karınlarından kesinlikle uzak tutmalıdırlar.

Uyurken cep telefonunuzu yakınınızda bulundurmayın.

Bilim adamlarından cep telefonu uyarısı...

Türk bilim adamları, gebelikte, günde bir saatlik süre ile cep telefonundan yayılan elektromanyetik alana maruz kalmanın, beynin öğrenme ve bellekle ilgili yeri olan ''hipokampus'' bölgesinde, önemli derecede sinir hücresi kaybına neden olduğunu saptadı.19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Kaplan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, cep telefonun son yıllara kadar kamuoyunda zararsız bir cihaz olarak gösterildiğini, hatta insan sağlığına zararının ''turşunun veya kahvenin'' verdiği zararla eş değer tutulduğunu belirterek, cep telefonlarının zararlarının hep örtülmeye çalışıldığını savundu.

Kaplan, Karadeniz Teknik Üniversitesinden Prof. Dr. Ersan Odacı ve Rize Üniversitesinden Doç. Dr. Orhan Baş'ın da katılımıyla oluşturulan araştırma grubu ile yurt içi ve yurt dışından bilim insanlarıyla toksik maddelerin, obezitenin ve elektromanyetik alanın beyin ve diğer organlar üzerindeki zararlı etkilerini araştıran çok sayıda araştırma yaptıklarını ve bazı araştırmalarının da devam ettiğini kaydetti.

Grubun, cep telefonlarından etrafa yayılan elektromanyetik alanlara canlıların doğum öncesi ve sonrasında maruz kalmalarının nasıl bir etki oluşturduğunun incelediğini belirten Kaplan, ''Yavrunun anne karnında gelişmesi esnasında yani embriyonal yaşamda, cep telefonlarının elektromanyetik alanına maruz kalmaları durumunda nasıl bir sonucun ortaya çıkacağı önemli bir araştırma alanı olmuştur. Bunun nedeni, her geçen gün kullanımı artan ve yaygınlaşan cep telefonuna bağlı vücutta oluşabilecek muhtemel değişiklikleri gözlemlemektir'' dedi.

Kaplan, son 5 yıldır cep telefonlarının beyin ve beyincik üzerindeki etkilerini araştıran gruplarına ait çalışmalarının dünyada saygın bilim dergilerinde yayınlandığını da vurgulayarak, şöyle devam etti:

''Bu araştırma grubu, gebelikte cep telefonun yaydığı radyasyona maruz kalmanın etkisini bir deney hayvanı çalışması ile araştırmıştır. Bu çalışma sonucunda deney hayvanlarında ilginç sonuçlara ulaşmıştır. Doğum öncesi 21 gün boyunca günde bir saatlik süre ile cep telefonundan yayılan elektromanyetik alana maruz kalmanın, beynin öğrenme ve bellekle ilgili yeri olan 'hipokampus' bölgesinde önemli derecede sinir hücresi kaybına neden olduğu saptandı. Bu çalışma sonucu beyin araştırmaları konusunda saygın bir dergi olan 'Beyin Araştırma' isimli dergide yayınladı.''

-''CEP TELEFONLARI SADECE BEYNİ ETKİLEMİYOR''-

Araştırma gruplarının doğum öncesi cep telefonundan yayılan elektromanyetik alanın beyinde önemli derecede hücre kaybına neden olduğunu bulduktan sonra, ''acaba aynı etki genç bireylerde de oluyor mu?'' sorusunun cevabını bulmak için de aynı dönemi yansıtan deney hayvanı düzeneğini kurduğunu belirten Kaplan, şöyle devam etti:

''12 haftalık dişi sıçanlar, (ki bu yaşlar yetişkin, erişkin insana karşılık gelmektedir) 1 ay boyunca günde 1 saat cep telefonu dalgalarına maruz bırakılmışlardır. Daha sonra bu hayvanların beyin ve beyinciklerinde hücre sayımları gerçekleştirilmiştir. Araştırma grubumuz genç dişi sıçanların hem beyninde, hem de beyinciğinde cep telefonundan yayılan elektromanyetik dalgalar sonucunda önemli oranda hücre kaybının olduğunu saptamıştır. Tabii ki bir madde veya radyasyonun, doku veya organlar üzerindeki gerçek etkisi, ancak güncel ve güvenilir araştırma tekniklerinin kullanılması ile gözlenebilir. Yurt içi ve yurt dışından çok sayıda araştırıcı hücre sayım tekniklerini öğrenmek için laboratuvarımıza gelmektedir. Şu anda, Sudan ve Hollanda'dan gelen 2 araştırıcı laboratuvarda hücre analiz tekniklerini öğrenmekte ve uygulamaktadır.''

Kaplan, cep telefonlarının sadece beyin ve beyincik üzerinde olumsuz etki yapmadığını, aynı zamanda gebeliği, kan dokusu hücrelerini, antikor üretimini ve öğrenmeyi olumsuz yönde etkilediğinin de bilindiğini söyledi.

Cep telefonlarının insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkisinin tartışıldığı uluslararası bir toplantıda konuşan araştırmacıların, ortak kaygısının, 15-20 yıl sonra cep telefonu kullanımına bağlı olarak beyinde beyin tümörleri vakalarının artabileceği noktası olduğunu ifade eden Kaplan, ''Beyin tümörleri vakalarının kısmen de olsa azaltmanın yolları arasında, cep telefonları ile kısa konuşmak, kulaklık kullanmak, çocuklardan uzak tutmak ve onların kullanmasına kesinlikle izin vermemek, cep telefonunu göğse yakın olan ceplerde taşımamak, cep telefonunu ayrı bir çantada taşımak, tünel, asansör ve hareket halindeki arabada cep telefonu kullanmamak gibi unsurlar yer alıyor'' dedi.

Zaman

Ziyaretçi Yorumları (Toplam 1 yorum)
  • naciye yavaş
    manken olsaydı
    bunu söyleyen bir manken yada futbolcu olmayınca gereken önem ve duyuruları ne medya nede sağlık bakanlığı vermedi halka gerekli uyarı ve bilgilendirme yapılmadı
    23.06.2011 00:32:57
20.06.2011 00:20:00 Bu haber 5674 defa okundu
Cep telefonu ilaç olsaydı şimdiye çoktan yasaklanırdı
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri