Son Dakika
Pazartesi, 16 Aralık 2019 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
GDO kabusu gerçek oldu Ali Ekber Yıldırım
2 Temmuz 2009 tarihli yazımızın başlığı, "GDO kabusu"ydu. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın hazırladığı ve 26 Ekim 2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan "Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerinin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol ve Denetimine Dair Yönetmelik" ile kabus gerçek oldu.

Dün Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelikle Türkiye'de Genetiği Değiştirilmiş Organizmalardan (GDO) elde edilen ürünlere resmen izin verildi. Bu sürece nasıl gelindiğini kısaca hatırlatmakta yarar var.

2 Haziran 2009'da yapılan Bakanlar Kurulu toplantısından sonra kamuoyuna açıklama yapmak üzere kameraların karşısına geçen Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, Ulusal Biyogüvenlik Yasa Tasarısı'nın Bakanlar Kurulu'nda imzaya açıldığını ve bu yasa ile Türkiye'de GDO'nun önünün açılacağını söyledi.

Bu açıklama yıllardır süren GDO tartışmasını alevlendirdi. Tartışmaya katılan Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Türkiye'de GDO'lu ürünlerin üretiminin ve ithalatının yasak olduğunu ve bu yasağı kaldırmayı düşünmediklerini ifade etti.

Bu açıklamalar üzerine 2 Temmuz tarihli yazımızda "Aynı hükümetin iki bakanı; birisi GDO'lu ürünlerin üretimine izin verileceğini, diğeri verilmeyeceğini söylüyor. Birisi doğruyu söylemiyor. Umarız doğruyu söylemeyen Cemil Çiçek' tir. Dünyanın önemli gen kaynaklarına sahip ülkelerden biri olan Türkiye'de GDO'lu ürünlerin üretimine ve tüketimine izin vermek tam bir felaket olur. Kimse bu kabusu yaşamak istemiyor" diye yazdık.

Aynı günlerde Tarım Bakanlığı Müsteşarı Vedat Mirmahmutoğlu, SKY Türk televizyonunda Enver Aysever'in "Aykırı Sorular" programında "GDO'ya karşıyız. GDO'nun Türkiye'ye tohum olarak sokulmasını ve ekilmesini istemiyoruz. Cemil Çiçek Bey'in beyanatındaki GDO'ların önünü açacak bir Biyogüvenlik Yasası'nın çıkarılacağı söyleminin, kendisine yanlış bilgilendirilmede bulunulmuş olduğundan kaynaklanıyor. Aslında böyle bir şey söz konusu değil" diyerek hükümet sözcüsü Cemil Çiçek'i yalanladı.

 Dün, Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelik, Cemil Çiçek'in değil, Tarım Bakanı ve müsteşarının doğruyu söylemediğinin kanıtı oldu.

Yönetmelik ile ilgili ayrıntıları bugünkü DÜNYA Gazetesi'nde okuyacaksınız. Yönetmelikte dikkat çekici bazı düzenlemeler şöyle:

1- Yönetmelik, Türkiye'deki çiftçilerin GDO'lu tohumları alıp üretim yapmasını öngörmüyor. GDO'lu  ürünlerin işleme, ithalat, ihracat, izleme, tescil, etiketleme, kontrol ve denetim ile ilgili usul ve esasları düzenliyor. Ancak, yem sanayii için ithal edilecek GDO'lu ürünlerin tohumluk olarak kullanılmasını önleyen bir düzenleme, mekanizma yok.

2- GDO'lu ürünlerin, bebek mamaları ve bebek formülleri, devam mamaları ve devam formülleri ile bebek ve küçük çocuk ek besinlerinde kullanılmasını yasaklıyor. Fakat, yemlerde kullanılması yasak değil. GDO içeren yemlerin hayvanlar tarafından tüketilmesi ve  süt, yoğurt vb. hayvansal gıdalar aracılığı ile çocuklarında etkilenmesi mümkün. Bu yönüyle çocuklar da risk altında.

3- GDO karşıtlarının ifade ettiği gibi "bebekler için zararlı olan ve yasaklanan bu ürünler yetişkin insanlara zararı yok mu?" sorusunu gündeme getiriyor.

4- Yönetmeliğin getirdiği en tartışmalı uygulamalarından birisi, GDO'suz ürünlerin etiketinde GDO'suz  olduğuna dair ifadelerin kullanılmasının yasaklanması. Daha açık anlatımla, tüketici aldığı ürünün GDO'lu olup olmadığını öğrenemeyecek. Çünkü, GDO'suz ürün tüketmek isteyen tüketici aldığı ürünün etiketinde bunu göremeyecek. Tüketici açısından büyük risk taşıyan bu düzenleme aynı zamanda GDO'suz ürün üreten işletmeleri de bunu ürünlerin etiketine yazamayacağı için cezalandıracak. Sadece bu düzenleme bile yönetmeliğin yargıda iptal edilmesine neden olabilir.

5- Yönetmelikle bağımsız, bilimsel, teknik risk değerlendirme komitesinin kurulması ve bu komitede uzmanların görev yapması öngörülüyor. Bağımsız  ve bilimsel denilen komiteyi oluşturacak uzmanlar listesi, ağırlıklı olarak Tarım Bakanlığı'na bağlı kurumlardan ve üniversiteler, TÜBİTAK ve araştırma enstitülerinde görevli konu ile ilgili uzman veya öğretim üyelerinden oluşturulacak. Komitenin sekreteryasını bakanlık kuruluşu olan Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü(TAGEM) yürütecek. Komite TAGEM'in daveti üzerine toplanacak. Komite, başvuruları toplantının ilk gününden başlamak üzere 90 gün içinde karara bağlamak zorunda. Komite, her türlü iş ve işlemlerinde bakanlığa karşı sorumlu olacak. Bu yapıda bir komitenin bağımsızlığı ve bilimselliği çok tartışılacak.

Dünyada ilk kez 1994 yılında ticari olarak piyasaya sürülen GDO'lu ürünler, 1998 yılından bu yana, Türkiye'ye girdiği biliniyor. Yılda iki milyon ton civarında GDO'lu mısır ve soyadan üretilen işlenmiş ürünlerin, 800?den fazla çeşitle tüketici sofrasına ulaştığı biliniyordu.

Özetle, gayri resmi olarak ülkeye giren GDO'lu ürünlere bu yönetmelikle kapılar sonuna kadar açıldı ve GDO kabusu gerçek oldu. Halkın sağlığını, ülkenin gen kaynaklarını, tarımı doğrudan tehdit eden, hükümetin GDO açılımı da çokça tartışılacak.

27.10.2009 Bu yazi 3529 defa okundu
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri