Son Dakika
Cumartesi, 8 Ağustos 2020 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Hepimiz Özal gibiyiz: Yani zehirli Prof Tayfun Özkaya
Bu yazıda olayın politik yanı ile ilgili değilim. Ya da gıda ve çevre politikası ile ilgiliyim demek daha doğru.

Özal’ın adli tıp raporunda vücudunda zehir olduğu ama ölümünün bunlardan dolayı olmadığı yazıyor. Çoğu kimse bunu anlamadı, hatta bir parti lideri “bu ne biçim bir şey?” diye sordu. Rapora göre Özal’da ağır metal kadmiyum ile DDT’nin bozulma ürünü olan DDE bulundu. Bu ikisi de insanı öldürebilecek maddeler. Bunlar çeşitli şekillerde doğaya yayılıyor. Örneğin kadmiyum pillerden sızıyor. DDT kullanımı çoktandır yasak. Ancak doğada bu madde hâlâ dolaşıyor. Bozulduğu zaman DDE denilen bir maddeye dönüşüyor. Ancak bu bozulma ürünü de DDT kadar zehirli.

Türkiye’de veya diğer ülkelerde gerek yaşayanlardan gerekse ölülerden alınan örnekler üzerinde yapılan laboratuar çalışmalarından bu iki maddenin hemen herkeste bulunduğu saptanmıştır. Rapor Özal’da bulunan miktarların bu ortalamalardan çok farklı olmadığını söylüyor. Bu durumda ölümün bu maddeler nedeniyle olmayacağı, başka nedenlerle olduğu sonucuna varıyor. Demek ki hepimizde bu maddelerden az veya çok var.

Buradan sakın “herkes bu maddeleri aldığına göre bunlar zararsızdır” sonucu çıkarılmasın. Kimi daha az alıyor, kimi daha çok. Kimilerimizin bunlara karşı direnci de farklı olabilir. Bu basit bir olay değil. Araştırmalar bu maddelerin kesin öldürücü olduğunu ortaya koymuştur. DDT yıllarca tarımda ve diğer alanlarda kullanıldı. Hatta bunu bulan kişi Nobel ödülü bile aldı. Daha sonra özellikle kuşlarda yumurta kabuklarının inceldiği ve bazı kuş türlerinin hızla yok olduğu anlaşılınca dünya ölçüsünde yasaklandı. Ancak yasaklamaya kadar her yerde kullanıldı ve bu maddeler hâlâ ortamda dolaşmakta. Bozulum ürünlerinin daha da tehlikeli olduğu yönünde araştırmalar çoğalmakta. Geçen gün konuştuğum bir gıda mühendisi laboratuarda tarım ürünlerinde 500 dolayında tarım ilacı kalıntısını arayabildiklerini ve DDE gibi bozulum ürünlerinin de çok tehlikeli olduğunun giderek öğrenildiğini söylüyordu. GDO’yu gözü kapalı destekleyenler DDT olayını iyi incelemeliler. On sene sonra “yanılmışız” demesinler bize.    

DDT yasaklandı ama daha birçok tarım ilacı ve başka zehirli madde ortalığa saçılmakta. Elimiz kolumuz bağlı mı oturacağız. Devletin önlemler almasını talep etmeliyiz. Tarımda agro-ekolojik tarım sistemine önem vermeliyiz. Tüketiciler olarak gruplar kurarak doğrudan çiftçilerden temiz ürünleri alabiliriz. Buna topluluk destekli tarım diyoruz. Şikâyet etmektense tüketiciler hem kendilerini olabildiği kadar kurtarmalı hem de dünya için iyi bir şey yapmalı.   

24.01.2013 Bu yazi 4367 defa okundu
Korona virüsü hakkında ne düşünüyosunuz?

 
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri