Son Dakika
Cuma, 30 Temmuz 2010 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
İlaca değil ilaç ticaretine hayır! Prof Ahmet R Küçükusta
Hastalar arasında ilaca en çok karşı olan hekimlerden biri olarak tanındığımı biliyorum. Ama aslında bu doğru değil.

Hatta tam tersi ilacı su gibi, hava gibi sağlıklı hayatın olmazsa olmaz unsurlarından biri olarak görürüm.

İlaçlar bana göre mucize maddelerdir.

Baş ağrımızı anında gideren bir analjezik, vücudumuzdaki bir iltihabı yok eden bir antibiyotik, alerji komasından bizi hayata döndüren adrenalin, organ nakillerini mümkün kılan kortizon, şeker hastalarının hayata tutunmalarını sağlayan ensülin… ve daha niceleri.

Nasıl hava olmadan, oksijen olmadan yaşamamız mümkün değilse, bazılarımız için de ilaç su gibi, oksijen gibi elzem bir maddedir. İlaçsız bir hayat imkânsız olabilir.

Bunun için de her ilacın yerinde, uygun doz ve sürelerde kullanılması gerekir.

Hiçbir ilaç gelişigüzel alınmamalıdır. Çünkü her ilacın mutlaka bir veya birden çok yan etkisi vardır ve zaten yan etkisi olmayan bir madde de ilaç değildir.

Milyonlarca insanın her gün doğru ilaçlarla, doğru dozlarda ve

sürelerde uygulanan tedaviler sayesinde hayatlarını sürdürebildiklerine hiç şüphe yok.

Ama bir de madalyonun diğer yüzü var:   

Birisinin acılarını dindiren, şikâyetlerini geçiren, derdine derman olan bir ilaç bir başkasının hayatını karartabilir, onu sakat bırakabilir ve hatta onun ölümüne de yol açabilir.

Asla ilaca karşı değilim

Hastaları gerektiğinde ilaçlarla iyileştiren modern tıp okumuş ve binlerce doktora modern tıbbı öğretmiş biriyim.

Her gün onlarca hastaya ilaç yazan bir hekim olarak ilaca karşı olmam nasıl mümkün olabilir ki zaten?

Bunun için de ilaca karşı değil tam tersine ilaca çok saygı duyan bir hekimim.

Ben ilaca değil gereksiz ilaç kullanımına karşıyım.

Ben ilacın sıradan bir ticari tüketim ürünü muamelesi görmesine karşıyım.

            Ben ilacın reklâmına karşıyım.

            Ben ilaç tüketiminin özendirilmesine karşıyım.

            Ben ilaç tedavilerinin dayatılmasına karşıyım.

            İlaç endüstrisine selam olsun!

Ben asla ilaç endüstrisine de karşı değilim; aksine onların yanındayım, onların en büyük destekçisiyim.

Yeni ilaç bulmak, hâlen kullanılanları daha etkili ve daha az zararlı hâle getirmek için daha çok çalışılması, daha çok araştırma ve inceleme yapılması ve daha çok para harcanması gerektiğine de yürekten inanır ve bunu da her zaman her yerde savunurum.

Ben ilaç endüstrisinin varlığını sürdürebilmesi için mutlaka makul oranlarda kâr etmesi gerektiğini de bilirim.

Bir ilacın ona yapılan ‘tıbbi harcamalar ve verilen emekler yüzünden’ çok pahalı olması beni hiç rahatsız etmez.

Ancak…

Ben bir ilacın pazarlama masrafları, sponsorluklar, hediyeler, rüşvetler, promosyonlar… gibi tıbbi olmayan harcamalar yüzünden pahalı olmasını asla kabul edemem.

Buna her zaman her yerde en yüksek tonda itiraz ederim.

Ben ilaç endüstrisinin daha çok ilaç satmak, daha çok kâr etmek için yaptıkları pazarlama oyunlarına karşıyım.

Ben ilaç endüstrisi ile doktorlar arasındaki karşılıklı çıkar ilişkilerine karşıyım.

Gelelim neticeye

Kitaplarımda, gazete ve dergilerdeki yazılarımda ve televizyon, radyo konuşmalarımda anlatmak istediğim de işte bu.

18.08.2009 Bu yazi 401 defa okundu
Sonraki:
1  -  2  -  3  -  4  -  5
Tarım Bakanlığı'nı...




 
  • ‘ABD elçisi beni tehdit etti’
    Eski Tarım ve Köy İşleri Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp, timeturk.com’dan Kemal Özer’e çarpıcı açıklamalar…
  • GDO: Çağdaş Esaret
    Bu bir beslenme kitabı değil, karşı olup olmamakla ilgili bir mesele de değil! Bu kitap geleceğimizi ipotek altına sokmaya çalışanlara bir başkaldırıdır. Tohumumuza el konulduğu zaman biz köleyiz. Bu yüzden 'çağdaş esaret'"
  • Rafine şeker zehir, doğal şeker şifa
    Gerçek ortaya çıkıyor! Doğru ile yanlış birbirinden ayrılıyor... Rafine şekeri yersen, doğal şekeri yemzesen hastalıklar başlıyor. Peki, ama nasıl? Prof. Dr. Ayten Altıntaş iyilikgüzellik'in sorularını cevapladı.
  • Sabancı, derdine çareyi buldu
    Özdemir Sabancı'nın gelini, Demir Sabancı'nın eşi Aslıhan Koruyan Sabancı, 4 yıl önce 77 besine duyarlılığı olduğunu öğrenince, ülkemizde bugüne kadar yapılmayan bir kitaba imza attı. "Glütensiz Gurme Lezzetler" adlı çalışma, çölyak hastalarına ve besin duyarlılığı olanlara tatsız tuzsuz değil, tam gurmelere layık 170 lezzetli tarif sunuyor.
  • Kapitalizm, Deccal gibi
    "Deccal Tabakta" isimli kitabıyla gündeme gelen gazeteci-yazar Kemal Özer, GDO’ların ardındaki şirketlerin dünya hâkimiyeti peşinde koşarak ve ırk arındırma anlayışıyla Deccal gibi davrandıklarını söylüyor. Ancak peşinde koşulan amacın gerçekleşemeyeceğini hesap üstünde bir hesap olduğunu da belirtiyor.
  • Gerçek aşk, kalbe iyi geliyor...
    "Aslında kalp tek değil. Tanrı kalbi de çift yaratmış. Birisini size vermiş, birisini bir başkasına, arayıp bulun diye. Bulunca iki kalbiniz oluyor." Prof. Dr. Bingür Sönmez anlatıyor...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri