Son Dakika
Pazartesi, 15 Mart 2010 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Kâbil’in torunları ve işbirlikçilerini boykot edin! Kemal Özer
Kâtillik yeryüzünün ilk mesleği. Tüm kâtiller Kâbil’in torunlarıdır. Kâbil’e, kardeşi Habil’i öldürten şey ne ise, torunları kâtil sürülerine de aynı neden öldürtüyor anne karnındaki, beşikteki bebekleri.

Kâbil’in ortağı ve akıl hocası şeytandı.

 

Masumiyet Habil’i, katillik ise Kâbil’i temsil eder.

 

Kâbil’in torunları elbette sadece Siyonistler değil. Onun tüm işbirlikçileri de Kâbil’in torunlarıdır.

 

Bosna’da, Kosova’da, Irak’ta, Afganistan’da, Somali’de, Keşmir’de, Çeçenistan’da, Vietnam’da, Kore’de, Hiroşima'da, Sabra’da, Şatila’da, Hama’da, Humus’ta, Halepçe’de vs masum kanı içenlerin hepsi Kâbil soyundan gelen aşağılıklardır.

 

Siyonizm’in ülkemizde de sayıları az olsa da ekonomik ve siyasi olarak güçlü işbirlikçileri pek çok... Sadece ülkemizde mi? Hayır yeryüzünün her yerinde işbirlikçi katil uşakları var.

 

Bunların ezici çoğunluğu farklı adlarla adlandırılsalar da Mason localarının üyeleridir.

 

Tüm kirli işlerin tezgâhlayıcısıdırlar.

 

Adlarına bakıp ta aldanmayın onlara. Filistin’in işgal sürecini de onlar tezgâhladılar.

 

Bugünkü işgale cephane taşıyanlarda onlardır.

 

İşbirlikçiler bazen Şeyhülislam, bazen müftü, bazen şeyh diye de adlandırılabilirler. Onlardan biri de Suud’dan ses verdi. İşbirlikçi Kralın kölesi, Okaz Gazetesi’ne verdiği mülakatta “İsrail'in Gazze'de işlediği katliamları protesto etmek anlamsızdır. Bu tür gösteriler kaosun kapısını açar” diyor.  Bu işbirlikçinin adı: Suudi Arabistan müftüsü Şeyh Abdülaziz bin El Şeyh.

 

O kaos seni de bulup helâk edecek bir gün İnşaallah!

 

* * *

 

Müslümanlar hâlâ oyunda oynaşta!

Bazılarımız hâlâ Alman, Fransız, İngiliz ve Amerika’nın ortak veledi zinaları İsrail’e, mermi taşıyanların sigaralarını, alkollü kolalarını/meyve sularını, domuzdan mamul kürklerini, genetiği oynanmış gıdalarını (GDO), arabalarını, oyuncaklarını, yazılımlarını, hamburgerlerini, kanserojen temizlik(!) ürünlerini, dvd’lerini, televizyonlarını v.s. almakla meşguller.

 

Çoğunluğumuz hâlâ domuz (jelâtin vb) karışımlı yoğurtlarını, sütlerini, pastalarını, keklerini, dondurmalarını, şekerlemelerini, yağlarını, kremalarını, jölelerini tüketmekte ısrarlılar.

 

Büyük oranda İttihat ve Terakki (İT) ile başlayıp, İnönü, Menderes ve Demirel’le tavan yapan ikiyüzlü siyasi mirası, alabildiğince devam ediyor.

 

Baykal ve Bahçeli, Siyonizm’i eleştiremedikleri gibi siyaseten iktidarın Filistin-İsrail politikasını bile eleştirmekten âcizler.

 

Cumhurbaşkanımız, kulak rahatsızlığından olsa gerek izlemeye devam ediyor. Başbakanımız elçiler gönderip, ‘sağırlara çağrılarını tekrarlıyor’.

 

Dünya çapında konuşkanlığı ile tanınan Genelkurmayımızdan tek kelime sadır olamadı.

 

Leydiler lüks salon toplantılarında ağıt yakıyor.

 

Diyanet para toplamak ve hutbe ile ‘ferğaba’ ulaştı.

 

İnsan Hakları Örgütleri savaş suçları için bile konuşmaktan korkuyor. Çünkü çoğu için ölenler ne PKK’lı ne de Siyonist!

 

Toplumun çoğu çocuk cesetlerini içleri kaldırmadığı için işbirlikçilerin dizi ve eğlence programlarını izliyor.

 

Sözde muhafazakâr kanalların bir kısmı Kemal Sunal filmleri ile acımızı dindiriyor.

 

Zaman yazarı Ahmet Selim gibiler hâlâ Hamas’ı suçlama basiretsizliğini gösterseler de bunlar dikkate alınmaya değmez.

Bu dünyaya bir Chavez az. Yeni Chavez’ler lazım.

* * *

 

Çocuklar yardım topluyor!

 

Dün, yaşları 10-11 olan üç küçük yavru çaldı kapımı. 4 saattir Filistinli kardeşlerine yardım topluyorlar. Yanakları kıpkırmızı olmuş soğuktan. Elleri buz kesmiş.

 

Sordum ‘veriyorlar mı diye?’

Kimden ne aldıklarını yazdıkları ellerindeki defteri uzatıp şöyle dedi gözlerinden sicim gibi akan yaşla birlikte “Maalesef amca!

 

Öbürü atıldı söze “kovalayanlar bile oldu

 

Ellerindeki güvenilir bir yardım kuruluşumuzun kumbarasını sallayarak; “Dört saatte sadece bunu topladık amca. Bari siz verin!

 

Birlikte ağladık çocuklarla. Ve “yapabildiğimiz sadece bu dediler”

 

Ellerindeki deftere 10 kuruş vereni bile yazmış. Ve en fazla veren 5 lira verebilmiş.

 

Ey Filistin! İşgalde olan sadece sen değilsin, ruhumuz bizim.

 

Şükür ki İHH, Deniz Feneri, Yardımeli, Kimseyokmu, Cansuyu, Kızılay gibi yardım kuruluşlarımız ve bunlara yardım edenlerimiz var.

 

* * *

 

Boykota dair


Dünya ve dünyalığa tapan kâfirler ve onların işbirlikçileri sadece ekonomik boykottan korkarlar. Hele bir Yahudi’nin malı canından daha kıymetlidir.

 

O halde derhal şimdi boykot vakti?

 

Lakin İsrail mallarını boykot edelim şeklindeki anlamsız cümlelerle değil…

 

Boykota önce yerli işbirlikçi Masonların mal ve hizmetleri ile başlamalıyız. Bunların kim olduğunu biliyorsunuz.


Sonra Gamalı Haç’ın (Almanlar), Satanist ve Evangelist ABD’nin, şahsiyetsiz İngiliz, İttihat ve Terakki belasının babası Fransız malları başta olmak üzere, hepsi…

 

Barkodlar tek başına bir ölçü değildir. Ancak yine de kanaat oluşumuna yardım ederler. (Bakınız GS1).

 

* * *


Yarabbi bu şeytan veletleri haddi aştılar!

Yarabbi gönder Ebabillerini!

Yarabbi Ebu Leheb’in ki gibi kurut tetiğe uzanan ellerini!

Yarabbi Hesaplarını ve hilelerini boz, kâfir ve münafıkların!

Yarabbi Müslümanlara Ashab-ı Kiram iman ve şuuru nasip et!
Âmin!

 

12.01.2009 Bu yazi 345 defa okundu
Sonraki:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6  -  7  -  8  -  9
Tarım Bakanı'nın GDO konusundaki açıklamaları inandırıcı mı?


 
  • Neden cam şişeden su içemiyoruz?
    "Plastik kartelleri nereye dayanıyor, petrol kartelelerinin politikasına uygun olarak, gidip plastik şişelerden su içiyoruz." Prof. Dr. İlhan Talınlı anlatıyor...
  • Türkiye’de ‘Helâl Gıda’ sertifikasının olmaması büyük kayıp
    Helâl Sertifikalı et, süt ve sair mamuller hakkında deteylı bilgiler veriyor. Ve Türkiye’nin “Helâl Gıda Sertifikası” uygulamasına girmemesini bir garabet, hatta bir ihanet olarak vasıflandırıyor.
  • Jeopolitik bir silah olarak TOHUM...
    Obama projesinin arkasında duran elitlerle Bush'u başa getirenlerin aynı çevreler olduğu unutulmamalı.
  • “Televizyonu kapat, hayatı aç”
    "Öncelikle bizim televizyonlarımız çok fazla çöplük üretiyor. Gençleri ve çocukları yüzeysel, gelip - geçici, anlık hazza dönük programlarla oyalıyorlar, avutuyorlar."
  • Gıda politikaları geleceğimizin garantisidir
    96 yılında farklı ürünlerde, Mısır, Soya, Kanola ve zaman içinde de pamukta bu teknoloji uygulanmaya başlandı. Üretici firmaların savunma noktası, bu çeşit üretimin gıda açlıklarına çözüm olacağıydı.
  • Teslim bayrağı mı çekiliyor!
    "Bugün Türkiye’de 26 Ekim’de yürürlüğe giren yönetmeliğin her yeri skandalla dolu. Aslında bu bir teslim bayrağını çekme yönetmeliğidir." İşte GDO Yönetmeliğine karşı Danıştay'a dava açan Kemal Özer'in açıklamaları...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri