Son Dakika
Perşembe, 2 Ekim 2014 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Kardiyoloji Derneği kendi söyledi: Kolesterol risk değil Prof Ahmet R Küçükusta
"Kolesterolü normal olanın da yüksek olanın da kalp krizi geçirme ihtimalleri aynı olduğuna göre kolesterolün risk faktörü olması mümkün değildir."

Türk Kardiyoloji Derneği (TKD) Genel Sekreteri Prof. Dr. Mehmet Atasoy, Dernek Başkanı Prof. Dr. Oktay Ergene ve İstanbul M. Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez’ in de katıldığı basın toplantısında şunları söylüyor:

“Yaklaşık 60 yıldır yapılan çalışmalarda kan kolesterol yüksekliğinin kalp damar hastalıklarında kalp krizlerinin yaklaşık yüzde 50’sinden sorumlu olduğu gösterilmiştir.”

Aynı ifadeyi Prof. Dr. Bingür Sönmez de Prof. Dr. Oktay Ergene de Habertürk televizyonunda benimle beraber katıldıkları programlarda da tekrarladılar.

Bu sözlerden çıkan sonuç şudur: Kalp krizi geçirenlerin yarısının kolesterolleri yüksek yarısının ise normaldir. Bu bilgi “kolesterolün kalp krizi için bir risk faktörü olmadığının bir kanıtıdır”.

Kolesterolü normal olanın da yüksek olanın da kalp krizi geçirme ihtimalleri aynı olduğuna göre kolesterolün risk faktörü olması mümkün değildir.

Ateroskleroz nedir?

Ateroskleroz yani damar sertlği, damar cidarında lipitlerin basitçe birikmesiyle oluşan bir depo hastalığı değil süregiden “düşük yoğunluklu bir enflamasyon”dur.

Son senelerde yapılan araştırmalar olayın en başından trombotik komplikasyonlara kadar tüm tüm evrelerinde enflamasyonun rolünün olduğunu göstermektedir(1).

Bu enflamasyonun ortaya çıkmasında en önemli risk faktörleri hipertansiyon, diyabet, obezite, hareketsizlik, sigara, beslenme hataları, strestir.

Bazı hastalarda kolesterolün yüksek bulunmasının sebebi damar cidarında meydana gelen hasarı önlemeye yönelik bir savunma tedbiridir.

Bu, tıpkı zatürreesi olan bazı hastalarda kandaki lökosit değerlerinin yükselmesi gibidir. Zatürreeli bir hastada kemik iliğinde lökosit yapımını durduran bir ilaç kullanılmadığı gibi  aterosklerozda da kolesterol sentezini azaltan bir ilaç kullanılmanın mantığı yoktur.

“Ne ka kolesterol o ka ateroskleroz” değil

Aterosklerozun ağırlığı ile kan kolesterol düzeyi arasında da kalp krizi geçirme riski arasında da bir ilişki yoktur. Kanlarında kolesterolleri normal hatta düşük seviyede olan kişilerde ileri derecede ateroskleroz gelişebileceği gibi kalp krizi geçirenlerin yarısında kolesterol yüksek yarısında ise normaldir.

Nitekim aterom plağının lipitten ve inflamasyondan zengin bir plak olması durumunda restenoz (yeniden daralma) riskinin azaldığı gösterilmiştir(2). Aterom plağı ile ilgili komplikasyonların ortaya çıkmasında en önemli sebebin plaktaki kanama ve plak içinde damar oluşumu olduğu belirlenmiştir(3). Bu bulgular lipitlerin orada bulunma sebebinin koruyuculuk olduğunun bir kanıtıdır.

Zaten kalp krizlerinde damarı tıkayan kolesterol değil kan pıhtısıdır.

Statinler işe yarıyor mu?

Kötü kolesterol yüksekliği ile beraber bir de iyi kolesterol de düşük ve trigliseritler de yüksek ise her türlü kardiyo-vasküler olay (kalp krizi, felç, akut koroner sendrom ve ölüm) riskinin daha da yükseldiği iddia edilir. Oysa AIM-HIGH, ACCORD ve ILLUMINATE araştırmaları bu iddiaların doğru olmadığını ortaya koymuştur (4,5,6).

LDL-kolesterolün bağırsaktan kolesterol emilimini azaltan ilaçlarla beraber verilerek kan değerlerinin daha da düşürülmesinin bir işe yaramadığı da saptanmıştır(7).

Kolesterol düşürücü ilaçların kalp damar hastalıklarında işe yaramadığını gösteren pek çok araştırma vardır(8,9,10,11,12).

Kolesterol düşürücü ilaçların kardiyo-vasküler hastalıkların primer korumasında da faydalı olmadığı gösterilmiştir(13).

Gelelim neticeye

Kolesterol yüksekliğinin kalp krizi yapmadığını ispatlayan açıklamaları için TKD’ ni kutluyor; başarılı çalışmalarının devamını diliyorum.

KAYNAKLAR

    http://circ.ahajournals.org/content/105/9/1135.full
    Circulation. 2010; 121: 1941-1950.
    http://www.aimhigh-heart.com/
    http://www.accordtrial.org/public/index.cfm
    http://www.medscape.com/viewarticle/569609_2
    http://www.nejm.org/doi/full/10.1056/NEJMoa0800742
    http://archinte.ama-assn.org/cgi/content/full/170/12/1032

    JAMA. 2008;299(5):547-554. doi: 10.1001/jama.299.5.547

    http://archinte.ama-assn.org/cgi/content/short/170/12/1024
    http://www.thelancet.com/journals/lancet/article/PIIS0140-6736(08)61240-4/fulltext
    http://www.nejm.org/doi/full/10.1056/NEJMoa0810177
    http://www.nejm.org/doi/full/10.1056/NEJMoa043545
    http://care.diabetesjournals.org/content/29/7/1478.abstract?ijkey=65e5b6148f5a27f5fa294764a685b0b6ea8fbc9a&keytype2=tf_ipsecsha

03.12.2011 Bu yazi 1877 defa okundu
Sonraki:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6  -  7  -  8  -  9  -  10
"Kudüs hurması" diye pazarlanan GDO'lu sözde hurmanın İsrail'e a it olduğunu biliyor musunuz?

 
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
  • Türkiye'de GDO yasak değil!
    Geçtiğimiz günlerde Gümrük Bakanı'nı yaptığı bir açıklama gözlerin yeniden GDO'ya çevrilmesine sebep oldu. Bakan Yazıcı, yaklaşık 2 yılda 43 bin ton GDO'lu ürüne el konduğunu açıkladı. Peki ama bu ürünler şimdi nerde?
  • 'Gıda sessiz ve tehlikeli bir silahtır'
    Hayat Sağlık Dergisi'nden Altay Ünaltay, Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer'le sağlık ve gıda konusunda kapsamlı bir söyleşi yaptı. İşte o mülakat:
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri