GDO'lu pirinçlerin ele geçirilmesi ve ithalatçıların tutuklanması sonrasında iki bakandan birbirini nakseden açıklamlar geldi. Daha da önemlisi....

Mersin Limanı'nda 100 bin tondan fazla GDO'lu ürünün ele geçirilmesinde kusuru olan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı gündem saptırmak için önce 'GDO yok bulaşmanın olup olmadığını araştırıyoruz' demişti. Ardından birkaç küçük mandıranın ürünleri ile ilgili tağşiş teşhiri yaparak gündemi değiştirmek istese de bunu başaramamıştı. Bakanlık görevlisi Mehdi Eker, TRT'ye çıkıp dünya gerçekleriyle alakası olmayan açıklamalar yaptı.

GDO'LU PİRİNÇ YOKMUŞMUŞ

Dünyada ticarete konu olan GDO'lu pirinç bulunmadığını iddia eden Bakanlık görevlisi Mehdi Eker; "Vatandaşlarımız o pirinçleri güven içerisinde tüketebilirler" dedi. Eker açıklamasında "Ne Türkiye'de ne dünyada GDO'lu pirinç üretimi söz konusu. Bunun bu şekilde ticarete konu edilmesi söz konusu değil" dedi.

LABORATUAR VE İL MÜDÜRÜ: "GDO VAR"

Manisa Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü marketlerde satışı yapılan ve soruşturmaya tabii olan üç firmadan biri olan Tat Bakliyat’a ait pirinçten aldığı numuneleri Bakanlığı’na ait İzmir Gıda Kontrol Laboratuarı'na gönderdi. İncelemelerde market rafında satılan pirincin GDO’lu olduğu ortaya çıktı. Raporda, “Pirinçte GDO tespit edilmiştir” denildi.

TÜBİTAK VE İTÜ: "GDO TESPİT ETTİK"

Mersin'de yakalanan şüpheli numuneler Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Mersin İl Kontrol Laboratuarı'na gönderilir. Bu laboratuar GDO'suz dediği numuneler, TÜBİTAK, Marmara Araştırma Merkezi Laburatuarına gönderilir. Burada GDO tespit edilince numuneler TÜBİTAK ve farklı üniversite laboratuarlarına gönderilir. Gönderilen tüm numuneler GDO'lu çıkar. Suç üstü olan Bakanlık, telaşa kapılınca da dünyada GDO'lu pirinç ekiminin yapılmadığını iddia eder.

GÜMRÜK VE TİCARET BAKANI: "GDO VAR!"

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı "Tekirdağ'da da bu tür ithalat yapıldığı bilgisine ulaşıldı" dedi. Manisa'da da 8 ton pirince 'GDO şüphesi' ile el konuldu.

GDO’lu pirinç soruşturması büyüyor. Mersin'de 23 bin ton pirince el konulmasından sonra, önceki gün 8 kişi tutuklanmıştı. GDO'lu pirinç ile ilgili en kritik açıklama ise Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı'dan geldi. Bakan Yazıcı "Tekirdağ'da da bu tür ithalat yapıldığı bilgisine ulaşıldı" dedi. Manisa'da da 8 ton pirince 'GDO şüphesi' ile el konuldu. GDO'lu pirinç soruşturması kapsamında aralarında Tiryaki Agro, Tat Bakliyat ve Göze Tarım’ın sahipleri ile üst düzey yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 8 kişi, ‘Biyolojik terör’ ve ‘kaçakçılık’ iddialarıyla dün tutuklanmıştı.
 
Soruşturma dosyasına giren İTÜ raporunda ürünlerin taşınması ve depolanması sırasında GDO bulaşmış olma ihtimaline karşı, pirinçlerin steril su ile iki kez yıkanarak analiz yapıldığı ifade edilmişti.
 
GDO'LU 8 TON PİRİNCE EL KONULDU

Mersin'den gelen bu haberlerin ardından şimdi de Tekirdağ'da benzer bir olay yaşandı. Gümrük ve Ticaret Bakanı Yazıcı, konuytla ilgili şunları söyledi:
 
"Biz gümrük kapılarımızda, kara, hava, deniz her neresiyse koruyucu, kollayıcı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Mersin'deki olaylarla ilgili savcılığın gizlilik kararı var. Yargı  süreci devam ediyor. Aynı olayla ilgili, 'başka limanlardan başka yerlerden  ithalat olmuş mu?' şeklindeki çalışmalar sonucu, Tekirdağ'da da bu tür ithalat  yapıldığı bilgisine ulaşıldı. Konu savcılıkla paylaşıldı. Bizim bu olayla ilgili kolluk görevini, Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü, emniyetle  koordineli şekilde sürdürüyor. Bu ürünlerin ne olacağıyla ilgili özel kanun var. Tabii yargı sonucu, kanun çerçevesinde değerlendirmeleri yapacağız."(Hürriyet)

BUYURUN SİZE GDO'LU PİRİNCİN TARİHİ

Halen insanların en çok tükettiği gıdalardan biri olan pirincin Asya’da tam yüz kırk bin çeşidi vardı. Rockefeller ve Ford Vakıfları’nın başlattığı Uluslararası Pirinç Biyoteknolojisi Programı (IPRB) aracılığıyla dünyanın pirinç kaynakları bu merkezin laboratuarlarına toplandı. Filipinler’de aynı amaçla kurulan Filipin Uluslararası Pirinç Araştırmaları Enstitüsü’nde, halen maaşları Rockefeller Vakfı’nca karşılanan 5000 bin uzman görev yapmakta. Uzakdoğu’daki beslenme kaynaklı A vitamini eksikliğini, pirinç üzerinde yapacakları değişiklikle giderecekleri iddiasıyla pirinç türleri üzerinde çalışma başlatırlar. Bu iş için toplamda yarım trilyon dolar para harcanarak, bu büyük pirinç türünün sonu getirilir. Binlerce yıldır ekilen tüm pirinç türleri ortadan kaldırılarak, pirinÇ türü sayısı altıya kadar düşürülür ve bütün bu çalışmalar yapılırken Dünya Bankası’nın gücü kullanılır.

Dünya Ticaret Örgütü’nün, Fikri Mülkiyet Hakları Programı sayesinde ise pirinçlerin patent hakları şirketlerin mülkiyetine geçirilir. Bu süreçte yasmin pirinci ‘jasmati’, basmati pirinci ise ‘texmati’ adıyla ABD’li Ricetec şirketince mülkiyetine geçirilir.  O güne kadar tarlasından hasat ettiği üründen ayırdığı tohumun, bir şirketin mülküne geçirildiğinden habersiz çiftçilerin, bu tescilli pirinçleri izinsiz ektikleri iddiasıyla bazen ürünleri, bazen de tarlaları ellerinden alınır. Özellikle Hindistan’da pirinç ekmekten başka seçeneği olmayan çiftçiler, ağır müeyyideler içeren sözleşmelerle, ambarlarındaki tohumu yeniden satın alarak ekmek gibi bir çaresizlikle karşı karşıya kalırlar.

1998 yılında, Dünya Bankası’nın yapısal uyum politikaları Hindistan’ın tohum sektörünü; Cargill, Monsanto ve Syngenta gibi küresel şirketlere açmaya zorlayıp, çiftliklerin de saklanabilen tohumları, gübre ve böcek ilacı gerektiren ve de saklanılamayan şirket tohumları ile değiştirilir. Patent belgesinin yanı sıra, tohumların yenilenemezlik özellikleri ile birlikte işlenmesi ve saklanmasını önlerler. Bu nedenlerle yoksul çiftçiler, her sene ekim mevsiminde tohum almak zorunda kalır..

Asya ülkelerinde 2,4 milyar insanın geçim kaynağı olan pirinci ele geçirmek için Rockefeller Vakfı propagandacıları A vitamini eksikliğinin, gelişmekte olan ülkelerdeki yeni doğan bebeklerde körlüğün ve ölümlerin önemli bir nedeni olduğunu iddia ettiler. BM istatistikleri dünya çapında 100 ila 140 milyon çocukta, A vitamini eksikliği bulunduğunu, bunların arasında 250 bin ile 500 bininin kör olduğunu gösterdi. Bu tartışmalı yeni genetik olarak değiştirilmiş bitkilerin ve tahılların kabul edilmesini teşvik etmek için kullanılan duygusal çekiciliğe ait en önemli insanî ilgi hikâyesiydi. Her ne kadar söz kuyruklu yalanlara ve kasıtlı aldatmaya dayanıyordu ise de, altın pirinç genetik mühendisliğin verdiği sözün simgesi ve sözde kanıtı haline geldi.

Genetik yapısı değiştirilerek, bölgedeki eksik beslenmeden kaynaklanan A vitamini eksikliğini gidereceği ve iddia edilen ölüm ve körlüğe çözüm iddiasıyla bu pirinçler, Rockefeller tarafından üretilip tükettirilir. Proje iddia edilen çözüm olmadığı gibi, birçok başka soruna da neden olduğunun ortaya çıkması üzerine, Rockefeller Vakfı Başkanı daha sonra bu pirincin iddia edilen özelliklerinin olmadığını itiraf etmek zorunda kalır. Bölgede insanlar, günde 300 gr pirinç tüketirken “4 kişilik bir ailenin, A vitamini eksikliğini giderilmesi için, günde kişi başına ortalama 9 kğ -GDO’lu altın pirinç tüketmeleri gerekirdi.

Bilim ve Teknik Dergisi, (Ağustos 2009, sayı 501, s 35) GDO’lu ürünleri “Bugün dünyada GDO’lu ürünlerden mısır, soya, domates ve pirinç gibi bitki türleri, insanların doğrudan tüketimine sunulmuş durumda."

PİRİNÇ YEMELİ Mİ?

Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi olarak kesinlikle pirinç tüketilmesini önermiyoruz. Bulgura yönelinmelidir.

KİM BU GDO'LU PİRİNÇLERİ GETİRENLER?

Ülker, bakliyat üretimine giriyor. Grubun çatı kuruluşu Yıldız Holding, bakliyat ve hububat devi Tiryaki Agro ile ortak "Danem Gıda"yı kurdu. Yeni şirket pirinç, fasulye, bulgur, mercimek, nohut ve barbunya üretecek...

GIDANIN hem üretim hem de perakende ayağındaki hızlı büyümesiyle dikkat çeken Ülker Grubu, şimdi de bakliyatçılığa soyundu. Gaziantep merkezli Tiryaki Agro ile ortak şirket kuran Ülker, böylece şimdiye kadar "Bizim" markasıyla sattığı pirinç, bulgur, mercimek, nohut, fasulye ve barbunyanın aynı zamanda üretimini de kendisi yapacak.

Ülker ve Tiryaki Agro, ortaklık için son somut adımı geçen hafta attı ve "Danem Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş." unvanlı şirketin kuruluşu tamamlandı. Şirkette Ülker'in çatı şirketi Yıldız Holding yüzde 51, Tiryaki Agro ise yüzde 49 paya sahip. Danem'in ana sözleşmesinde faaliyet konusu "Pirinç, bulgur, mercimek, nohut, fasulye ve barbunya dahil; fakat bunlarla sınırlı olmaksızın her türlü bakliyat grubu ürünlerin her türlü çeşidi, diğer işlenmiş ve paketlemeye hazır her türlü gıda ürününün paketlenmesi, üretimi, dağıtımı, pazarlaması ve satışı" şeklinde özetleniyor.

İstanbul merkezli ve 3 milyon TL sermayeli Danem Gıda'nın yönetim kurulu ise şu isimlerden oluşuyor: Ali Ülker (Yönetim Kurulu Başkanı), Mehmet Tiryakioğlu, Mehmet Tütüncü ve Süleyman Tiryakioğlu... (Para Dergisi) "Tiryaki’nin Ülker ile ortak olarak kurmuş olduğu Danem şirketi iç piyasada bakliyat ürünlerinin dağıtım ve pazarlama faaliyetini yürütmektedir. " (Tiryaki)

Küresel GDO savaş 

Bakanlık suç üstü olurken GDO'cular da tutuklandı

CHP Milletvekili Günaydın: Böcekli ve GDO'lu ürünler sofradalar

Polisten kaçak GDO operasyonu 14 kişi göz altında

Biyogünvelik Kurulu size ömürler

40 gün önce ne demiştik Türkiye'ye sokulan GDO'lu pirinçte kim neyi gizliyor?

KONUYLA İLGİLİ GELİŞME VE VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN

DAHA GAZLA GDO Haberi için bu 2 linki tıklayın
1) GDO

2) GDO

GDO İLE İLGİLİ HANGİ KİTAPLARI OKUMALI?

Deccal Tabakta - Kemal Özer

Ölüm Tohumları - William Engdahl