Son Dakika
Pazar, 23 Temmuz 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Organik masalına inanmayın
Organik diye fahiş fiyatlara satılan ürünler organik değil paranızı boşa harcamayın. İddianın sahibi pazarcılar. Peki bu ifade doğru mu? Yoksa ticari çıkar için uydurulmuş bir masal mı?

Türkiye Sebzeciler Meyveciler ve Seyyar Pazarcılar Federasyonu (TÜSPAF) Başkanı Mehmet Çakman, çarşı, pazar ve marketlerde 'organik' diye satılan ürünlerin aslında organik olmadığını öne sürdü. Hayvanların bile eskiden olduğu gibi meralarda otlanmadığını, suni yemlerle beslendiğini dile getiren Çakman, "Ülkede organik gübre yok ki, organik tarım olsun. Eğitimli köylüler zamanında ilaçlayıp, zamanında hasat ederse o zaman doğal ürün olur, ama organik ürün mümkün değil." dedi.

Market ve pazar tezgahlarında 'organik' diye normal üründen daha pahalıya satılan malların gerçekten doğal olup olmadığı tartışmaları sürüyor. Konuyla ilgili bilim adamlarıyla sık sık bir araya geldiklerini belirten TÜSPAF Başkanı Mehmet Çakman, Türkiye'de organik tarımın yapılmadığını iddia etti. Artık hayvanların bile doğal otlanmadığına dikkat çeken Çakman şunları kaydetti: "Önceden hayvan gübresinden tezek yapılıp, ısınılıyordu, şimdi o da mümkün değil, çünkü hayvanlar daha fazla süt ve et versin diye suni katkılı yemlerle besleniyor. Dolayısıyla organik gübrenin olmadığı yerde organik tarım hiç mümkün değil. Hollanda'da bilim adamlarıyla da görüştük. 'Uçağın geçtiği yerde organik tarım olmaz' dediler."

"PAZARCININ ÇÜRÜK DİYE AYIRDIĞI ÜRÜNLERİ ORGANİK DİYE SATIYORLAR"

Pazar yerlerinde esnafların yamuk, çürümüş ürünleri tezgah altlarına koyduğunu belirten Çakman, bazı köylü kılığına girmiş insanların tezgah altlarında çürüğe ayrılan ürünleri sepete koyarak pazarın diğer ucunda 'organik' diye daha pahalıya sattığını savundu.

Pazarcı esnafının 'günahtır' diyerek tezgahından kaldırdığı ürünlerin 'organik' adı altında satılmasının kabul edilemez olduğunu belirten Çakman, şunları söyledi: "Maalesef bu konuda denetimler de yetersiz. Ülkede organik tarım olduğuna inanmıyoruz. Sadece eğitim almış, ürünü zamanında ilaçlayan, zamanında hasat eden köylüler ilaç kalıntısı olmadan doğal ürünler yetiştirebilir. Sadece eğitim almış köylüler doğal ürün yetiştirir. Ünlü markaların yaptığı erişteler alınıyor, bez torbaya konulup 'organik' diye satılabiliyor. Gerçekten piyasada denetimler yetersiz. İnsanlar 'organik ürün yiyoruz' diye paralarını çöpe atmasın. Tarım Bakanlığı organik tarım adı altında açılan işletmeleri yakinen izlemesi gerekir. Tezgahında organik ürün satanlar izlenebilirlik banknotunu gösterebilmeli." (CİHAN)

GIDA HAREKETİ DİYOR Kİ:

Organik masal mı, gerçek mi?

Ziyaretçi Yorumları (Toplam 2 yorum)
  • Tunçay Mehmet AKYOL
    ORGANİK TARIM KONUSUNA KATKI - GİRİŞ -
    Organik Tarım hususunda yayınlanan yazıda, konu tam irdelenmediği için, tabii – organik arıcılığa böylece haksızlık yapılmış olduğu kanaatindeyim. Tarım denildiğinde, 1. Zirai Ürün 2. Hayvansal Ürün anlaşılır. Hayvansal ürünler kendi içerisinde pek çok dala ayrılırken " ARICILIK " da bunlardan birisidir. Organik tarımı sizin deyişinizle tabii tarımı hicv ederken , organik arıcılığa apaçık haksızlık yapıldığı bir vakadır. Arıcılık farklı bir tarım modelidir. O tohum ekmeye, hayvan beslemeye benzemez. Anadolu coğrafyasını tanımamak ve arıcılık hususunu bilmemek belki sebebidir. Bal konusunu web sitenizde irdelerken genellikle bala katılan yada arıya yedirilen şeker ve kimi şeker türevleri esas alınarak balı takdim ediyorsunuz. Oysa arıların şekerle beslenmesi yada bala ayrıca şeker katılması balın doğallığı noktasında pek çok unsurdan yalnızca birisidir. Mesela, Arıya şeker vermek, arılığın zirai ilaç kalıntısı olan sahada bulunması , türlü atıklar gereği ve egzost gazından atılan kimi ağır metal kalıntısının bala bulaşması, temel petek veriliyorsa bal mumu kaynaklı diğer kalıntılarla özellikle parafin ve naftalin kalıntısı gibi hususların hangisi diğerinden önemsiz olabilir ? Bunları pas geçmememiz gerekmez mi ? Bala şeker takviyesi yapılmamış olabilir ama balın içinde pek çok kanserojen kalıntı bulunmaktaysa, ne olacak o zaman ? Yada kalıntılı baldır ama şeker verilmemiştir. Organik tarımı yerenlere kısmen katılırken, arıcılık ve bal konusunda asla bu görüşe iştirak etmem. Zira hem sahadan birisi olarak, hem piyasadan birisi olarak konu tamamen vakıf olduğumum meseledir. Şimdi, Organik domates, süt, biber, kırmızı et, tavuk, yumurta, mısır, buğday olur mu ? Bunu bilemem, bu benim branşım değil. Ancak Organik ( Tabii ) Bal olur. Anadoluda kilometrelerce kare alan onlarca yüzyıldır insanlar tarafından henüz kirletilmemiştir. Dolayısıyla Anadoluda fevkalade bakir sahalar mevcuttur. Bunların tamamı ya devlet arazisidir, ya geniş köy meralarıdır, yada ormanlık sahalardır. Yamaçlıdır, dağlıkdır, tepeliktir, düzlüktür buraları. Ama bakiridir.
    15.02.2011 09:27:57

  • Tunçay Mehmet AKYOL
    ORGANİK TARIM KONUSUNA KATKI - 1 -
    GDO yu bırakınız, buralarda tarım uygulansın bir kenara koyunuz buralara neredeyse insan girmemiştir. Böylesi geniş ve çokça yerler vardır benim Anadolu'mda. Elbette asfalt yoldan giderken sağlı sollu ekili, dikili arazileri görenler Türkiye'yi asfalt yol üzerinde gördükleri kadar sanarlar. Hep Ekili, her yer dikili, biçili sanarlar. Arılar çapı kabaca 10 - 12 km olan sahalarda uçarak nektar, su ve polen toplar. Şayet arılı kovanlarınızı arz edilen şekildeki sahalara koyarsanız , kovanlarınızdan TABİİ olarak TABİİ BAL alırsınız. Eğer birde ürününüzü yukarıda saydığım kalıntılar açısından ve hatta ticari şeker açısından da tahlile sokar ve beher tahlil ( ki onlarca tahlildir bu ) ardından TEDB ( Her bir tahlil sonucu için Tesbit Edilebilir Düzeyde Bulunamamıştır, yani sıfır ) raporu alırsanız ve ardından ürünü sertifikalandırırsanız işte bu ORGANİK ÜRÜNDÜR, yani tabii üründür. Mesele bu işi kaç gönüllünün duyarlılık içerisinde yaptığı meselesidir. Mesele para kazanma hırsını Allahtan ve O'nun adaletinden korkmadan her düşüncenin önüne koyanların aramızda yaşıyor olmaları meselesidir. Mesele atadan görgü ile farkında olmadan arıcılık yapıp , adam sende diyenlerin var olduğu hakikati meselesidir. Yol kenarında kovan barındırıyorsa bir arıcı, zirai ilaçla kirletilmiş sahalarda arıcılık yapıyorsa bir arıcı ve eh üzerine birde şeker misali gıda takviyesi veriyorsa, kalınılı ( özellikle naftalinli ve parafinli ) balmumu kullanıyorsa yada bunlardan birini veya bir kaçını yapıyorsa arıcı , tabii ( organik ) balı almak mümkün olabilir mi ? Mısır şekeri yada diğer ticari şekeri verse ne vermese ne gayrı. Bal ballıktan çıkıp yavrular kanser oldukdan sonra. O nedenle sapla samanı, emek vermişle yan gelip yatarak ürün hasad etmişi, türlü masraflar yapıp tahlillerle de mutlak olarak balın tabiiliğini belgelendirmişle ağızla doğal ürün olduğunu söyleyenleri, bir hizmetle yola çıkmışla para kazanma hırsı içinde olanları lütfen ama lütfen birbirleri ile karıştırmayalım. Hizmet ediyoruz derken, hizmet edenleri yaralar, onlara köstek olabiliriz. Nihayet, bizleri gören elbette hakikat gözü vardır. O ise asla vaadinden dönmez, hükmünü tahakkuk eder. O vakit bizler mücadele ederken O'na da havale ediyoruz böylesi sahtekârları. Saygılarımla. Tunçay Mehmet AKYOL
    15.02.2011 09:27:09
24.01.2011 11:00:00 Bu haber 7318 defa okundu
Organik masalına inanmayın
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri