Son Dakika
Salı, 23 Mayıs 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
gıda Etiketli İçerikler

Kemal Özer'den yeni kitap daha...

Bu ay içinde yenilenecek Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’nde (MGSB), ‘gıda güvenliği başlığı’ da ayrıntılı biçimde yer alacak. Sayfa sayısı azaltılan MGSB’de, yeni ulusal tehdit tanımları yazılırken, ‘sağlık güvenliği’ ve ‘gıda güvenliği’ ayrı başlıklar olarak sunulacak

Fransa saldırısını bahane eden Avrupa Birliği ülkeleri, terörle mücadele bahanesiyle Müslümanları fişlemeye başladı. Bu karara göre uçaklarda helal gııda talep edenleri dahi fişleyecek.

Gıda hilesi yapan kişinin 56 milyon dolar parasını el koyan mahkeme, sanığın idamına karar verdi. Suç ortaklığı yaptıklarına hükmedilen iki kişiye de 2 yıl ile 15 yıl hapis cezası verildi.

İkon ve sembollerin çağında bazı semboller bilincimizi esir ederken, biz farkına varmasak da bazı semboller hayatımızın karartılacağını haber verirler. Gıdalarda ışınlama yani radyasyon sembolü de bunlardan biri. Gıda Hareketi’nin yeni raporu işte bu gerçeği anlatıyor.

Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nden hanımlara yönelik eğitim programı başlıyor. Kayıt için acele edin.

Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi, kurulduğu günden bu yana kıt imkânlarına rağmen, varlık amacından hiç sapmadan, küresel dayatmalar ve uzantıları olan yerel uygulamalarla mücadele etmiş, toplumu bilgilendirmiş ve kadim değerleri korumaya gayret etmiştir.

“Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.

Gıda Maddeleri ve Tüketici Hakları Birliği’nden (BLL) Marcus Girnau, acı bir gerçeği şöyle dile getiriyor: “Yüzde 100 gen teknolojisi değmemiş ürünleri, öyle olduğu iddia edilen organik veya GDO’suz etiketli ürünlerde bile bulmak mümkün değildir. Yani gen teknolojisinden yüzde 100 arınmış besin maddelerinin günümüzde garantisini vermek çok zor.”

Gıda Maddeleri ve Tüketici Hakları Birliği’nden (BLL) Marcus Girnau, acı bir gerçeği şöyle dile getiriyor: “Yüzde 100 gen teknolojisi değmemiş ürünleri, öyle olduğu iddia edilen organik veya GDO’suz etiketli ürünlerde bile bulmak mümkün değildir. Yani gen teknolojisinden yüzde 100 arınmış besin maddelerinin günümüzde garantisini vermek çok zor.”

Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin bir önerisi daha hayata geçiyor. Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, yeni çıkartılacak Torba Kanun ile hileli gıda satan, vatandaşların sağlığıyla oynayan ve yanıltıcı reklam yapan kişilere para cezasının yanında hapis cezasının verileceğini söyledi.

Habervaktim yazarı Bilal şahan, gıdalar hakkında kısa bir gezintiye çıkmış. İşte o makale

Birleşmiş Milletler’in gıda örgütü FAO, dünyada üretilen yiyeceklerin üçte birinin ziyan edildiğini açıkladı. FAO, zararın 750 milyar doları bulduğunu ve bunun Türkiye’nin milli gelirine yakın olduğunu vurguladı.

Aydın'da su böreği yiyen 30 kişi zehirlendi, 1 kişi hastanede hayatını kaybetti. Bakanlığın tepkisi merak ediliyor!

AB Birliği Tarım Bakanlarının uzlaşamaması üzerine AB Komisyonu, GDO'lu mısırların raflarda alenen yer alması için karar aşamasına geldi. Yem ve katkı maddesi olarak Türkiye'de de raflarda yer alan GDO'ların Türkiye'de ne zaman etiketleneceği bilinmiyor.

Türkiye'de 1999'da bu yana birçok gıdaya raf ömrünü uzatmak için radyasyon veriliyor. Gıdaların raf ömrünü uzatmak için verilen radyasyonlu gıdaları yiyen birçok hayvan öldü.

Köylünün ödeyemediği krediler sosyal yara hâline geldi. Kredi açmak için rüşvet alan bankacı da var, borçtan kurtulmak için malını eşinin üzerine yapıp hileli boşanan müşteri de... Bankaların haczettiği arazilerin büyüklüğünü BDDK dahi bilmiyor.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın hazırladığı ‘Gıda Katkı Maddeleri Yönetmeliği Taslağı’na göre bağımlılık yaptığı öne sürülen ‘Glutamikasit’ (Çin tuzu) artık geleneksel ürünler olan sucuk, pastırma, döner, köfte, pekmez ve çiğ köftede kullanılmayacak.

Bugün, temiz üretim yapan veya yapmak isteyenlerle, temiz tüketmek isteyenler için yeni bir başlangıç. Çünkü bugün Gıda Hareketi'nin geliştirdiği Geleneksel Garanti Markası'nın doğum günü... İşte ayrıntılar...

Uluslararası bir gıda araştırma şirketi tarafından Türkiye'de onlarca ürün üzerinde yapılan incelemeden çok çarpıcı sonuçlar çıktı. Tablo bildiğiniz gibi.

Aldığı çikolatada kıl çıkan tüketici tazminat davası açtı bin lira manevi tazminat kazandı. Yargıtay'da yerel mahkeme kararını onadı.

Seçkin Güler'den iki şiir: Tohum ve gıda. İşte herşeyi özetleyen şiirler

Helal sertifikacıların 'helal gıda pazarının büyüklüğü 2 trilyon dolar' şeklindeki söylemi AB'yinin de gözlerini kamaştırdı. Bunun üzerine Avrupa Standardizasyon Komitesi (CEN)'nin de Helal Gıda Standardı çıkarma hazırlığı yaptığı öğrenildi.

Yeryüzünde yaşayan herkesin sağlığı diğer insan ve canlıların sağlığına bağlıdır. Bazılarının sağlıklı olması, onları mutlu etmeye yetmez ve geleceklerini güvende kılmaz. İslam herkesin sağlıklı ve mutlu olmasını ister. Müslüman’ın Diyeti de bu amaçla sağlıklı olmak ve kaliteli bir hayat sürmek isteyen herkes için yazıldı.

Ünlü tarım uzmanı Jim Rogers tarım sektöründeki sıkıntıları şu şekilde sıraladı: İngiliz çiftçiler arasında intihar oranının yüksek olması, Japonya’da çiftçilerin yaş ortalamasının 66'a ABD’de ise 58'e yükselmesi ve Hindistan’da son yıllarda binlerce çiftçinin intihar etmesi ve bunun artarak devam etmesi.

İngiliz genetik uzmanları “GDO Mitleri ve Gerçekler” adlı raporunda GDO'nun risklerini bir bir sıraladı. Büyük bir serveti ahlaki nedenlerle reddeden uzmanların raporundan çarpıcı kesitler.

Slow Food'un kurucusu ve başkanı efsane adam Carlo Petrini, BM'ye davet edilerek konuşan misafir konuşmacı oldu. 14 Mayıs'ta BM'de konuşan Carlo Petrini Gıda Hareketi'nin de altına imza attığı tarihi bir konuşma yaptı. İşte o konuşmanın metni:

Mısır şurubu ile sahte bal üretimi yapıldığının ortaya çıkmasının ardından, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı sahtecilik yapan firmaları deşifre etmeye başladı. Bunun üzerine geçmişte vatandaşların neredeyse hiç fark etmediği gıda analiz laboratuvarlarına yapılan başvurularda da artış yaşanmaya başladı.

Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi olarak bundan böyle sık sık 'okunacak kitap'ları tanıtacağız. Herbiri birbirinden değerli bu eserlere Vandana Shiva'nın BGST Yayınlarından çıkan "Çalınmış Hasat" adlı eseriyle başlıyoruz.

TGDF Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Rint Akyüz’un GDO ile ilgili açıklamalarına Gıda Hareketi’nden sert yanıt geldi. İşte ayrıntılar…

Tuborg ve DYO boya grubuna ait Pınar Et'in Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın teşhirine yönelik yaptığı açıklama bakanlığı kızdırdı. Bakanlık, ‘tağşiş’ ve ‘taklit’ konusunda ikinci yaparak Pınar'a yalan söylediğini dedi.

Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği'nin (MÜSİAD) düzenlediği "Bilinçli Gıda ve Satın Alma" konulu seminerde, Türkiye'de gıda üretimi yapan firmaların kriterlere ne kadar uyduğu tartışıldı. Seminerde konuşan MÜSİAD Gıda ve Tarım Sektörü Kurulu Başkanı Burhan Sayılgan, "Türkiye'de gıda üretimi yapan 21,600 gıda üreticisinden 12,500'ü Bakanlığı'nın belirttiği kriterlere uygun üretim yapmıyor" dedi.

Bugün Takvim gazetesinde ilginç bir haber var. Haber başlığı hiç de yabancı olduğumuz bir başlık değil, fakat gizli amaç ayrıntıda gizli.

Son günlerde artan gıda sorunu ile ilgili gıda üreticilerinin kendilerini 'aklamak' amacıyla kurduğu dernek ile Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin karıştırıldığı görülmektedir.

ABD Ulusal Kanser Enstitüsü Uluslararası Programlar sorumlusu Dr. Ben Prickril gıda kanser ilişkisi hakkında açıklamalarda bulundu.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın gıda tağşişleri ile ilgili teşhirlerini değerlendiren Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı Kemal Özer; “Gıda konusunda dünyanın en sabıkalı ülkelerinden biri olan Türkiye’de faturanın 8-10 firmaya kesilmesini asla doğru bulmuyoruz” dedi.

Diyanet İşleri Başkanlığı Kayseri Eğitim Merkezi uzmanlarından Hüseyin Akıncı, İslam ticaret hukukunda 'zarara uğramama ve zarara uğratmama' düsturu bulunduğunu bildirdi. Hileli gıdaların satışından elde edilen gelirin helal olmayacağını vurgulayan Akıncı, Hz. Peygamber(sav)'in "Bizi aldatan bizden değildir." uyarısını hatırlattı.

Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer, A Haber’de yayınlanan Deşifre Programında gıdalarda yaygın olarak kullanılan jelatinin domzudan elde edildiğinin belgesini gösterdi. İşte çarpıcı belge:

Colaların renklendirilmesi ve Starbucks'ın içecek renklendiricisi olarak kullandığı aıklanan 'karmin' raftaki gıdaların çoğunda var. Böcekten elde edilen 'karmin' isimli renklendirici sadece Starbucks'ın kullandığı bir madde değil. Market rafları reçelden bisküviye, aynı maddenin kullanıldığı ürünlerle dolu.

Bir anne için çocuğundan daha değerli ne olabilir? Bu sorunun cevabını ancak çocuğunu seven anneler bilebilir. Peki o çok sevdiğiniz çocuğunuza yedirdikleriz çocuğunuzun sağlığını nasıl etkiliyor. Ya yedirdikleriniz çocuğunuzu sizden alır veya ona sağlık sorunu yaşatırsa bu sizi mutlu eder mi? Etmezse şimdi iyi okuyunuz...

Sözde "bal" reklamları eranlarda arzı endam ederken polis yaptığı bir operasyonda 18,5 ton sahte bal ele geçirdi.geçirildi.

2002'de 2 milyar dolar civarında ilaç tüketen Türkiye'nin 10 yıl sonra yıllık ilaç tüketimi 18 milayr dolara ulaştı. Cebi, çantası, dolabı, masası ilaçla dolu bir toplum haline gelen bir toplumun sağlıklı klaması mümkün olabilir mi? İşte ilacın insana etkileri...

Bakan Mehdi Eker, canlıların ortak kaynağı tarım ve gıda konusunda kendisinden başkasının konuşmasından rahatsızmış. Ekranlarda üç beş kişinin konuşması sektöre zarar verdiğini iddia eden Eker, sektörün insana zarar vermesi meselesine ise hiç değinmemiş...

Türkiye'nin GDO'lu 13 mısır türüne izin vermesiyle taşlayan tartışma büyüyor. İşte bu tartışmaya katkı sunacak "GDO’yla Amerika’yı yeniden keşfetmenin türkiye’de yol açacağı belâlara dâir ciddi uyarılar" alt başlıklı makale

Caydırıcı düzenlemeler ve gerektiği kadar piyasa denetimi yapmayan, eksik de olsa yaptığı denetim sonuçlarını kamuoyundan gizleyerek toplum sağlığını tehdit eden ve bu konudaki yargı kararlarını önemsemeyen Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, tartışmasız bir şekilde Türkiye’de yaşanan gıda terörünün gerçek sorumlusudur.

Günümüzde gıda arzı, dünya çapında bir endüstri halini aldı ve gıda piyasası da küreselleşti. Enerji, hem endüstrinin şekillendirilmesi hem de ücra noktalardaki piyasaların üreticinin erişimine açılması anlamında kilit önem arz etmektedir. Gıda arzındaki ileri enerji teknolojileri, gıdanın mali olarak erişilebilir hale gelmesine yardımcı oluyor.

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, helal meselesinin sadece bir beslenme konusu değil aynı zamanda bir ahlak konusu olduğuna dikkat çekti.

İstanbul Gıda Kontrol Laboratuar Müdürü Dr. Yunus Bayrak, gıda maddeleriyle ilgili yaptıkları analiz sonucuna göre zaman zaman bisküvide jelatine, meyve suyunda da ahşap malzeme kalıntısına rastladıklarını söyledi.

Uzmanlar Türkiye'nin gıda teröründe dünyanın önde gelen ülkeleri arasında olduğunu belirtiyor. Sorunun azalmak yerine büyümesini de Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın gıda teröristlerini teşhir etmek yerine korumasına bağlıyorlar.

Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi zaman zaman farklı sektörlerdeki ürünleri mevzuata uygunluğu, sağlıklılığı ve GDO içerip içermediği konularda analiz çalışmaları yaptırır. Şimdi de birkaç alanda kampsamlı bir analiz çalışması başlatıyor.

Bolivya Cumhurbaşkanı Eva Morales, ülkesinin gıda güvenliğini garanti altına almaya yönelik bir yasayı onayladı.

Ucuz olması nedeniyle tüketimi giderek artan tavuk dönerde, maliyeti düşürmek amacıyla içine karıştırılan deri, sakatat gibi ürünlere son olarak inek memesi de eklendi.

Mersin Tarım İl Müdürlüğünde, ''yolsuzluk ve rüşvet'' iddiaları üzerine Emniyet Müdürlüğü ekiplerince başlatılan inceleme tamamlandı.

Türkiye'de sahte ürün piyasası 6 milyar dolara ulaştı. Bu illegal ticaretin kâr hırsı artık insan sağlığını ciddi biçimde tehdit ediyor. En büyük sahtekarşık ise gıda ve ilaçta.

Kıtlığın hakim olduğu yeni bir çağda gıda jeopolitiği acaba neye benzeyecek? Açlık sınırında yaşayan halklar, hububatla yüklü kamyonların liman kentlerine buradan da zengin ülkelere götürülmesine göz yumabilirler mi? Tarımbilimci olan Lester Brown'dan çapıcı analiz.

Çikolata-şekerleme markaları başta olmak üzere gıda üreten firmalar yasalara aldırış etmeden eski sistemi sürdürüyor. "Tüketici konuyu unuttu" diye yüzlerce GDO'lu ürün, etiketlerinde hiçbir uyarı yapılmadan market raflarında rahatça satılıyor

İstanbul Halk Ekmek A. Ş.’nin ekmek gramajını düşürerek ekmeğe gizli zam yapmış, Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi ise Halk Ekmek A. Ş.’nin mevzuata aykırı kararından dönmesini aksi halde hukuki yollara başvuracağını açıklamıştı.

Sperm sayısı azalıyor. Tüp bebek merkezleri, kısırlık tedavileri yoğun talep görüyor. Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu’na göre durum gittikçe kötüye gidiyor: Bundan 50 yıl sonra doğal yolla çocuk sahibi olanları parmakla göstereceğiz.

Prof. Dr Necla Aran, "Kimyasal gıdalar cinsine, sayısına ve kişinin bağışıklık sistemine bağlı olarak ölümcül sonuçlar ortaya çıkarır" dedi. Prof. Dr. Ali Esat Karakaya ise "üretiminden tüketime kadar olan süreçte bini aşkın kimyasalın gıdalara bulaşma riski var" dedi.

Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi genç hanımlara yönelik kapsamlı bir eğitim programı düzenledi. Sınırlı sayıda kaydın alınacağı programı kaçırmayınız...

Tüketici Mahkemesi’nin, Reckitt Benckiser firması tarafından üretilen Calgon marka temizlik ürününün üretimini durdurması ile ilgili kararını açıklayan, Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı Kemal Özer; “Küresel bir markanın üretiminin durdurulması kararı, tarihi bir karardır” dedi.

Bilim adamları, içinde bulundurduğu yararlı bakteriler ile yoğurdun kış aylarında yaygın olarak görülen soğuk algınlığına karşı savaşmaya yardım ettiğini belirlediler.

Tarım Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanı Süerdem altında imzası olan rapora rağmen 12 ton ette bakteri olup olmadığının bilinmediğini savundu.

"Tıp bilimi tıp olmaktan çıkmış, endüstrileşmiş ve bir kazanç alanı haline gelmiş durumda. O nedenle de bu alanın yöneticileri var ama bu yöneticiler de ne yazık ki doktorlar değil. Doktorlar bunu kendilerinin yönettiklerini zannediyorlar ama alakası yok. Tıp bilimini teşhis ve tedavi endüstrisi yönetiyor. Teşhis ve tedavi et para kazan. Parayı veren düdüğü çalıyor" Prof Osman Müftüoğlu öyle bir cümle söyledi ki, o cümle hedefi tam on ikiden vuran sözdü. Peki neydi o cümle ?

Anadolu'nun geleneksel süt ve süt ürünleri üretiminin küserel şirketlerin istekleri doğrusunda değiştirilmesine süt ürünleri üreticileri hem itiraz ettiler hem de yoğurtlar yapılan hileleri anlattılar...

Dünya nüfusunun yüzde 25’i yeterli gıdaya sahip değilken, dünya tahıl hasatının yüzde 40’tan fazlası çiftlik hayvanlarına yediriliyor. Peki neden?

Bugün bazı gazetelerin manşetlerinde diğerlerinin ise iç sayfalarında yer bulan bu haber sürekli dile getirdiğimiz "gerçek Türkiye" fotografını ortaya koydu. Yağ, bal ve pekmezin içeriğinin değiştirildiği, pul biberin zirai ilaçlar nedeniyle zehre dönüştüğü ortaya çıktı. Kırmızı ete, domuz, at ve eşek etinin karıştırıldığı belirlendi. Bebek mamalarında kurşun bulundu

Tabii ürünlerden uzaklaştıran endüstriyel gıdalar sağlığı tehdit etmeye devam ediyor. Tehlikeli ürünlere şimdide meyve suyu diye satılan kanserojen katkılı ürünler eklendi. Hazır meyve sularında 2,5 ile 10 katı arasında miktarında kanserojen maddeye rastlandı.

GDO’lu ürünler yasa tasarısı yine gündemde. Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonlarında görüşülmeye başlanan GDO yasasındaki gelişmeler herkesi şok edecek. Ak Partililer GDO’lu ürünlerin ekimine izin verilmesini talep ederken, MHP ise GDO’culara verilen cezayı ağır bulduklarını açıkladı.

Uluslararası Biyolojik Bilimler Dergisi tarafından yayınlanan ve genetiği değiştirilmiş yiyeceklerin memeli sağlığı üzerindeki etkileri üzerine yapılan bir çalışmanın sonuçlarına göre tahıl devi Monsanto'nun genetiği değiştirilmiş mısırı farelerde organ yetmezliğine sebep oldu.

Bazı yiyecek ve içeceklerin birarada tüketilmemesi gerekiyor. Doğru sanılanarak yapılan yanlışlar, besin değerini yok ediyor. İşte doğru beslenme için tavsiyeler:

İlaç, aşı ve gıdaların kısırlaştırma aracı olduğu bir kez daha kanıtlandı. Romen kadınların zorla kısırlaştırıldığının ortaya çıkması üzerine bakan ne dedi? Kısırlaştırmaya hangi gerekçeler sunuldu?

Dört mevsimin yaşandığı coğrafyamızda kışın ve dolayısıyla kış mutfağının da özel bir yeri var. Mevsim için yapılan hazırlıklarla, kışın yetişen sebzelerin buluştuğu bu zengin mutfakta leziz bir mesai bizi bekliyor.

Mazlumder Ankara Şubesi tarafından açılan 'İnsan Hakları Okulu'nda katılımcılara 'Bir insan hakları sorunu: GIDA' ve 'GDO' anlatıldı.

Çoğu kez 'neden olmuyor', 'neden böyle', 'neden başaramıyoruz' sorularını hemen hepimiz sormuşuzdur. Ramazan Kayan hocanın Özgün Duruş Gazetesi'nden yayınlanan 'Helal Yaşam' makalesi bu sorulara cevap niteliğinde.

Yahudiler, şeriat esaslarını her türlü platformda geçerli kılmak için çaba sarfediyorlar.

AB'de otlaktaki her bir inek vergi mükelleflerine günde 2,5 euroya mal oluyor. AB nüfusu içinde geçimini tarımdan sağlayanların oranı yüzde 3’ü bulmazken, Birlik (AB) toplam bütçesinin tam yarısı, tarım sübvansiyonlarına gidiyor. Peki Türkiye, gıda güvenliğini, ne zaman "Milli Güvenlik Stratejisi" kapsamında ele alacak?

Dünya GDO'lu ürünleri birbir yasaklıyor. Türkiye'de ise GDO'lu ürünler hiçbir kontrole tabi tutulmadan satılıp tüketilmekte. Yeni hazırlanan ve Baknalar Kurulu'nun masasında bekleyen yeni tasarı ise GDO'lu ürünlerin satışını yasal hale getirerek Türkiye'yi ABD'li şirketlere bağımlı hale getirecek.

Avrupa Parlamentosu Çevre Komisyonu, gıda güvenliği için yeni etiketleme sistemi üzerinde çalışıyor. Bu sistem halkı, hangi ürünün genetiğiyle oynanmış, hangi ürün bio ya da klonlanmamış olduğu hakkında bilgilendirecek.

Dünyada gıda israfı çok büyük boyutlara vardı. Guardian gazetesi, israf engellenirse dünyada hiçbir milletin aç kalmayacağını yazdı. İsrafın nedeni, aşırı gıda tüketimi ve lüks yaşam.

Bugün günde bir milyar kutu kanser bombası kolalı içecek içiliyor. Hayvansal ürünler gereğinden fazla tüketiliyor. Hâlbuki bitkisel ürünler tüketmek daha sağlıklı. Bitkilerde katkı maddesi yoktur. Bitki bitkidir ve sağlıklıdır. Sebze tüketirseniz, hayvansal ürünleri ve kalitesiz yiyecekleri (kola, atıştırmalık gıdalar vs) az yerseniz uzun yaşarsınız.

Sağlıklı bir yaşamın anahtarı doğru beslenme. Doğru beslenmenin sırrı ise endüstriyel kirleticilerden uzak kalarak doğal ürünler tüketmekte. Doğal ürünler içinse toprağı korumak gerek.

Hollanda'da İslami kurallara göre hazırlanan et ve öteki gıdaların tüketiminin giderek yaygınlaştığı, Müslüman olmayan Hollandalıların bile bu gıdaları daha çok benimsemeye başladığı bildirildi.

Gıdanın silah olarak kullanılması yalnızca politik kararlar ve genetik değişiklik değil elbette. Gıdalara eklenen katkı maddeleri de gıdanın silah olarak kullanılması açısından en önemli silahlardan biridir.

Dünyanın bir bölümünde gıda sıkıntısı baş göstermişken, insan Reagan döneminde çıkarılan ve ‘savaştaki bir dünyada gıda silahtır’ ifadesini içeren Santa Fe belgesini hatırlıyor. ABD, Nikaragua, Küba ve Irak’a uzanan bir bölgede aç bırakmayı savaş stratejisi olanak kullandı.

GDO’yu red hakkı istiyorlar! Aralarında Fransa, Polonya ve Portekiz’in de olduğu 14 Avrupa ülkesi, ülkelerinde GDO’lu ürün yetiştirilmesine ilişkin kararı kendileri verebilmek için başvuruda bulundular.

Lezzetiyle ünlenen Ankara simidinin yapımında pekmez yerine kullanılan yanık şekerin, kanser riskini arttırdığı belirtildi. Öte yandan GDO'lu susam kullanılma ihtimali de tüketiciyi tedirgin ediyor.

Akıllı insanlara düşen bozulan sistemi iyice tahrip etmek değil düzeltmek için gayret etmektir. "Yapabilecek bir şey yok, tek başıma ne yapabilirim" gibi yanlış düşüncelerden fert fert kurtulmak gerekiyor. İnternet'te dolaşırken görüyoruz Gençlik Gıda Hareketi'ni. Kimbilir belki de bu düşünceden hareketle kurulmuştur. Kutluyoruz emeği geçenleri. Yolları açık olsun. Şimdi sıra sizlerde.

Üretici birlikleri “sakın ilaç kullanmayın” diye çiftçiyi uyarıyor. Şaşırtıcı ve üzücü olan, uyarının insan sağlığını korumak içinde değil de ürünlerin dış pazarda alıcı bulamama riski taşıması. Bu durum bile tek başına Türkiye'de insan sağlığına ve kendi insanımıza verdiğimiz değerin en açık göstergesi.

Tavuk yemlerine içinde birçok hastalık barındıran kanların yanısıra, hayvansal mezbaha atıkları, ölü tavuklar, GDO'lu bitkilerin yanısıra antibiyotikler ekleniyor. Bu nedenle de yumurta ve tavuk eti tüketenleri büyük tehlikeler bekliyor. Otcul oldukları halde kendi cinsleri ve hayvansal gıdalarla beslenerek yamyamlaştırılan tavuklar, aynı zamanda birer antibiyotik deposuna dönüştürüldükleri için insan sağlığını tehdit ediyor!

Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mahmut Bülbül, kanser vakalarında ciddi bir artış yaşandığını belirtti. Bülbül, Kanser vakası ve kanser tipi açısından son 30 yıllık sürede 3 kat artış meydana geldiğini belirten Bülbül, hastalığın görülme yaşının artık 30'un altına kadar indiğini söyledi.

Aşırı rekabetin yaşandığı arıcılık ve bal sektöründe, firmalar bir yandan birbirleriyle rekabet ederken, diğer yandan da haksız rekabetle mücadele etmek zorunda kalıyor. Erkan Çelebi baldaki hileyi yazdı...

Krizin yararlı olduğuna inan Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev "Zengin ülkelerde tüketilen gıdanın çeşidi azaldı ve ucuzladı. Yoksul ülkelerde açlık yükselişte” dedi. Medvedev’in önceliği gıda.

Kendi türünden ya da kendi türü dışındaki bir canlıdan gen aktarılarak bazı özellikleri değiştirilen bitki, hayvan ya da mikroorganizmalara “genetiği değiştirilmiş organizma (GDO)” diyoruz. Peki bu GDO'lu ürünlerin sofralarımızdaki zararları neler olacak?

Gıdanın mal haline dönüşmesiyle de üretici için öncelik, ürettiği ürünün sağlıklı ve besleyici olmasından çok; ürünlerin ne kadar verimli, raf ömürlerinin ise ne kadar uzun olduğu ve albenisi oluyor.

32 ülkeden 2380 kişinin katılımıyla 27 Nisan - 01 Mayıs 2009 tarihleri arasında İstanbul'da düzenlenen 12. Dünya Halk Sağlığı Kongresi’nin sonuç bildirisinde "sağlık en önemli insan hakkıdır" denildi.

Bugün bir haber okuduk. Haber “kimyasal madde kullanılmadan yetiştirilen meyvelerin alerji yapma riskinin diğerlerine göre fazla olabilir” gibi akıllara durgunluk verecek bir iddiayla servis edildi.

Endüstriyel yoğurt üreticilerinin, daha fazla kar için tüketicilerin sağlığını hiçe sayarak katkı maddeleri kullandıklarını söyleyen Kemal Özer, tüketiciyi koruyan bir gıda politikasının olmadığının altını çizdi.

Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığı kanser riskini azaltan besinleri bir broşürde topladı. Broşürde kanser riskini arttıran faktörlere de yer verildi.

Her yıl dünya çapında 10 milyon insan kansere yakalanıyor. Dünya Sağlık Örgütü, 2020 yılında bu sayının 15 milyon olacağını tahmin ediyor. Birçok kanser bir gecede oluşmuyor.

Domates başta olmak üzere sebze ve meyve ihracatının durmasına yol açan zirai ilaç kalıntıları, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nı harekete geçirdi.

GDO, transgenik ürünler, frankeştayn gıda ne anlama geliyor? Sofranızdaki domates gerçekten domates mi? Yahut salatalık, salatalık mı? Salatanıza doğradığınız domatesin, domates dışında genlere de sahip olabileceğini hiç düşündünüz mü? Mesela domates görüntülü balık yiyor olabilme ihtimalini..?

Genetiği değiştirilmiş gıdalar ve bu gıdaların biyolojik, ekonomik, sosyolojik etkileri konusunda çok yönlü bir araştırma...

“Aman ne yapalım atın ölümü arpadan olsun!”, “Zaman böyle kardeşim o kadar da ince elenmez ki!”, “Bu zamanda başka seçenek mi var, aç mı kalalım?” sözleriyle lütfen kendimizi haklı çıkarmaya çalışmayalım.

Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hasan Yetim, melaminin gıda katkı maddesi değil, hile olduğunu belirtti...

Gıda değil cehalet zehirliyor. Tahminlere göre Türkiye'de her yıl 15 milyon kişi gıda zehirlenmelerine maruz kalıyor. Nedeni bilinsizlik, ihmal, denetim yetersizliği.

Coca-Cola'dan Migros ve Pınar'a kadar toplam 71 gıda devinin üyesi olduğu ‘Gıda Güvenliği’ adlı derneğin tüketicileri yanlış yönlendirdiği belirtiliyor.








Fast food restoranların çocukları hedef alan reklâmlarının aileler üzerine önemli etkisi olduğu belirlendi. 3-7 yaş arası 100 çocuk ile bunların ebeveynleri üzerinde gerçekleştirilen araştırmaya göre, çocukların televizyon seyretme süreleri arttıkça fast food restoranlara gitme oranı da o nispette artıyor.

Bakterilerle böcekler bir gıdanın gerçek olup olmadığını gösterebilir.

Yoğurt iyidir ama gerçekse... Bal şifadır, ama gerçekse… Neyin gerçek, neyin yalan olduğunu anlamak için birkaç ipucu…

Dünya nüfusunun üçte birinin beslenme yetersizliği yüzünden, üçte ikisinin ise kötü beslenme yüzünden hastalıklarla boğuştuğu bir çağda yaşıyoruz.

Geçtiğimiz ay 10 günlüğüne Doğu Türkistan’ı yani Uygur Özerk Bölgesi’ni gezdik. Urumçi, Kaşgar, Yarkent, Hotan, Turfan adım adım dolaştık. Urumçi’de Bugda Gölü’ne (Tanrı Dağları üzerinde) gittik. Buradaki yaylada bir gece kaldık. Ayrıca Kaşgarlı Mahmut’u, Yusuf Has Hacip’i, Akpak Hoca’yı, Saltuk Buğra Han’ı ziyaret ettik.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın dünkü teşhirleri konusunda bir gazeteci meslektaşım arayıp, görüş istedi.

Son yıllarda gıda katkı maddeleri; bazen sağlık, bazen de inanç açısından eleştirilerek tüm dünyada yoğun bir şekilde tartışılıyor.

Şimdi yıl 2030. Bu yılda da dünya aynı hızla dönüyor. Fakat dünle bugün arasında çok şey değişmiş.

Gıdanın üstüne yalnızca "içinde domuz eti yoktur" yazmak yeterli olmaz; çünkü haram olan yiyecek yalnızca domuz eti değildir; dinî bakımdan usulüne uygun olarak öldürülmemiş hayvanların eti ile köpek, kedi, kurt, fare gibi birçok hayvanın eti de helal değildir.

‘Helâl sertifika’ yarışına geçtiğimiz yıl TSE’de katılmıştı. Her ne kadar Diyanet İşleri Başkanlığı yüksek sesle dile getirmese de, bu yarışta TSE’nin partneri. TSE’nin girişimi kimilerince olumlu karşılansa da ciddi eleştiriler de almıyor değil. Peki, bu eleştiriler haklı mı, yoksa haksız mı? TSE’nin 2005’de ‘helal sertifika’ girişimini ilk eleştirenlerden biri olarak acaba haksızlık mı etmiştik, yoksa eleştirilerimiz isabetlimiydi? Bunun takdiri elbette kamuoyunun. Fakat gelinen noktanın kaygı verici olduğunu belirtmekte yarar var.

İngiliz ve Kanadalı bilim adamları, Microbial Ecology in Health and Disease isimli bilimsel dergide yayınladıkları makalede, GDO’lu gıda ve yemlerin kanıtlanmış zararlarını ortaya koydular. Makaleye göre GDO’ların bilimsel deneylerle kanıtlanmış 12 zararı şunlar:

‘Hangi katkı maddeleri sağlıklı, hangileri sağlıksız?’ ‘Hangileri tüketilebilir, hangileri tüketilemez?’ diye devam eden sorularla karşılaşıyoruz.

Şeker pancarından rafine edilerek elde edilen şeker, kristalleşir ve filtre edilir. Şeker pancarları pek çok vitamin, mineral tuzlar, enzimler ve hormonlar içeren doğal bitkisel ürünken rafineri (beyaz) şeker, midemize herhangi başka bir vitamin, mineral tuz veya biyolojik olarak etkin başka bir madde ihtiva etmeksizin, kimyasal olarak saf bir madde halinde, sakaroz denilen şeker türü olarak girer.

Ramazan yaklaşınca bazı kanallarda da tatlı bir telaş yaşanıyor. Özellikle TRT’nin ciddi bir hazırlık yaptığını görüyoruz. Bu Ramazan sahurunda büyük bir sürpriz yaparak, programı Ayasofya’nın içinden sunuyorlar. TRT Arapça ise Ayasofya arka planıyla yayına çıkıyor. Çok hoş gelişmeler bunlar…

2005 yılında İstanbul'da gerçekleştirilen İslam Konferansı Teşkilatı toplantısında Malezya’nın önerisi üzerine, ‘Helâl Gıda Standardı’ konusu tartışılır. Alınan karar çerçevesinde, dönemin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Türkiye ayağını yürütmek üzere TSE'yi görevlendirir.

Eskiden insanlar da, hayvanlar da, bitkiler de topraktan beslenirdi, artık böyle değil. Hayvanların çoğu toprak yüzü görmeden hayata veda ediyor. Bu durum, şehirde yaşayan çoğu insan içinde geçerli.

Bu yıl içerisinde önemli ve tarihi iki yasal düzenleme yapıldı. Birincisi, RTÜK Kanununa eklenen bir madde. İkincisi, önceki gün yasalaşan ‘insanların kobaylığına izin veren’ ve 6212 sayılı Biyotıp Araştırmalarına İlişkin İnsan Hakları Kanunu.

gıda fiyatlarına küresel düzen verme konusunda, bizden dünyaya; atılması gereken adımları içeren; "İstanbul Gıda Deklarasyonu" sunamaz mıyız?

Yalanın meşru sayıldığı, yalancılığın meslek edinildiği bir dönemden geçiyoruz. Adamın birine, görülmekte olan bir davası için yalancı şahit gerekmiş. Kimileri aradığı yalancı şahidi, yalancılar kahvesinde bulabileceğini söyleyince, doğruca yalancılar kahvesinin yolunu tutmuş…

Gazetecilik yönü dolayısıyla meslektaşım da olan Kemal Özer başkanlığındaki Gıda Hareketi küresel kumpasa çomak sokuyor. Çalışmaları muhteşem. İlgiyle takip ediyoruz.

Yeni Şafak yazarı Teodora Doni'nin tohum yazısı büyük ses getirdi.

Bu yazı vesilesiyle müşahede etme imkânı bulduk ki; tohumu dert edinmiş insanların sayısında ciddi artış var.

Türkiye basınının son günlerdeki tohum sevgisi göz yaşartıcı boyutlara ulaştı. Bazı resmi verileri beklediğim için önümüzdeki günlerde kaleme almayı planladığım bu yazı serisini, Milli Gazete’nin dün yayınladığı “Çiftçinin sesi: Bereket” adlı sözde ekini görünce, sıcağı sıcağına kalem almak gerekti.

Yasanın tam adı ”Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu”dur. Yasa çoğu dalda 30 beygir altında motor gücü bulunan veya toplam 10 kişiden az personel çalıştıran iş yerlerinin sorumlu teknik eleman tutması gerekmediğini bildirmektedir.

Şuur altı zenginliklerin keşfi ve derinlikli düşünce ancak boş bir mideyle ya da midenin adam edilmesiyle mümkün. İnsan, ana rahminde kendisi için hazırlanmış gıdalarla beslenir. Rahimden dünyaya hicret ettiğinde ise midesine girecek gıdaları hazmetmeye mecbur.

"Eğer bilinen bir genetik riskiniz söz konusu değilse ya da belirli bir yönde özel bir sağlık taraması yapılmıyorsa kanser tarama testlerini doğrudan yaptırmanın pek faydası yok."

Bugün, yeni bir yazı kaleme almayacağım. Sadece herkesin mutlaka izlemesi gereken bir belgesel için bir girizgâh yapacağım o kadar.

Birtakım vicdansızlar halka evcil domuz eti, yaban domuzu eti, eşek eti yediriyorlar. Müslümanlara domuz, eşek eti yedirilirken ulemanın, sorumluların susması caiz midir?.. Haksızlık karşısında susulur mu? Diyanet İşleri Başkanlığımız ülke çapında helal gıda, helal et ve tavuk konusunda söz sahibi olmalıdır.”

Gazetede arkadaşlar birer ikişer tatilden dönüyor; her biri farklı yerlerde yılın yorgunluğunu üzerlerinden atmak için önceden özene bezene kalacakları yerleri belirlemişler, genellikle olumsuz sürprizlerle karşılaşmadan tatillerini geçirmişler.

Adam; beş vakit namaz kılıyor, sık sık hac ve umreye gidiyor, her yıl düzenli bol bol zekât veriyor, vakıflara yardım ediyor, öğrencilere burs veriyor, cami yaptırıyor, vs. vs…

Dün bazı gazetelerin manşetleri, “gerçek Türkiye” veri ve bilgileriyle doluydu.

AB dönem Başkanlığı İspanya’da idi. İspanya bu görevini devredeceği son günde, AB ile Türkiye arasında süren üyelik müzakere başlıklarından birini yani "Gıda Güvenliği, Veterinerlik ve Bitki Sağlığı" faslını açtı. Peki, İspanya giderayak bu ‘iyiliğe(!)’ neden ihtiyaç duydu? AB ile müzakere başlığı gıda olunca, bizi ister istemez yeni sorular sormaya itiyor. Tarım konusunda yakın zamana kadar kendi kendine yettiği söylenen Türkiye, acaba şimdi ne durumda? Tohumda İsrail’e bağımlı mıyız, değil miyiz?

Dünyada hiçbir küresel güç, gıda ve iletişim gibi çok güçlü iki silah varken, toprak savaşına girişmez.

İslam’ın reddettiği ne kadar âraz varsa insanlığı çeşitli belalardan kurtarmak içindir. Elbette milliyetçilik de bu ârazların başında gelir. 1789 Fransız İhtilâl’i ile insanlığın başına musallat edilen ulusçuluk yani milliyetçilik, Müslüman toplumlara özellikle 19. yüzyılda bulaştırılmış olup kurgusu da oldukça ilginçtir.

Dünyanın içinde bulunduğu hâle yönelik bir şeyler söylemek için konuşanların ‘dünyada 1 milyar kişi aç’ dediğini sık sık duyarız.

1939’a kadar eskilere gittiğimizde küçük bir elit uzmanlar zümresi büyük bir gizlilikle özel bir dış ilişkiler kurumu olan New York Dış İlişkiler Konseyi çatısı altında bir araya geldi. Bu gurup Rockefeller Vakfı’ndan gelen cömert yardımlarla savaş sonrası dünyanın geleceğinin ayrıntılarını belirlemek için kolları sıvadı. Onlara göre yeni bir dünya yaklaşmaktaydı ve küllerinden sadece tek bir ülke galip çıkacaktı: ABD.

Sizce halkı, ıslak imzalı belge mi ilgilendirir, yoksa, Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) ve ürünleri mi?

Futbol amigoluk kaldırır, “siyaset” kaldıramaz. Zira amigoluk siyaseti, düşünceyi çürüten bir şey! 12 Eylül öncesini yaşayanlar ne demek istediğimi daha iyi anlayacakdır.

ABD’de bazı şirketler var. Bu şirketlerde dünyanın en cin uzmanları çalışıyor. Bu uzmanların “cinliği” canlının hücre yapısıyla oynayarak “pireyi deve yapmak”. Örneğin, tavuk yumurtadan çıkar. İnek doğum yaparak ürer. Onlar farelerin hücre yapısıyla oynuyor, fareden tavuk yapıyor. Kargaların hücre yapısıyla oynuyor, kargalar inek oluyor.

"Zekât konusunda Kur'ân'a, Sünnete, mezahib-i erbaaya, fıkha, Şeriata aykırı bütün naylon ictihadlar, bütün sahte fetvalar geçersizdir, keen lem yekûndür."

Tuttuğunuz yeri elinizde kalan bu tebliğin özellikle bu maddesi değiştirilmeden ürünlerinizin etiketine örneğin Kürtçe yazamazsınız.

Tohum çok gizemli bir varlık, çok gizemli bir kavramdır. Asaf Halet Çelebi’nin Budist düşüncesi etkisinde yazdığı “Koskoca bir ağaç görüyorum/Ufacık bir tohumda” mısraları ile başlayan şiirini çoğumuz biliriz.

Uzak Doğu’da maymun yakalamak için çeşitli tuzaklar kurulur. Maymun bu sıradan tuzaklarda bile yakayı ele verir.

Kalp hastalığı, diyabet, bunama, felç, akciğer ve bağırsak kanseri, ateroskleroz (damar sertliği) gibi hastalıklar günümüzde giderek yaygınlaşmaktadır. Ancak meyve ve sebzeyle beslenen kişilerde bu rahatsızlaklara daha seyrek rastlandığı biliniyor.

Gıda güvenliği yaşamın olmazsa olmazı... Küçücük bir ihmal, hayata hatta hayatlara mâl olabilir. Daha birkaç gün önce bir arkadaşımız, ölümden döndü. Sorumsuz bir lokantanın ihmali genç bir hayatı söndürebilirdi...

Yine duyar gibiyim. ‘Durum bu kadar kötü mü? Ne yiyeceğiz o zaman?’ Ey insanlar! İninde yatan tilkinin ayağına her gün birkaç tavuk kendiliğinden gelir mi ki biz aramadan cennet nimetleri soframızda olsun?

Bu güç odakları, ABD ve Kanada gibi ülkelerde başlattıkları değişim ve yozlaşma modelini diğer ülkelerin iknası için bir model olarak sunmaktalar. Bunun içinde seçtikleri yöntemin boyutları ürkütücü olmanın yanı sıra kısa vadeli bir proje de değil.

Gıda, yaşamın vazgeçilemez unsurlarından biri. Obaman’ın beyin takımından olan özelliklede eski ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissenger’in “Petrolü kontrol edersen ulusları, yiyeceği kontrol edersen insanları kontrol edersin. Yiyecek bir silahtır ve bizim müzakere çantamızdaki araçlardan biridir!” cümlesiyle özetlediği 1974 tarihli raporu ABD için yeni yol haritası niteliğinde.

Günümüzde gıdanın bir silah olarak kullanıldığı düşünülürse, günümüz içeceklerin de toplum sağlığını bozmakla kalmayıp, genetik yapısını değiştirme gibi büyük bir risk taşıdığını belirterek başlayalım...

Hiç kuşkusuz CocaCola ve Pepsi de, halk sağlığı ve çevrenin korunması adına yasaklanması gereken zehirli ve zararlı ürün grubuna girmektedir…

Eski ABD Tarım Bakanlığı Müsteşarı ve BM Dünya Gıda Programı icra Direktörü Catherine Bertini içinde bulunduğumuz durumu şöyle özetliyor: “Gıda güçtür! O’nu davranışları değiştirmek için kullanırız. Bazıları bunu rüşvet olarak adlandırabilir. Özür dilemiyoruz!”

Geçenlerde dünyaca ünlü bir gıda şirketinin Türkiye yöneticileriyle sohbet ettik. Konu, şirketleriyle ilgili kamuoyunda tepkiler olmasıydı. Tepkinin yanı sıra, internette e-postalarla akılalmaz saçmalıklar dolaşıyordu.

Peygamber s.a.v. Medine’ye hicretinden sonraki ilk işlerinden biri Medine Pazarı’nı kurmak olmuştur. Tıpkı bugünün piyasalarında olduğu gibi Medine’nin o anki mevcut pazarlarına da büyük oranda müşrikler ve Yahudiler hâkimdir.

Marketten aldığınız sucuk neden yapılmış? Çocuğunuzun yediği bisküvinin, çikolatanın içinde neler var? Meyve suyu diye satılan boyalı sular neyin suyu? Süt kutusunun içinde acaba taze süt mü var, yoksa süttozu mu? Bal ve reçel kavanozunun içindeki katkı maddeleri neler? Her gün yediğiniz ekmeğin buğdayı, mayası, beyazlatıcısı, içindeki su, tuz ne ölçüde sağlıklı? Organik diyerek iki misli fiyat ödediğiniz tarım ürünlerinin içinde hangi kimyasallar var?

Türkiye’nin en önemli sorunu nedir diye sorulursa kuşkusuz insanın yaşama hakkını tehdit eden Ergenekon çetesinden sonra mutlaka ‘gıda sorunu’ olarak belirtirdim. Türkiye genelinde gıda tüketimine bakıldığında, tahıl ve tahıl ürünlerinin tüketimi ilk sırada yer almaktadır. Devlet Planlama Teşkilatı (DPT)’nın Ulusal Gıda ve Beslenme Stratejisi Çalışma Grubu Raporu’na göre ‘Türkiye halkı, günlük enerjinin ortalama yüzde 50'si ekmek ve tahıl ürünlerinden sağlıyor. Türkiye halkı günlük enerjinin yüzde 44'ü ise sadece ekmekten karşılıyor.

Önceki gün TRT1’deki ‘Nasılsınız?’ dün ise Habertürk’teki ‘Türkiye’nin Nabzı’ adlı programlarda ‘Gıda Güvenliği’ konusu konuşuldu. Her iki programı takip ettim. Önce TRT’deki programda konuşulanlara sonra da Habertürk’teki programın içeriğine değerlendirelim.
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri