Son Dakika
Pazar, 25 Haziran 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
helal Etiketli İçerikler

Fransa saldırısını bahane eden Avrupa Birliği ülkeleri, terörle mücadele bahanesiyle Müslümanları fişlemeye başladı. Bu karara göre uçaklarda helal gııda talep edenleri dahi fişleyecek.

1957, 1978 ve 2005 yılları arasında yetiştirilen 3 tavuğun ağırlıklarının farklı çıkması görenleri şaşırttı.

Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi, kurulduğu günden bu yana kıt imkânlarına rağmen, varlık amacından hiç sapmadan, küresel dayatmalar ve uzantıları olan yerel uygulamalarla mücadele etmiş, toplumu bilgilendirmiş ve kadim değerleri korumaya gayret etmiştir.

'2 trilyonluk pazardan pay almak' yola çıkan helal sertifikacılar işin suyunu çıkardı. İçinde sayısız zararlı kimyasalın yanısıra domuza ait ürünler ile insan cenin parçacıkları dahi kullandığı bilinen sektöre helal(!) sertifika verilmeye başlanıyor

Polonya Parlamentosu’nun helal kesimi yasaklaması ülke hayvancılığında büyük krize neden oldu. Yasak, canlı hayvan fiyatını düşürdü. Helal kesim için yatırım yapan işletmeler atıl kalırken, ihracat özleşmelerini yerine getiremeyenler büyük cezalar ödüyor. - See more at: http://www.retailnews.com.tr/polonya-da-helal-kesim-krizi.html#sthash.sw6Fg2mr.dpuf

Sabah Gazetesi yazarı Emre Aköz'ün "Helal gıda: Domuzdan kaçınmak yeterli mi?" başlıklı yazısında yaşadığı bir anının yanısıra, helal gıda meselesinin küçük bi boyutunu ele almış. Keşke sorun bu kadarla da bitse. Ne yazık ki konu binlerce sayfaya sığmayacak kadar derin ve karmaşık. İşte Aköz'ün yazısı:

Bugün, temiz üretim yapan veya yapmak isteyenlerle, temiz tüketmek isteyenler için yeni bir başlangıç. Çünkü bugün Gıda Hareketi'nin geliştirdiği Geleneksel Garanti Markası'nın doğum günü... İşte ayrıntılar...

Helal sertifikacıların 'helal gıda pazarının büyüklüğü 2 trilyon dolar' şeklindeki söylemi AB'yinin de gözlerini kamaştırdı. Bunun üzerine Avrupa Standardizasyon Komitesi (CEN)'nin de Helal Gıda Standardı çıkarma hazırlığı yaptığı öğrenildi.

Yeryüzünde yaşayan herkesin sağlığı diğer insan ve canlıların sağlığına bağlıdır. Bazılarının sağlıklı olması, onları mutlu etmeye yetmez ve geleceklerini güvende kılmaz. İslam herkesin sağlıklı ve mutlu olmasını ister. Müslüman’ın Diyeti de bu amaçla sağlıklı olmak ve kaliteli bir hayat sürmek isteyen herkes için yazıldı.

Erciyes Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü'nden Prof. Dr. Hasan Yetim, doğal bir protein kaynağı olduğunu söylediği jelatinin, birçok gıda maddesinde kullanıldığını kaydetti.

TSE'nin "helal sertifikasını İslam İşbirliği Teşkialtı üyesi ülkeler de dahil olmak üzere hiçb ülke yeterli bulmamış. Oysa TSE Başkanı "kendi helallerinin Kur'an'ın helalinden daha öte" olduğunu söylememişmiydi? Şimdi Diyanet'ten himmet isteniyor. "Ne olacak bu memeleketin hali" sorusu şimdiler de "ne olacak bu "helalcilerin hali pürmelali" oldu galiba

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, helal meselesinin sadece bir beslenme konusu değil aynı zamanda bir ahlak konusu olduğuna dikkat çekti.

CHP Ankara Milletvekili Gökhan Günaydın: 'Binlerce ton zarar görmüş ve canlı böcek içeren ekmeklik buğday işleme süreçlerinden sonra tüketici sofrasına ulaşmıştır '

Hollanda'dna Müslümanlar ve Yahudileri kızdıracak karar. Hollanda parlamentosunda bugün benimsenmesi beklenen yeni yasa, kesilecek tüm hayvanların önce uyuşturulmasını şart koşuyor.

Almanya'dan gelen bir e-posta'da McDonald's'ın helal ürün yapmadığı belirtiliyordu. Gelen linki tıkladığımızda aşağıdaki haberle karşılaştık. Haber normaldi ama anormal olan McDonald's gibi bir markanın helâl ürün satmasını beklemekti. İşte ayrıntılar...

Domuz jambonundan sonra 'bira'ya ve 'likörlü çikolata'ya da helal sertifikası verdiler. Peki, timeturk.com yazarı ve Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı Kemal Özer, helal sertifika paradoksunu nasıl değerlendirdi

Gıda Hareketi, 30 Eylül 3 Ekim tarihleri arasınca CNR Fuar alanında gerçekleştirilecek 'Helal Gıda' fuarında.

İslam Konferansı Örgütü bünyesinde "Helal Gıda Standardı" çalışmalarını yürüten uzmanlar ekibi "GDO'lu ürünler helal değil" demişti.

Çoğu kez 'neden olmuyor', 'neden böyle', 'neden başaramıyoruz' sorularını hemen hepimiz sormuşuzdur. Ramazan Kayan hocanın Özgün Duruş Gazetesi'nden yayınlanan 'Helal Yaşam' makalesi bu sorulara cevap niteliğinde.

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, globalleşen dünya ile birlikte insanların, tükettikleri maddenin güvenilirliğine daha titiz davranmaya başladıklarını söyledi. Ergun, yerli 'helal gıda standardı' istedi

Herkes gözünü helal sertifikaya dikmiş durumda. Bu çalışmayı başlatanlardan biri de İstanbul Ticaret Odası. İTO Başkanı helal sertifika çalışmalarındaki amacı; "ihracatçının önündeki engeli aşmak" olarak açıklıyor. Yani helal endişesi yerine ihracatı artırmak... Helal ürün talep eden kimseler olarak bu duruma sevinmeli miyiz yoksa üzülmeli mi?

Yahudiler, şeriat esaslarını her türlü platformda geçerli kılmak için çaba sarfediyorlar.

Hollanda'da İslami kurallara göre hazırlanan et ve öteki gıdaların tüketiminin giderek yaygınlaştığı, Müslüman olmayan Hollandalıların bile bu gıdaları daha çok benimsemeye başladığı bildirildi.

İslam Kalkınma Teşkilatı (İKÖ) bünyesinde çalışmaları yürütülen ''Helal Gıda Standardı''nı hazırlıkları devam ediyor. Standart taslağına göre, tavuk dahil her bir hayvanın kesimi sırasında ''Bismillahi Allahu Ekber'' denmesi gerektinin belirtilmesinin yanısıra GDO'lu ürünler helal değil denildi.

İstanbul’da ikincisi gerçekleştirilen "Uluslararası Helâl Gıda Konferansı"da Genel Başkan Yardımcımız Orhan Demir’in "Tüketici talebi açısından helâl sertifika 'hâk'mıdır" konulu bir tebliğinden sonra basın tarafından yöneltilen sorular ve cevapları

İstanbul "Uluslararası Helal Gıda Konferansı"nın ikincisi bugün sona erdi. Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Genel Başkan Yardımcısı Orhan Demir'de "Tüketici talebi açısından helal sertifika 'hâk'mıdır" konulu bir tebliğ sundu.

Amerikalı Prof. Ahmet Sakr, hormonlu gıdaların insanlık için tehlike oluşturduğunu, ürünlerde verim arttırılması için kullanılan ostrojen'in erkekleri kadınlaştırdığını söyledi.

Geçtiğimiz günlerde İtalya'dan Türkiye'ye gelen bir TIR'da bulunan domuz eti ve ürünlerinin yankısı devam ederken, yıllarca "helal" etiketli domuz eti yedirildiği ortaya çıktı.

Avustralya ve Yeni Zelanda ile birlikte Brezilya, küresel “sözde helal ürünler” pazarında, dünyanın en büyük et ve işlenmiş et ürünleri ihracatçılarından biridir.










Otuzlara gelirken Müslümanlığı da yeni yeni öğreniyorduk. Okuduğumuz kitaplarla hocaefendiler, kürsülerinde sık aralıklarla tekrarlardı…

Dünya nüfusunun üçte birinin beslenme yetersizliği yüzünden, üçte ikisinin ise kötü beslenme yüzünden hastalıklarla boğuştuğu bir çağda yaşıyoruz.

Müslüman düşünürler tabiatı, işaretlerle dolu bir ‘kutsal kitap’, bir başka deyişle ‘kâinatın kitabı’ olarak kabul ederler. Yeryüzü; insanlar, melekler, cinler, şeytanlar, hayvanlar, bitkiler gibi canlı organizmaların yaşadığı eşsiz ve kusursuz bir mekân.

Şimdi yıl 2030. Bu yılda da dünya aynı hızla dönüyor. Fakat dünle bugün arasında çok şey değişmiş.

Gıdanın üstüne yalnızca "içinde domuz eti yoktur" yazmak yeterli olmaz; çünkü haram olan yiyecek yalnızca domuz eti değildir; dinî bakımdan usulüne uygun olarak öldürülmemiş hayvanların eti ile köpek, kedi, kurt, fare gibi birçok hayvanın eti de helal değildir.

GDO’lu gıda alır mısınız diye sordum. İster haram desin, ister değil, GDO’yu bu toplum istemiyor. Bu da mı efsane?

‘Helâl sertifika’ yarışına geçtiğimiz yıl TSE’de katılmıştı. Her ne kadar Diyanet İşleri Başkanlığı yüksek sesle dile getirmese de, bu yarışta TSE’nin partneri. TSE’nin girişimi kimilerince olumlu karşılansa da ciddi eleştiriler de almıyor değil. Peki, bu eleştiriler haklı mı, yoksa haksız mı? TSE’nin 2005’de ‘helal sertifika’ girişimini ilk eleştirenlerden biri olarak acaba haksızlık mı etmiştik, yoksa eleştirilerimiz isabetlimiydi? Bunun takdiri elbette kamuoyunun. Fakat gelinen noktanın kaygı verici olduğunu belirtmekte yarar var.

TRT Haber kanalında yayınlanan ‘Büyük Takip’ programı başarılı yayınlarına bir yenisini daha ekledi.

Tavuk kurban olmaz da, koyun, keçi sığır kurban olur mu? Kur’an’a soracak olursak, hiçbirinden olmaz. Çünkü, Allah c.c. helal hayvanların yenilmesini bazı şartlara bağlamış.

Geçen hafta ‘helâl sertifika’ konusunda 2005’den bu yana Türkiye’de yaşanan süreci özetlemiş; hem TSE’nin, hem helâl sertifika vermek için kurulmuş dernek ve şirketlerin, hem de batılı aç kurtların meseleye bakışını ele almıştık. Özetleyecek olursak, tüm tarafların, Müslümanların helâl gıda sorununu çözmekten ziyade, 2 milyar dolar olduğu iddia edilen pazardan pay almak olduğunu dile getirmiştik.

2005 yılında İstanbul'da gerçekleştirilen İslam Konferansı Teşkilatı toplantısında Malezya’nın önerisi üzerine, ‘Helâl Gıda Standardı’ konusu tartışılır. Alınan karar çerçevesinde, dönemin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Türkiye ayağını yürütmek üzere TSE'yi görevlendirir.

Şuur altı zenginliklerin keşfi ve derinlikli düşünce ancak boş bir mideyle ya da midenin adam edilmesiyle mümkün. İnsan, ana rahminde kendisi için hazırlanmış gıdalarla beslenir. Rahimden dünyaya hicret ettiğinde ise midesine girecek gıdaları hazmetmeye mecbur.


Sonuç itibariyle, ortada çok sayıda ‘helal sertifika sağlayıcısı’ ile ‘helal sertifikalı’ ürün var. Ama ne yazık ki; Kur’an emrettiği (halâlen tayyiba) hem helal hem de temiz ürün hâlâ bulunamıyor.

Birtakım vicdansızlar halka evcil domuz eti, yaban domuzu eti, eşek eti yediriyorlar. Müslümanlara domuz, eşek eti yedirilirken ulemanın, sorumluların susması caiz midir?.. Haksızlık karşısında susulur mu? Diyanet İşleri Başkanlığımız ülke çapında helal gıda, helal et ve tavuk konusunda söz sahibi olmalıdır.”

Dün bazı gazetelerin manşetleri, “gerçek Türkiye” veri ve bilgileriyle doluydu.

Domuz gribi ve GDO tartışmalarında gelinen nokta oldukça sevindirici. Çünkü toplum tedirgin! Kimilerine göre bu tedirginlik iyi değil. Kesinlikle yanılıyorlar! Bir toplum, tedirgin olmuş ve bir konuda endişe taşıyorsa artık o toplum kolay kolay aldatılamaz.

Sık sık 'neden tavuk yemiyorsunuz?’ sualine muhatap olanlardan biri olarak, gerekçelerimizi izaha gayret edelim.

Yurtdışı çıkışlarımda sürekli karşılaşıyorum. Uçakta Müslüman olduğumuz için Yahudiler, Budistlerle birlikte bize de ayrı bir mönü uygulaması yapılır. Üstünde 'Halal' yazılı bir notla birlikte yemeğimiz servis edilir.

Uzak Doğu’da maymun yakalamak için çeşitli tuzaklar kurulur. Maymun bu sıradan tuzaklarda bile yakayı ele verir.

Kim kimi tutacak? Açlık bizi mi yoksa biz süflî arzularımızı? Biz mi Ramazan’ı değiştiriyoruz, Ramazan mı bizi? Ramazan, terbiye olma ve şeytanlardan kurtulma ayı mı yoksa tıkınma ve şeytanları toplama ayı mı? Ramazan arınma, düşünme ve akıllanma ayı mı yoksa yan gelip yatma, gösteriş yapma, zengin sofralarında görünme ayı mı?

Bir şeyi iyi bilmesi için bir ismin başında illaki ‘Prof’’mu yazmalı? Yazmıyorsa allame-i cihan olsa fayda etmeyecek mi? Bu mesele o hale getirildi ki İmam-ı Âzam r.a., İmam Şafii r.a., İbn-i Arabiler, İbn-i Haldunlar gelseler ‘isimlerinin başında profesör yazmıyor’ diye reddedilecekler anlaşılan. İsminin başına ‘Prof’ etiketini ekledin mi alsana âlim öyle mi? Bunu bu hale hem bu etiketin sahipleri hem de cühelamız getirdi.

Geçenlerde dünyaca ünlü bir gıda şirketinin Türkiye yöneticileriyle sohbet ettik. Konu, şirketleriyle ilgili kamuoyunda tepkiler olmasıydı. Tepkinin yanı sıra, internette e-postalarla akılalmaz saçmalıklar dolaşıyordu.

Ne tuhaf değil mi? Müslümanların ezici çoğunluğu oluşturduğu bir ülkede domuz sağlıksızlığı yahut dinlerce yasaklığı nedeniyle değil de “domuz gribi” nedeniyle gündeme geliyor.

Kutlu doğum haftasındayız. Alemlere rahmet olarak gönderilen bir Peygamberin ümmeti olarak, O'nun rehberiyetinde buluşmamız ve O'nun “el Emin” olan kişiliğini hem kendi şahsımızda örneklemeliyiz, hem de O'nu bir model olarak insanlığa anlatmalıyız.

Bilgi çağı denilen çağ, doğru ile yanlışın, hak ile batılın birbirine girdiği bir çağ. Şerri temsil eden cephenin elinde çok güçlü araçlar var. Bu araçları; fıtratı, doğruyu, hakkı, iyiyi, güzeli tahrif etmek için var gücüyle kullanıyorlar.

Peygamber s.a.v. Medine’ye hicretinden sonraki ilk işlerinden biri Medine Pazarı’nı kurmak olmuştur. Tıpkı bugünün piyasalarında olduğu gibi Medine’nin o anki mevcut pazarlarına da büyük oranda müşrikler ve Yahudiler hâkimdir.

Abartılı bir övgü yapan birine ‘yağ yakma’ denilir. İnsanlarla birlikte arabalarda yağ yakıyor. Bileşiminde asitler ve gliserin bulunan bitkiler ile hayvanlardan elde edilen yağ: insan yaşamı için son derece önemlidir.

Mal ve hizmetlerden yararlanan, satın alıp kullanan, tüketen kimseye tüketici diyoruz. Tüketici kavramı popüler olmakla birlikte; bitiren, mahveden anlamında kötü bir sıfattır. Türk Dil Kurumu, Arapçası “müstehlik” olan tüketici sıfatının yerine “yoğaltıcı” diye bir kelime uydurmuş. Duymayanlara bu ölü kelime duyurulur. Müstehlik; helâk eden anlamında satın aldığı şeyi bizzat kullanıp sarf (istihlâk) etmek. İstihlâk ise boş yere harcamak, yiyip bitirmek anlamındadır.

‘Çay çorbaya limon’ niyetine ‘Çay çorbaya yapay tatlandırıcı’ eklendiğini ve bu 15 farklı tatlandırıcının ayrıntılarını incelemiştik.

Chris Hedges’in ‘Laik köktencilik üzerine’ makalesinde “Tanrı’ya inanan ya da inanmayanlardan korkmamıza gerek yok. Günaha inanmayanlardan korkmamız gerekir. Günah kavramı her şeye gücümüzün yetmeyeceğinin, insan kusurlarıyla ve kendi menfaatimizle sınırlandığımızın saf kabulüdür. Günah kavramı mükemmel bir dünyanın ütopik hayallerinde bir kontroldür. Kendi mükemmelliğimize inanmamızdan ve insan türünün bilimde ve teknolojide maddi gelişmelerle birlikte ahlaki gelişmeler de sağlayacağı yanılsamasından bizi korur.” diyor

Önceki yazımızı “Aklendenler olabilmek dileğiyle…” bitirmiştik. Ancak akledemediğimizin en önemli delillerinden biri Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu verilerinde gizli. 2007 yılında kişi başına 1540 adet ve yine kişi başına 77 paket sigara tüketilmiş. Bunun yıllık faturası 13,5 milyar doları buluyor ve kişi başına yıllık sigara harcamamız 193 Dolar.

Helâl, Allah'ın müsaade ettiği şey, temiz, yenilebilir, kullanılabilir, haram olmayan, dinî bakımdan kullanılmasında, yenilip içilmesinde, dinlenmesi veya bakılmasında yahut dokunulmasında nehiy olmayanlardır.
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri