Son Dakika
Çarşamba, 5 Ağustos 2020 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Sezeryana çözüm bulunamıyor
Dünya sdandartlarının kat kat üstünde olan sezeryanlı doğum özel hastanelerde yüzde 90'lara ulaştığını, üniversite hastanelerinde ise yüzde 50'lerde.

Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği (TJOD) Genel Sekreteri Prof. Dr. Cansun Demir, Türkiye'de sezaryen doğum oranlarının yüksek olduğunu söyledi.

Jinekoloji ve Obstetik Derneği yeni yönetimi Sağlık Bakanı Prof. Dr Recep Akdağ'ı Ankara'da makamında ziyaret etti. Genel Sekreter Prof. Dr. S. Cansun, Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği olarak amaçlarının artan sezaryen oranları nedeniyle Kadın Doğum Uzmanlarının, eğitime gönderilmesinin sıkıntıları ve performans sorunlarını Sağlık Bakanı Recep Akdağ'a ilettiklerini belirtti.

Yaklaşık 2 saat süren görüşmede sorunları aktarma olanağı bulduklarını ifade eden Cansun, şunları söyledi:

"Amacımızın ortak projeler üretmek olduğunu arz ettik. Türkiye'de sezaryen oranlarının yüksek olduğunu özel hastanelerde yüzde 90'lara ulaştığını, üniversite hastanelerinde yüzde 50'lerde olduğunu söyledik. Sayın Bakan da sezaryen oranlarının yüksek olduğunu söyledi. Biz de sorunu bildiğimizi; ama bu sorunun Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanlarının Ankara'ya eğitim hastanelerinde eğitime çağrılması ile çözülemeyeceğini, bunun meslektaşlarımızı rencide edici bir uygulama olduğunu belirttik" dedi.

Erken Sezaryen Tehlikeli

Sezaryen ameliyatlarının üçte birinden fazlasının çok erken safhada yapıldığı ve bunun bebekleri solunum ve başka sorunlarla karşı karşıya bıraktığı bildirildi

Amerikalı bilim adamlarının 13 bin 258 doğum üzerinde yaptıkları araştırmaya göre, sezaryenlerin yarısından çoğu, gebelerin isteğine bağlı olarak yapılıyor. Ancak sezaryen keyfi olarak 37. haftada yapılırsa, bebekteki komplikasyon riski iki katı oluyor.

New England Journal of Medicine’de yayımlanan araştırmaya göre, 38. haftada yapılan sezaryen ise komplikasyon riskinin yüzde 50 artmasına yol açıyor.

 Amerikan Kadın-Doğum Uzmanlığı Okulu (ACOG) ise 39. haftayı güvenli olarak ilan ediyor. Alabama Üniversitesinden Dr. Alan Tita, “Doğum 39. haftadan 3 gün önce yapılsa bile, bu olumsuz sonuçlarda artış görülüyor” dedi.

ACOG’un önerilerine karşın, bebeklerin yüzde 36’sı erken dünyaya getiriliyor. Tita, neden erken sezaryen yapıldığına ilişkin olarak, 37. haftada bebeğin gelişimini tamamladığını inancının hakim, bunun da standart uygulama olduğunu söyledi.

Normal doğum mu sezeryan mı?

Doç. Dr. Ahmet Yalınkaya, tüm dünyada sezaryen doğum oranında artış olduğunu ve bunun en büyük nedenin tıptaki gelişmelerle gelir düzeyindeki artış olduğunu savundu.

Doğum şekli tercihinin hastaya ait olduğu ve bu yönde hastaya dayatma yapılmayacağını ifade eden Doç. Dr. Yalınkaya, sezaryen oranını düşürmenin kolay olmadığını bildirdi.

Jinekologlardan sezaryen tepkisi

Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. İsmail Mete İtil, Sağlık Bakanlığı’nın sezaryenle doğumu yüzde 15-25 arasında sınırlamasına tepki göstererek “Gelişmiş ülkelerin yıllardır indiremediği sezaryenle doğum oranlarını bir tek yönetmelikle indirmek mümkün olmadığı gibi sezaryenle doğum oranlarının yüksekliğinin tek sorumlusu da hekimler değildir. Önce normal doğumu özendirecek altyapının hazırlanması gerekmektedir” dedi.

Sezaryen kolay yol değildir

Sezaryen vücuda erişmek için cilt, kas ve yağ dokusunun kesilmesini gerektiren bir büyük operasyondur. İyileşme süreci ağrılı olabilir ve bebeğiniz ile mevcut diğer çocuklarınıza bakmanızı ve emzirmenizi zorlaştırabilir. Vajinal olarak doğurma seçeneğine sahip olduğunuz sürece, bunun sizin için en iyi ve en güvenli yol olduğu gerçeğini aklınızdan çıkarmamalısınız.

Sezeryanla dördüz doğum videosu
 

24.02.2009 10:38:00 Bu haber 6254 defa okundu
Sezeryana çözüm bulunamıyor
Tüm dünyada sezaryenle doğum oranı yüzde 20-25. En yüksek sezaryen oranı ise yüzde 36 ile Şili ve Brezilya’da. ABD’de bu oran, yüzde 30’la dünya ortalamasının üzerinde. Avrupa’da ise sezaryen oranı yüzde 20. Türkiye'de sezeryanla doğum oranı ise gelişmiş ülkelerin birkaç katı. Sezeryanla doğumun başka nedenleri de olabileceği gibi "daha fazla gelir" demek olduğu gerçeğini gözardı etmemek gerekiyor. Sezeryanla doğum annelik duygusunu zayıflatır mı? Anne adayının sağlığı konusunda risk bulunmadığı zamanlarda bile sezeryanla doğuma itilmesinin nedenleri nelerdir? Bunu azanltma için sadece yönetmelik yeterli midir? Sağlık Bakanlığı normal doğumun yararlarının anlatan filmler çekerek anne ve baba adaylarını eğitemez mi?
Korona virüsü hakkında ne düşünüyosunuz?

 
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri