Son Dakika
Pazartesi, 16 Eylül 2019 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Tüm yemler GDO'lu çıktı ya et ve süt...
Sabancı Üniversitesi’nden Prof. Dr. Selim Çetiner, GDO taraftarı grupta yer almasına rağmen “Biyogüvenlik Kurulu’nun GDO onaylarına katılmam mümkün değil. Piyasadan aldığımız 51 yemden 50'si GDO'lu çıktı" dedi.

51 örnekten 50’si GDO’lu

Sabancı Üniversitesi’nden Prof. Dr. Selim Çetiner, GDO taraftarı almasına rağmen “Biyogüvenlik Kurulu’nun GDO onaylarına katılmam mümkün değil” dedi.

Genetik mühendisliği üzerine doktora yapan Prof. Çetiner, 25 yıldırtarımsal biyoteknoloji ve biyogüvenlik konusunda çalıştığını belirtip şu açıklamada bulunuyor: “Türkiye’nin dört bir köşesinden toplayarak test ettiğimiz 51 yem örneğinin 50 tanesinde GDO içeriği tespit ettik. Kaçınılmaz olarak, çok ufak aile işletmeleri hariç hemen hemen tüm hayvancılık işletmeleri, AB ülkelerinin tamamında olduğu gibi Türkiye’de de GDO’lardan üretilen yemlerle beslenmektedir.

Kurul bilimsel davranmıyor

Anlayacağınız, bugün tüketmekte olduğumuz her türlü hayvansal gıdada GDO’lu yem kullanılıyor.

Çetiner’in ifadesiyle, kendisi AB mevzuatıyla uyumlu olmayan Biyogüvenlik Kurulu, etiketlemeye gelince AB’nin prensibini uyguluyor...

Yani, etiketleme zorunluluğu getirmiyor.

Prof. Çetiner, “Biyogüvenlik Kurulu’nun GDO onaylarına bilimsel ve yasal açıdan katılmıyorum.”

GDO YEMİ HAYVANA NASIL ETKİ EDER?

-  İtalya’da Catania Üniversitesi Biyomedikal Bilimleri Bölümü’nden Agodi, Barchitta, Grillo ve Sciacca’nın yaptıkları araştırmada marketlerden alınan 12 markaya ait 60 farklı süt örneği analize tabi tutuldu.

Analiz sonucu GDO’lu mısır ve soyayla beslenen hayvanlardan elde edilen bu sütlerin yüzde 25’inde GDO’lu DNA parçalarına rastlandı. Pastörizasyon işleminin dahi bu GDO’lu DNA zincirini parçalayamadığı tespit edildi.

-  GDO, yemler yoluyla hayvan dokusuna geçer ve bilimsel araştırmaların da gösterdiği şekilde hayvan bundan zarar görür. İtalya’daki Cattolica S. Cuore Üniversitesi’nde yapılan araştırmada GDO’lu yemle beslenen hayvanların kanında, karaciğerinde, dalağında ve böbreğinde GDO’lu DNA’lar tespit edildi.

-  Phipps, Deaville ve Maddison’ın yaptığı araştırmada ise süt ineklerinin sütlerinde, kan ve dışkıları ile oniki parmak bağırsaklarında transgenik bitki DNA’sına rastlandı. (Milliyet)

BAKANLIK GAZEL OKUMAYA DEVAM EDİYOR

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca, Bakan Mehdi Eker'in "Son günlerde bazı basın yayın organlarında yer aldığı şekilde GDO zarar verirse hayvana verir, insana bir şey olmaz'' şekildeki açıklaması herkesi tebessüme gark etti.

Bu ne iş Mehdi Bey?

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, son günlerde bazı basın yayın organlarında ''Genetiği Değiştirilmiş Organizmalarla'' ilgili olarak Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker'e atfen 'GDO zarar verirse hayvana verir, insana bir şey olmaz' şeklindeki ifadelere yer verilerek haber, program ve yorumlar yapıldığı hatırlatıldı.

Bakanlıktan yapılan açıklamada Gıda Hareketi'nin kamuoyuna aktardığı çelişkili açıklamalarına ise dğeinilmedi.

Bakana tepki çığ gibi

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker'in Veliefendi Hipodromu'nda basına yansıyan GDO’lu mısırın yemlerde kullanılmasına ilişkin “Zarar verirse hayvana verir" ve canlı hayvan ithalatı ile ilgili sözlerine hayvan hakları savunucularından tepki geldi.

Hayvanların Yaşam Haklarını Koruma Derneği (HYHKD), Bakan Eker'in yorumuna ilişkin "Bakan bir taraftan çiftlik hayvanlarının refahı ile ilgili yönetmelik çıkarıyor, bir taraftan da hayvana gelecek zararın önemli olmadığını söylüyor. Bu bakış açısı, hayvana bir canlı olarak değil, her şekilde sömürülebilecek bir mal gözüyle bakıldığının göstergesidir" diyerek tepki gösterdi.

"MACARİSTAN GDO'YU DEFEDERKEN TÜRKİYE TEŞVİK EDİYOR"

Tüm dünyada Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) konusunda önlemler alındığına dikkat çeken HYHKD'den Burak Özgüner, göstermelik de olsa Türkiye'de de tedbirsel girişimlerin olduğunu belirterek "GDO, masum olarak tanımlanabilecek ya da sağlık açısından küçümsenebilecek bir mevzu değil. Geçtiğimiz ay, Macaristan hükûmeti, GDO'lu tohumların ekildiği tüm tarlaları ve ürünleri tespit ederek imha etti, GDO şirketlerinin mal varlığına el koydu. Durum ne kadar vahim ki Macaristan'da böyle bir önlem alınıyor. Türkiye'de de biyogüvenlik konusunda mevcut olan bir mevzuat ve yetkili olan Biyogüvenlik Kurulu var, ne derece işler, orası tartışılır." dedi ve Bakan Eker'i GDO yorumu nedeniyle Çernobil felaketinin ardından halka radyasyonlu çay içilmesinde sakınca olmadığını söyleyen dönemin bakanına benzetti.

İTHAL HAYVANLAR DA GDO'LU YEMLERLE BESLENİYOR

Bakan Eker'in “İthalatın başladığı Nisan 2010’dan beri kıyma fiyatı yüzde 17 düştü” sözlerini de eleştiren Özgüner, "Kilometrelerce ötedeki ülkelerden, binbir eziyetle Türkiye'ye anguslar getirildi. Bu eziyet, gizli çekimlerle belgelendi. Bu görüntüleri görünce derneğimiz de dahil olmak üzere birçok kuruluş, Bakanlığı canlı hayvan ithalatına son vermeye çağırdı. Ancak Bakanlık yazılı bir açıklama yapma tenezzülünde bile bulunmadı. O getirilen hayvanlar da GDO'lu mısırlarla, küspelerle, kimyasal yemlerle besleniyor. Mısır, yüksek protein içerdiği için besi hayvanlarına yedirilen yemlerin başında geliyor. Endüstriyel yetiştiriciliğe tabii tutulan milyonlarca hayvanın yem ihtiyacını karşılayan mısırların çoğu GDO'lu. Et fiyatı düşmüş olabilir ancak başta hayvanlara hem ithalattaki nakliyede, hem de yetiştiricilik esnasında bu kadar eziyet çektirmek, ardından da sağlık bakımından kalitesi düşük eti halka yedirmek ne derece ahlâklı?" dedi.

"HAYVANLARA LAĞIM, KAN YEDİRİLİYOR. BAKTIĞIMIZ HAYVANLARDA KANSER PATLAMASI YAŞIYORUZ"

Açıklamalarına devam eden Özgüner, "Besi hayvanlarına kimyasal yemlerin yanında lağım ve kan gibi artıkların da yedirildiğini biliyoruz. İnsanlar ne yediğini dahi bilmiyor. Önlerine gelen etin, zulümle bulanmış olması bir yana, insanlar et görünümünde başka bir şey yiyor aslında. Tüm dünyada et tüketimi, etik ve sağlık nedenlerinden dolayı düşüyor. Türkiye, et sevdasından vazgeçmezse bu sağlıksız tüketim, insanların başına bela açmaya devam edecek. Etçil oldukları için etle beslemek zorunda olduğumuz hayvanlarda son yıllarda muazzam bir kanser vakası artışı var" diye konuştu.

"BAKANI SAMİMİYETE DAVET EDİYORUZ"

Özgüner, "Çiftliğinden mezbahasına hayvancılığın her sürecinde hayvanlar, sömürüye ve zulme maruz kalıyor ama şunu da sormak lazım: Türkiye'nin yerli ırk potansiyeli biterken Bakanlık neredeydi de şimdi okyanus ötesinden Türkiye'ye hayvanlara zulmederek ithalat gerçekleştiriliyor. Bakanı samimiyete davet ediyoruz" dedi ve "Hayvanlara eziyetin ve 'ucuz et' adı altında insanlara sunulan sağlıksız beslenmenin vebalini Bakan Eker ödeyebilecek mi?" diye sordu.

GDO'lu yem kullanıyor musunuz?

GDO'lu mısırın hayvan yemi olarak kullanılması için çıkan izininin ardından akıllardaki soru; "Yumurtasını yediğimiz, sütün içtiğimiz hayvanlar GDO'lu yem ile mi beslendi?"

Slow Food Fikir Sahibi Damaklar Grubu, GDO'lu hayvan yemlerine çıkan onaydan sonra bir çalışma başlattı.

Tüketicileri marketlerden aldıkları ürünleri sorgulamaya davet ediyorlar. Çağrıları şöyle: "Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Derneği İktisadi İşletmesi, Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği Derneği İktisadi İşletmesi ve Yumurta Üreticileri Merkez Birliği yemlerde kullanım amacıyla başvurdular ve 24 Aralık günü Biyogüvenlik Kurulu 13 GDO'lu mısır çeşidine,  onay verdi. Bu yemleri kullananlar etiketine yazmayacaklar ürettikleri ne tavuğun ne yumurtanın ve ne de etin..

Siz oysa bilmek istersiniz, değil mi?

Biz de bir seri kartpostal hazırladık size, süpermarketlerde en çok yer alan tavuk ve yumurta üreticilerinin tüketici hattı numaralarını paylaşmanız ve telefon açıp sormanız ve onlar da sorsun diye dost ve akrabalarınızla paylaşın diye... Bilmemek, büyük zarar doğurabilir ileride. Bilmiyordum demeyin. Sorun. GDO'lu yemlerden kullanıyor mu, alıştığınız, güvendiğiniz markanız? Sorun. Seçiminizi bilmeden değil, bilinçle yapın."

İŞTE GDO 'LU YEM KULLANANLAR

Ziyaretçi Yorumları (Toplam 3 yorum)
  • ÖMER FARUK BALCI
    hayvan yemi
    Yazının sonunda GDO'lu yem kullananları içerir listenizin yanı sıra GDO'lu yemlerin de lişstesi yer alsa idi çok daha iyi olurdu.En azından 51 firmadan GDO'lu olmayan yem hangisidir? öğrenmek istiyorum.YAZI İÇİN TEŞEKKÜRLER.
    06.07.2015 10:30:59

  • kenan yiğit
    böyyük bakanımız
    Böyyük bak kanımızın sözlerine çocuklar bile güler.Böyle godoşluk olurmu dedirten cinsten.İşine gelmeyen tarafları olmasa böyle patavatsız konuşmazdı heralde.Araştırmayı ve haberi yapanlara TEŞEKKÜRLER...
    07.04.2015 06:00:14

  • Suat tek
    Ne gereği var
    Az olsun temiz olsun. Ne gereki var. Dünyaya et kemik ruh yapısında her canlı bir defa geliyor insan varlığı temiz üretim Yapsa. Yapsa Temiz Üretim. ?* Y.T.Û. AZ KAZANİR BUNU ÜRETENLER VE GERÇEK HISLERI YAŞARLAR. Herşeyin karşılığı var.
    04.12.2014 23:19:42
28.12.2011 20:49:00 Bu haber 23574 defa okundu
Tüm yemler GDO'lu çıktı ya et ve süt...
Bu işe GDO taraftarı Selim Çetiner bile şaştı ama Başbakan Erdoğan bir türlü gündemine almadı. Bu işte bir terslik var galiba...
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri