Son Dakika
Pazar, 19 Eylül 2021 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
UHT süt ve zararları
10-15 yıl önce bazı uzmanlar, “Sokak sütü mikrop saçıyor, ilkelliği bırakın, kutu sütü alın.” çağrısı yapıyordu. Medya organları da sokak sütü sebebiyle rahatsızlanmış çocukları göstererek bu durumu körüklüyordu.

Malum Türk halkının sorgusuz sualsiz yeniliğe açık yapısı bu bombardımana dayanamadı. Sonra herkesin evine ‘kutu süt'ler girmeye başladı. Marka sayısı arttıkça fiyatlar da makulleşti. Kullanımı oldukça pratikti üstelik. Ne evde tencere kirletip dakikalarca kaynatmanız gerekiyordu ne de kısa sürede tüketmeniz. Hâl böyle olunca; bebekler, çocuklar ve yetişkinlerin vazgeçilmezi oldu kutu içindeki UHT sütler.

Pastörizasyon, sütün ya 70–75 °C ısıda 15 saniye ya da yaklaşık 90 °C ısıda 1 saniye bekletilmesi ile elde ediliyor. Kutu sütlerde ise çok daha yüksek ısı UHT yöntemi (Ultra High Temperature) kullanılıyor. Süt 135-150 derece sıcaklıkta 2-4 saniye ısıtılıyor. Klasik evde kaynatma usulünde ise; sıcaklık yavaş yavaş 95-100 dereceye çıkıyor, bir taşım kaynatılıp ocak kapatılıyor. UHT'li süt 4 ay, pastörize 3 gün, evde kaynatılan ise daha az dayanıyor. Bütün bu ısıl işlemler sütteki faydalı bakterileri, onların ürettikleri enzim ve vitaminleri de tahrip ediyor. Ama en büyük kayıp UHT teknolojisi uygulandığında yaşanıyor. Bundan dolayı sokak sütü ya da pastörize şişe sütte yoğurt tutarken kutu sütte tutmuyor. UHT yöntemi suda çözünen vitaminlerin neredeyse yüzde 80'ini ve B12 vitamininin ise tamamını ortadan kaldırıyor. Bağırsaktaki probiyotiklere (yararlı bakterilere) zarar vererek onların bağırsağımızda sentezlediği vitaminlerin üretiminin de azalmasına sebep oluyor.

Süt içindeki minerallere gelince; kalsiyumun da dâhil olduğu birçok mineralin vücut tarafından alınabilme ve kullanılabilme özellikleri de büyük ölçüde yok oluyor. Dolayısıyla, içtiğimiz süt vücudumuza yarar sağlamak yerine zarar verir hâle geliyor. Hatta bazı uzmanların iddia ettiğine göre, içerik açısından oldukça fakirleşen UHT sütlerin tadı ve lezzeti de değişiyor. Bunu telafi etmek, tekrar süt lezzetini kazandırmak için bazı kimyasallar devreye sokuluyor. Gerçi günlük süt ile UHT sütü peş peşe içtiğinizde aralarındaki lezzet farkını hissetmemek mümkün değil. İster istemez bu iddianın haklılık oranını düşünmeye başlıyorsunuz. Sütün vücudumuz için vazgeçilmez bir besin maddesi olduğu aşikâr. Dolayısıyla, alternatif olarak, pastörize edilmiş günlük şişe sütler tercih edilmeli. Eğer temiz, güvenli olduğuna inandığınız üreticiler varsa çiğ süt tüketmek ise en ideali. Bağımsız Süt Platformu'nun web sitesinde “Çiğ süt temin edebileceğiniz adresler” linki belki bu açıdan size yardımcı olabilir.

 

Ziyaretçi Yorumları (Toplam 2 yorum)
  • Ömer Faruk
    Kapitalizim
    Tek kelime ile Kapitalizim
    21.02.2016 10:25:10

  • Ebru Akar
    Neden hala kutu sütler üretimden kalkmıyor?
    Heryerde bu UHT yöntemiyle hazırlanan kutu sütlerin zararlarından bahsediliyor. Biz bu sütleri çocuklarımıza içiriyoruz. Bu konuyu araştıran bilgisi olan doktorlar, bilim adamları Sağlık Bakanlığı ile görüşmeler yapıyormu? Çözüm çiğ süt almak mı? Sadece süt değil tavuk ve yumrta üretiminde de sağlığa aykırı yöntemler kullanıldığı biliniyor. Peki neden hala bu ürünler aynı şekilde üretilmeye devam ediyor. İnsanlar kanser olsun diye mi? Biz halk olarak ne yiyeceğimizi şaşırdık. Bilim adamları olarak televizyon programlarında konuşmaktansa, devletin ilgili birimleri ile konuşup bir hareket başlatın. Halkta bunun peşinden gelecektir. Bu ürünler üretimden kalkmasa bile halk protesto edip satın almasın. Psikolojimiz bozuldu artık. Birileri para kazanacak diye insanlar kanserden ölüyor. Yazıktır günahtır. Yapmayın...
    02.01.2012 20:59:05
06.04.2011 22:04:00 Bu haber 24598 defa okundu
UHT süt ve zararları
Korona virüsü hakkında ne düşünüyosunuz?

 
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri