Son Dakika
Salı, 20 Ekim 2020 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Yine Rumsfeld yine yeni korona ilacı yalanları Kemal Özer
Korona yeni adıyla ‘Covid19’ konusunda her gün yeni bir yalan yahut gerçekle karşı karşıya kalıyoruz.

Sadece sosyal medya değil, aynı zamanda gazeteciler(!) de haber şehveti ve hit alma yarışı yüzünden önüne geleni haber yaparak bu süreci sabote etmekte birbiri ile yarışıyor.

Bu haberlerden biri de koronaya iyi geldiği iddia edilen ilaçlar.

Önce ‘hidroksiklorokin’ etken maddesini ihtiva eden ‘klorokin’ ve ‘plaquenil’ gibi, immün sisteminin gereğinden fazla çalıştığında baskılayıcı olarak romatolojik hastalıkları için reçete edilen ilaçların koronayı tedavi ettiği iddia edildi. Hatta Trump övücü twit bile attı.

Bu ilaç için eczanelere saldırıldı, ilacın sağlık çalışanlarına verilmek üzere toplatıldığı ileri sürüldü. Ardından hidroksiklorokin etken maddesi içeren ilaçlar verilen koronalı hasta ölümü haberleri önce Nijerya’dan, sonra da Amerika’dan geldi. Kim bilir rapor edilmeyen daha nice ölümler vardır.

Aslında savunma sisteminin güçlendirilmesi gerektiği bir zamanda, baskılayıcı ilaç vermenin akılla bağdaşmayacağını bilmek için tıpçı olmaya gerek yok, ama aklı kullanmadığınızda korku size her şeyi yaptırır.

Bir başka numara ise sıtma ilacıyla hastaları tedavi ettiğini söyleyen Fransız Prof. Didier Raoult’ın tehdit edildiğini ileri sürmesi. Bu da tam bir ilaç pazarlama oyunu. Gerçekten bir insanı tedavi etseniz, teşekkür etmek dururken binlerce kişi sizi niçin tehdit etsin. Etmez! Ama bu numarayla o ilaca saldırtıp sattırırsınız.

YENİ TAMIFLU VAK’ASI

Bilmeyenler için hatırlatalım. Kuş gribi ve domuz gribi oyununda Tamiflu adlı ilacın kurtarıcı olduğu iddia edilmiş ve milyonlarca kişi tüm dünyada bu “ilaca” saldırmıştı. Türkiye’de de ürün karaborsaydı. Onlarca hatta yüzlerce kat fiyata satılmaktaydı.

Sonrasına birazdan devam edelim. Ama şimdi aynı firmanın ürünü “Remdesivir” aynı şekilde pazarlanıyor. Wikipedia’ya göre, Ebola virüsü ile Marburg virüsü enfeksiyon tedavisi için geliştirilmiş. Daha sonra aralarında respiratuvar sinsitiyal virüsü, Junin virüsü, Lassa ateşi virüsü, Nipah virüsü, Hendra virüsü, MERS ve SARS virüslerinin de yer aldığı diğer tek sarmallı RNA virüslerine karşı antivirütik aktivite gösterebildikleri bulunmuş. Ne buluş ama! Sanki insanlığın bin yıllardır aradığı iksir mübarek…

Şimdi de bu ilacın Covid19’u tedavi ettiği haberleri servis ediliyor.

Peki, bu doğru mu?

Önce hikâyeyi okuyalım, doğru yahut yeni bir pazarlama oyunu olup olmadığına kararı siz kendiniz verin!

İLK BALON WALL STREET JOURNAL’DAN

İlk haber 3 Şubat 2020’de Wall Street Journal’dan…

Wall Street Journal’in haberinden sonra Remdesivir’in üreticisi şirket Gilead Sciences hisseleri uçmuş…

Wall Street Journal meselesi, Dow Jones, Rupert Murdoch, News Corporation, Fox diye uzayan bir bahis ve konumuz bunların pis işleri değil.

Öncelikle belirtelim ki, Türk medyasında da geçtiğimiz hafta Remdesivir, korona (covid19)’dan kurtaracak ilaç olarak takdim edilmeye başlandı. Hem de anlı şanlı gazeteler tarafından…

Tuhaf ama sadece Hz Peygamber (s.a.v.)’i rüyasında gördüğü yalanını bir hocaefendiye mektup yazarak ileten kadın değil, aynı zamanda bu korona öldürücüsü ilacı haberlerini servis edenler de yalan yazıyor.

SIKI DURUN

Şimdi arkanıza yaslanın ve Remdesivir, Gilead Sciences, Donald Rumsfeld, Pentagon, Afganistan ve Irak’ın işgali, Tamiflu, Kuş gribi, domuz gibi, Ross piliç isimlerini birlikte düşünün…

Tamiflu ve Remdesivir’in sahibi Gilead Sciences adlı ilaç şirketi, ABD Savunma eski Bakanı Donald Rumsfeld’e ait. Yani Bush ile birlikte Irak ve Afganistan’ı işgal eden hayduta…

Her virüsün devası gibi sunulan Remdesivir ise dünya çapında onay almış bir ilaç da değil. Tedavi edici ve güvenli olduğuna dair bir delil de yok.

Ama birileri durmadan yeni koronavirüs hastalarının acil tedavisi için yalan haberler servis ediyor. Acaba menfaatleri ne?

Bunu gerçek sananlar da bu sözde ilaca saldırıyor, tıpkı kuş gribi ve domuz gribinde Donald Rumsfeld’e ait ancak Roche tarafından özel bir anlaşma ile piyasaya sürülen Tamiflu’ye saldırıldığı gibi.

Geçmişte benzer haberler servis edilirken, tepki çekmemesi için “Pfizer’ın kârı yüzde 19, Roche’un kârı yüzde 29 düştü” başlıklı haberler servis ediliyordu 2009’da… Haberin detayına baktığınızda ise kâr düşmesinin nedeninin, başka ilaç şirketlerini bünyelerine katmaları nedeniyle olduğu görülüyordu.

Oysa İsviçreli Roche’un 2009 gelirinin yüzde 4’ü Tamiflu’dan oluşmuştu. Bu rakam 2010’da misli misli artacaktı.

VİRÜS ŞEYTANÎLERDEN, İLAÇ RUMSFELD’DEN, PİLİÇLER İSE BUSHLARDAN

Kuş gribi sırasında Bilim Kurulu Başkanı olan Prof. Dr. Mehmet Ceyhan iki hafta önce bir haber kanalında, kuş gribi sürecinde kanatlıların 22’de birinin itlâf edildiğini söyledi. Bizce çok daha fazlası ama hadi öyle olsun. Neydi itlâf edilen 22’de 1? Mahallî an’anevi tabii kanatlı türler. Yani ne canlara, ne türlere kast ettiler.

Kuş gribi balonu uçurulurken, Bush ailesine ait Ross marka civcivler ise Türkiye de dâhil tüm ülkelerin yegâne hâkimi oluyordu. Yok olan türler de cabasıydı.

Bushların tescilli civcivleri pazarları işgal ederken, Rumsfeld’in Tamiflu’su da hasılat rekorları kırmakla meşguldü. Aynı hikâye kısa bir aradan sonra da domuz gribinde yaşanacaktı. Birileri çıkıp bulunması, üretimi seneler sürecek denilen aşıları uygulamaya başlamış, Türkiye’ye ise dönemin bakanı 40 milyondan fazla sözde aşı satın aldırmıştı.

Dönemin şahitleri mücadelemizi biliyor. Biiznillah milletimizi bu belâdan -tehdit edilmemize rağmen- korumaya çalışıyorduk. “Sağlık Bakanımla aynı düşünmüyorum” diyen Tayyip Erdoğan, TBMM grup kürsüsünden Recep Akdağ’a dönerek, “Ben domuz gribi aşısı olmayı düşünmüyorum. Haberim olmadan benim adımı vermişsin, hemen düzelt” diyerek domuz gribi ve aşı pazarlama balonunu patlatarak hayırlı bir icraat daha yapmıştı.

CUMHURBAŞKANIMIZDAN İSTİRHAM

Korona saldırısı, evvelkilere benzer belki de daha sinsi oyunlarla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Korona atlatılınca konu bitecek mi, elbette kısa bir aradan sonra yenileri gelecek.

Bu süreçle ilgili Reis-i Cumhurumuz Recep Tayyip Erdoğan’dan istirhamımız şudur:

Koronayı bir yana, tüm virüsleri yok ettiği iddia edilen bir sürü sözde ilaç, ülkemiz ve dünyayı tehdit ediyor. Covid19 veya başka virüsler için ilaç ve aşı geliştirmek asla zor değil. Batılı yalancılar, bizlerin pazara girmesini engellemek için oyun oynuyor. Bilim adamı denilen kişiler -pek azı istisna-, bu oyundan habersiz veya oyunda figüranlık yapıyor. Dünyadaki siyasî, iktisadî, askerî, sağlık ve diğer oyunları görmek her kula nasip olacak şeyler değil. Türkiye, 20 yıldır bin bir badireyi atlatmış, dünyayı ve bu kirli oyunları herkesten iyi tanıyan bir lidere sahip!

Covid19 ve bundan sonra çıkabilecek mikrobik saldırılar ile diğer hastalıklara karşı çözümü olan herkesi dinleyecek ve talepleri inceleyebilecek, Sağlık Bakanlığı’ndan bağımsız olarak, Cumhurbaşkanlığı bünyesinde ivedi olarak bir birim ve iletişim hattı kurulmalıdır.

Şimdilerde öncelikli olarak hangi usulle elde edilirse edilsin ilaç önerileri, viroloji laboratuvarında viroloji uzmanı tarafından çoğaltılan covid19 üzerinde denenmeli. Sonra da diğer muhtemel saldırılara hazırlıklı olunmalı.

İnşaallah netice elde edilir ki, edilmemesi imkânsız. Türkiye bunu insanlığa hediye ederek bir oyunu bozmalı ve başlangıç yapmalı. Bunu yapabilecek çok sayıda kişiyi tanıyoruz. Muvaffakiyet niyazı ile!

(Gerçek Hayat'tan iktibas)

11.04.2020 Bu yazi 516 defa okundu
Sonraki:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6  -  7  -  8  -  9  -  10
Korona virüsü hakkında ne düşünüyosunuz?

 
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri