Anasayfa / Dr Ahmet Rasim Küçükusta / Sütün mikroplusunu, elmanın kurtlusunu istiyoruz
Dr Ahmet Rasim Küçükusta

Dr Ahmet Rasim Küçükusta

Eklenme Tarihi: 26 Mart 2012 00:00

Sütün mikroplusunu, elmanın kurtlusunu istiyoruz

Gıda endüstrisinin temel stratejisi de amcaoğlu ilaç endüstrisi gibi ‘korkutma’ ve ‘bahane üretme’ üzerine kurulu; marifet sanki!

Neymiş, açık süt mikropluymuş; bunları içersek hasta olur, hatta ölürmüşüz bile. ‘Ay, çok korktum; tövbe olsun bir daha açık süt içersem’ dememizi bekliyorlarsa daha çok beklerler. Kusurumuza bakmasınlar ‘Paketli yiyecek, kutuda içecek’ diye tutturan endüstrinin beslenme uzmanlarına biz endüstrinin besleme uzmanları gözüyle bakıyoruz. Sütün mikroplusunu, elmanın kurtlusunu istiyoruz.

Sonra güvenilir de olsa açık sütün tüketiciye ulaştırılması da o kadar zor, o kadar zormuş ki süt bu sırada mutlaka bozulurmuş. Tövbe, tövbe! Süt sanki Kaf Dağı’nın ardından ya da okyanusların ötesinden veya ne bileyim Venüs’ ten Mars’tan geliyor.

Yapılması gereken basittir ve şudur: Tüm mandıralar bir kere mutlaka Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı’nın kontrolü altında olmalıdır. Buralardan toplanan sütler soğuk zincir ile bir ’süt merkezinde’ toplanmalı ve burada gerekli denetimler yapıldıktan sonra ‘çiğ’ olarak vatandaşa sunulmalıdır. İsteyen süt olarak içer, isteyen yoğurt çalar, isteyen muhallebi yapar.

Uzaya uydu gönderiyoruz da mandıranın sütünü mü isteyenlere ulaştıramayacağız?

Sağlıklı gıdalar hayat veriyor

Araştırmaların tümü de obezite, diyabet, kalp-damar, kanserler, astım ve alerjiler gibi modern zaman hastalıklarının, hayat tarzımızla ve özellikle de beslenmemizle doğrudan ilgili olduğunu gösteriyor.

Modern tıbbın ilaçlarla engellemeye çalıştığı hastalıkların birçoğunu ’sağlıklı gıdalarla’ ve doğru beslenme ile önlemek mümkün. Tüm dünya sağlıklı gıda peşinde. Bu da büyük ölçüde taze ve işlenmemiş; paketlere kutulara girmemiş; içinde GDO, katkı maddesi, tarım ilacı, antibiyotik bulunmayan yiyecek ve içecekler demek.

Türkiye’de yaşıyoruz. Her mevsimin kendine has sebzesi meyvesi var. Üç tarafımız içinde balıkların cirit attıkları denizlerle çevrili. Dağlarımız tepelerimiz çayırlarımız meralarımız otlayacak inek, koyun, keçi bekliyor.

Vatandaş istemeli ki alabilsin

Ağlamayan çocuğa mama vermezler. Biz vatandaşlar sağlıklı, işlenmemiş yiyeceklere ulaşmak istediğimizi haykırmazsak sesimizi duyan olmaz. Hükümet ve belediyelerin vatandaşların sağlığını korumak nasıl temel vazifelerinden ise onlara talep ettikleri sağlıklı yiyecekleri de sağlamak zorundadırlar.

Bu ülkenin Cumhurbaşkanı, Başbakanı, bakanları ve belediye başkanları, bürokratları, ileri gelenleri, ileri gidenleri lütfen çıkıp konuşsunlar. Kendileri ve çocukları kutu sütüyle mi açık sütle mi, market yoğurduyla mı ev yoğurduyla mı büyümüşler anlatsınlar; portakal suyunu ilk defa kaç yaşında içmişler söylesinler.

Yorum Yap

Yorumlar

Bazı Haberler

Aşı Mahkemesinin var ve zarar görenlere tazminat ödüyor

Aşı Mahkemesinin var ve zarar görenlere tazminat ödüyor

Aşı Mahkemesinin var ve zarar görenlere tazminat ödüyor başlık doğru ama Türkiye'de değil ABD'de. ABD aşıların zararlarını kabul etmiş ve zarar görenlere yüklü zatminatlar ödüyor. Üstelik yarım asra yakın bir zamandır milyarlarca dolar tazminat ödemiş. Dahası özel bir de aşı mahkemesi kurtmuş. Türkiye'de ise bırakınız tazminatı aşıların zarar verdiğini ileri sürmek bile büyük günah ve suçlardan sayılıyor. Aşı reddi yapanlara dava açılıyor ve aileler tehdit ediliyor. Bizimkisi düşman aşkı

Aşı ve topuk dayatmasında neler yapmalı ve nasıl yardım alabilirsiniz?

Aşı ve topuk dayatmasında neler yapmalı ve nasıl yardım alabilirsiniz?

Ülkemizde ne yazık ki aşı ve topuk kanı zorbalığı tam gaz devam ediyor. Artarak devam eden bu işkenceye karşı ebeveynler nasıl davranmalı ve kimden yardım alabilirler. Lütfen ilgili anne-babalara ulaştırın...

Topuk kanı ve aşı dayatmasında neler yapmalı ve nasıl yardım alabilirsiniz?

Topuk kanı ve aşı dayatmasında neler yapmalı ve nasıl yardım alabilirsiniz?

Ülkemizde ne yazık ki aşı ve topuk kanı zorbalığı tam gaz devam ediyor. Artarak devam eden bu işkenceye karşı ebeveynler nasıl davranmalı ve kimden yardım alabilirler. Lütfen ilgili anne-babalara ulaştırın...