Son Dakika
Perşembe, 2 Ekim 2014 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
İçecek analizlerinden çıkan ölümcül tehlike
Kıbrıs'ın sağlığa zararlı olduğu gerekçesiyle bazı Türk sodalarının ithalatını yasaklamasının ardından ortaya çıkardığımız "Soda rezaleti"ne son noktayı Sağlık Bakanlığı koydu.

Soda araştırmamızın ardından Sağlık Bakanlığı, halkın sağlığıyla oynayan maden suyu üreticilerinin belirlenmesi için harekete geçmişti. Bakanlık, 80 ilin Valiliğine yazıyla talimat göndererek, Türkiyede üretim yapan 20 maden suyu ve sodasının kaynağından numune alınarak tahlillerinin yapılmasını istedi. Ayrıca, bakanlığa bağlı ekipler de, piyasadan bu 20 maden suyu ve sodasından numuneler alarak, Halk Sağlığı Laboratuvarları ile İstanbul, İzmir ve Ankaradaki Hıfsıhsıhha merkezlerinde analizlerini yaptırdı. Bu 20 maden suyundan 16 sının analiz sonuçları belli oldu.

Hıfzıssıhha ve Halk Sağlığı Laboratuvarlarında gerek kaynağından alınan, gerekse piyasadan toplanan numunelerin yapılan analizlerin sonucunda, Sırma, Sarıkız, Efe, Beypazarı ve Özkaynakdan oluşan beş marka maden suyu ve sodasında nitrite rastlanmadı. Uludağ marka maden suyunun analizlerinde ise kaynağından alınan numuneler temiz çıkarken, piyasadan alınan numunelerinin birinde nitrit, diğerinde ise amonyak belirlendi. Kızılay, Askoop Kızılcahamam, Salihli, Kınık, Şifa, Çınar, Kula, Yıldız, Çamlık ve Kuzuluk maden sularında ise nitrit tespit edildi. Karakoca, Çaldağ, Erzincan ve Gökova marka maden sularının analiz sonuçları ise henüz belli olmadı.

Türk Gıda Maddeleri Tüzüğüne göre maden sularının kesinlikle nitrit ve amonyak içermemesi gerekiyor. Ancak Dünya Sağlık Teşkilatı ve Tarım Teşkilatının gıda kodekslerine uygun olarak Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca yeni bir kodeks hazırlanıyor.

Bu yeni kodekste maden suyu ve sodalarında 0.02 mg/lt oranında nitrite izin verilirken amonyağın yine hiç bulunmaması gerekiyor.

Hıfzıssıhha Laboratuvarlarının analiz ettiği ve sonuçları belli olan bu 16 maden suyu arasında Tarım Bakanlığı Laboratuvarı'nda yaptırdığımız ve nitrit içerdiği tespit edilen 11 markadan 8 i de bulunuyor. Bu sekiz markadan Askoop Kızılcahamam, Kınık, Salihli, Kızılay ve Yıldız marka maden suyunda Hıfzıssıhha Laboratuvarları da nitrit tespit etti. Uludağın piyasada satılan şişelerinde nitrit ve amonyağa rastlanırken, Özkaynak ve Sarıkız maden suları temiz çıktı. Piyasada satılmasına ve yaptırdığımız analizler sonucunda nitritli çıkmasına rağmen Çelik marka maden sularının analizleri ise Hıfzıssıhha Labaratuvarlarında bu firmanın faliyette bulunmadığı gerekçesiyle yapılmadı.

BAKANLIĞIN ANALİZ SONUÇLARI

İşte Hıfzıssıhha Laboratuvarlarında yapılan maden sularının analiz sonuçları:

SIRMA: Hıfzıssıhha Laboratuvarlarında bu maden suyunun üç ayrı numunesi tahlil edildi. Üçünde de nitrite rastlanmadı.

SARIKIZ: Biri kaynağından olmak üzere Sarıkız maden suyunun üç ayrı analiz yapıldı. Üçünde de nitrite rastlanmadı.

EFE: Biri kaynağından, ikisi piyasadan olmak üzere Efe marka maden sularının üç ayrı analizi yapıldı. Analizlerin hiçbirinde nitrite rastlanmadı.

ÖZKAYNAK: Biri kaynağından olmak üzere iki ayrı analiz yapıldı. İkisinde de Özkaynak maden suları temiz çıktı.

BEYPAZARI: Bu maden suyunun kaynağından numune alınmadı, ancak piyasadan temin edilen iki ayrı numunesinin analiz sonuçları temiz çıktı.

ULUDAĞ: Biri kaynağından olmak üzere üç ayrı analiz yapıldı. Kaynaktan alınan numunenin sonuçları temiz çıkarken, piyasadan alınanlarda birinde 1.67 oranında amonyak, diğerinde ise 0.008 nitrit tespit edildi.

ASKOOP KIZILCAHAMAM: Biri kaynağından olmak üzere üç ayrı analiz yapıldı. Analizlerin sonucunda hepsinde nitrite rastlandı. Nitrit oranı 0.007 ile 0.057 arasında değişti.

KINIK: Biri kaynağından olmak üzere üç ayrı numunenin analizi yapıldı. Hepsinde nitrite rastlandı. Nitrit oranları, 0.004 ile 0.1 arasında değişirken, bir numunede de 1.56 oranında amonyak tespit edildi.

SALİHLİ: Biri kaynağından olmak üzere iki ayrı analiz yapıldı. İkisinde de 0.016 nitrit tespit edildi.

ŞİFA: Biri kaynağından olmak üzere iki ayrı analiz yapıldı. İkisinde de 0.017 ile 0.019 arasında Nitrit tespit edildi.

ÇINAR: İki ayrı numunenin analizi yapıldı. Kaynağından alınan numunede 0.06 nitrit bulunurken, piyasada satılanda 0.282 oranında amonyak tespit edildi.

KIZILAY: Biri kaynağından olmak üzere iki analizi yapıldı. İkisinde de aşırı oranda nitrit saptandı. Kaynağından alınan numunede 1.5, piyasadan alınan numunede ise 2.66 oranında nitrit tespit edildi.

KULA: Biri kaynağından diğeri piyasadan alınan numuneler analiz edildi. Her ikisinde de 0.198 nitrit tespit edildi.

YILDIZ: Sadece piyasadan anınan örneği analiz yapıldı. Bunda da 0.013 oranında nitrit tespit edildi.

ÇAMLIK: Sadece kaynağından alınan numunesi test edildi. Bunda da 0.5 nitrit bulundu.

KUZULUK: Sadece kaynağından numune alındı. Bu numunede yapılan analizde de 0.06 oranında nitrit tespit edildi.

SAĞLIK VE GIDA GÜVENLİĞİ HAREKETİ
UYARIYOR
VE SORUYOR

Nitratlar 50 mg/l N03 yüksek oranda nitrat içeren suları içenlerde 6 ay’da ölüme yol açabilir. Ayrıca boğaz hastalıklarına ve kan hastalıklarına yol açabilir. Bebeklere kesinlikle nitratilı sular içirilmemelidir. Midelerinde nitrite indirgenerek mavihastalık denilen kan zehirlenmesine neden olur ve ölüme sebebiyet verir. Nitritler, nitratlara benzer etki gösterirler, ancak çok daha tehlikelidirler. Kan zehirlenmesine, kanda oksijen taşınmasını engelleyerek oksijensizlikten boğulmaya sebep olurlar. Kaynağını endüstriyel kirlenme ve gübreler oluşturur. 

Görülüyor ki, Türkiye'de Sağlık Bakanlığı'nın ilaç ve aşı firmalarına reçete yetiştirmekten sağlığımızla ilgilenmeye pek vakti yok. Kuzey Kıbrıs gibi minicik bir ülke kadar halkına saygısı olmayan bir ülke bu ülke. Peki şimdi, şunu sormak gerekiyor. Doğal maden sularına nitrit ve nitrat nasıl bulaştı. Doğal maden suları bile bu halde oılan bir ülkede hazır endüstriyel kolalı ve gazlı içeceklere toplum nasıl güvenebilir?

Her türlü suda veya içecekte yer alan nitrit ve nitrat, evsel ve endüstriyel atıklar ve tarımda kullanılan gübrelerden kaynaklanır. Toprağa atılan gübreler yağmur suylarıyla yer altına iner ve kaynakları kirletir.

Peki şimdi suçlu kim? Butün bu zehirlerin tabiata sorumsuzca atılmasına izin verenler ve atanlar bu içecekler yüzünden hastalanan ve ölen insanları katili değil mi?
 

Nitrit rezaleti yeni değilmiş.

Tarım Bakanlığı şimdi uyandı

Hürriyet Tüketici Köşesi olarak yaptığımız ‘‘soda incelemesi'' bomba etkisi yaptı. Devletin resmi organı Anadolu Ajansı, dün Tarım Bakanlığı'nın bu konudaki bir araştırmasını tüm basın-yayın kurumlarına geçti. Buna göre, nitritli soda rezaleti, sadece 11 marka sodayla kalmıyor. Bakanlığın incelediği 293 maden suyunun yarısı nitritli çıkmış. İster istemez, ‘‘Şimdiye kadar neredeydiniz?'' demeden edemiyoruz.

Hürriyet Tüketici Köşesi olarak ortaya çıkardığımız ‘‘soda rezaleti'' giderek büyüyor. Yaptırdığımız analiz sonucu 11 soda ve maden suyunda kanserojen nitrit maddesi ortaya çıkması üzerine Tarım Bakanlığı çok önce yaptırdığı ve pek çok üründe nitrit maddesi bulunduğu belirlenen bir araştırmayı apar topar kamuoyuna açıkladı. Bakanlık, ‘‘Gıdalarda Katkı-Kalıntı ve Bulaşanların İzlenmesi'' adlı araştırmanın sonuçlarını dün Anadolu Ajansı kanalıyla duyurdu. Araştırmaya göre, kontrolü yapılan 293 maden suyu ve sodanın yüzde 50'sinde de nitrit maddesine rastlandı.

20'Sİ RUHSATLI

Bu arada, Türkiye genelinde 20 marka soda ve maden suyuna işletme ruhsatı verildiği halde, sadece tek bir firmanın Türk Standartları Enstitüsü'nden (TSE) uygunluk belgesi aldığı belirlendi. Sağlık Bakanlığı, şimdiye kadar Salihli, Şifa, Çınar, Karakoca, Özkaynak, Uludağ, Kınık, Kızılay, Kuzuluk, Askoop, Çamlık, Sarıkız, Çaldağ, Erzincan, Sırma, Gökova, Kula, Efe, Yıldız ve Çelik Maden Suları markalarına işletme ruhsatı vermesine karşın, sadece tek bir firmanın TSE'den belge aldığını açıkladı.

TEK TSE'Lİ

TSE'nin Aralık-1995'de çıkardığı, ‘‘maden suyu-içilebilir'' standardına uygun üretim yapan tek firma, Şifa Tabii Soda ve Meşrubat Gıda Sanayi Limited Şirketi. TSE, bu standardın zorunlu uygulanması yönünde görüş bildirmesine karşın, bugüne kadar böyle bir karar çıkmadı.

‘‘TS 9130'' sayılı madensuyu standardında, bu içecekte hiç nitrit bulunmaması, nitrat düzeyinin ise en çok 25.0 mg/lt olması öngörülüyor.

Sağlık Bakanı Halil İbrahim Özsoy, maden sularında kansere neden olabileceği belirtilen nitrit bulunması ile ilgili olarak yaptığı açıklamada, Türkiye'de pek çok yerde maden suyu çıktığını ve bunların ruhsatını Sağlık Bakanlığı'nın verdiğini hatırlattı.

BAKANLIK İNCELİYOR

Bakan Özsoy, bu suların sağlık yönünden zararlı olup olmadıklarının inceleneceğini belirterek, hem analizlerinin tekrar yapılacağını hem de ruhsatlı olup olmadıklarına bakılacağını, daha sonra kamuoyuna açıklama yapılacağını belirtti. Diğer taraftan, Sağlık Bakanlığı ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, maden suyu üretiminin yapıldığı Manisa, Burdur, Bursa, Ankara, Afyon, Sakarya, Giresun, Erzincan, Muğla, Denizli ve Bolu valiliklerine ayrı ayrı genelge göndererek, üretim yerlerinin kontrol edilmesini ve ürünlerin analizlerinin yapılmasını istedi.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yetkilileri de, Avrupa Birliği'nde (AB) sodalarda 0.005 ppb düzeyinde nitrite izin verildiğini belirterek, Türk gıda mevzuatının ve hazırlanmakta olan gıda Codex'inin bu oranlara uygun olarak çıkarılacağını söylediler. Yetkililer, ‘‘Önemli olan sodada nitrit bulunması değil, ne oranda bulunduğudur'' dediler.

Bebekleri zehirliyor

Nitrit ve nitrat maddeleri, insan sağlığı için ciddi tehlikeler taşıyor. Süt çocuklarında vücut ağırlığının her kilosu için 5 mg nitrit alınması halinde zehirlenme görülebiliyor.

Sebzelerdeki yüksek nitrat düzeyi, geviş getiren hayvanlarda ve insanlarda, özellikle bebeklerde nitrat zehirlenmesine neden oluyor. Nitratın doğrudan zehir etkisi yok, ancak, insan ve geviş getiren hayvanların sindirim sisteminde bakteriler tarafından nitrite indirginmesi nedeniyle zehirlenme oluyor. Nitrat, kan tarafından absorbe edilerek hemoglobin demirini oksitliyor, böylece oksijen taşınamıyor. Sebzelerdeki yüksek nitrat birikimi, kanser yapan nitrosaminlerin oluşumunu artırıyor.

Türk gıda mevzuatına göre, et ürünlerine katılacak nitnit miktarı 200 mg-kg, nitrat miktarı ise 500 mg-kg ile sınırlandırılmış. Dünya sağlık teşkilatı, (WHO), içme sularında nitrat miktarının litrede 45 mg'ı geçmemesini, taze sebzelerde kg'da 300 mg'dan fazla nitrat bulunmamasını öneriyor. Türk gıda mevzuatına göre, kaynak sularında 25 mg-l ve içme-kullanma sularında 45 mg-l nitrata izin veriliyor.

Hürriyet'in yaptırdığı analizlerde kanserojen nitrit maddesi içerdiği ortaya çıkan 11 maden suyu arasındaki Uludağ'ın üreticisi Erbak-Uludağ, Tarım Bakanlığı'na çamur attı. Erbak-Uludağ Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Erbak, dün Bursa'da düzenlediği basın toplantısında, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın laboratuvarlarında 100 yılı aşkın süredir kullanılan ve sadece bir maddenin ‘‘var'' ya da ‘‘yok'' olduğunu gösteren ‘‘titrasyon tekniği''nin kullanıldığını iddia etti.

İçme suları da rezaletmiş

Kanserojen nitrit maddesinin sadece soda ve maden sularında değil, içme sularında da bulunduğu ortaya çıktı. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Türkiye genelinde 343 içme suyunda nitrit maddesinin bulunduğunu açıkladı. Gıda maddeleri yönetmeliğine göre, soda ve maden sularında olduğu gibi içme suyunda da nitrit miktarının ‘‘0'' olması gerekiyor.

Bakanlığın yaptırdığı araştırma sonuçlarına göre, 3 bin 957 içme suyu örneğinden 182'sinde standardın, 151'inde Gıda Codex'inin üzerinde nitrat, 343'ünde ise standardın üzerinde nitrit belirlendi. 597 kullanma suyu örneğinin 59'unda standardın üzerinde, 53'ünde ise Codex limitinin üzerinde nitrat saptandı. Araştırmada, örnek alınan içme sularında ortalama 13.67 mg-l nitrat, 0.125 mg-l nitrit bulunduğu belirtildi. Analizler 26 ilden alınan örnekler üzerinde yapıldı. İçme sularında nitratın TSE limit değeri 45 mg-lt, Codex limit değeri 50 mg-lt, nitrit yönünden ise TSE limit değeri sıfır kabul ediyor. Yani içme sularında nitritin hiç olmaması gerekiyor.

SEBZEDE NİTRİT

Toplam 5 bin 687 çeşitli sebze örnekleri üzerinde yapılan incelemede de ıspanak, marul, hıyar, taze fasulye, patates, semizotu, nane, maydanoz, pazı, pırasa, kara lahana, kabak gibi sebzelerin örneklerinde yüksek düzeyde nitrata rastlandı. Toplam bin 269 çeşit meyve örneğinden ise üzüm ve portakal örneklerinin yüksek düzeyde nitrat içerdiği belirlendi. Araştırmada, sebzelerin yetiştirildikleri araziye, yağış durumuna ve toprağa ve verilen gübre miktarına göre, nitrit ve nitrat kalıntısının değişebileceği dikkate alınarak, sık sık kontrol yapılması önerildi.

ABD'de ilaçlı su tartışması

ABD'de yayınlanan bir raporda, geçen yıl aralarında 57 bin çocuğun da bulunduğu 4.3 milyon kişinin, içine böcek ilacı karışmış musluk suyu içtiği öne sürüldü. Çevre Çalışma Grubu adlı bağımsız bir çevre teşkilatının hazırladığı raporda, 245 bölgede musluk suyuna karışan böcek zehirinin sağlığa zararlı ölçüde olduğu belirtildi. İlaçlı suya daha çok kırsal alanlarda rastlandığı vurgulanan raporda ‘‘İçme suyunda kansere yol açan böcek ilaçlarının bulunmasını önlemek için sarfedilen emekler boşa gitti'' ifadesi yer alıyor. Raporda, içine 10 çeşit böcek ilacı ve başka tehlikeli kimyasal maddelerin karıştığı Ohio Eyaleti'nin Williamsburgh şehrindeki suyun ülkedeki en sağlığa zararlı musluk suyu olduğu belirtildi.(Gıda Hareketi olarak haberin linkini gönderen ziyaretçimize teşekkür ederiz.) (Hürriyet 14 Ağustos 1997)
 

Ziyaretçi Yorumları (Toplam 1 yorum)
  • Yunus Onurlu
    Maden Suyu Şifadır! Lütfen Bolca Tüketelim!
    Bu yazıda maden sularımızın yapısına geçen nitrit ve amonyaktan bahsedilmiş. Bence de maden sularının çıktığı havzaların çevrsi çok iyi korunmalı ve çöp dökülmesi mutlaka önlenmeli. Bu olayda maden suyu şirketlerinin tek kabahati havzalarını iyi koruyamamış olmaları. Bu olay bence çok büyük bir tehlike değil ülkemiz için zira ülkemizde maden suyu tüketimi ne yazıkki çok düşük ve Avrupa ortalamasının 10'da biri. Bu bakımdan cola, fanta, link, tang gibi zararlı kimyasal maddeler içeren içecek görünümlü zehirlere karşı toplumun uyarılması daha doğru olur. Maden sularında da Sarıkız, Beypazarı gibi nitritsiz maden suları bol bol içilmeli, tercih edilmeli ki üretici de ona göre tedbir alsın ve bu sorunu çözsün. Bir de Erzurum-Erzincan bölgesindeki maden suları işletime geçerse o zaman daha fazla nitritsiz maden suyu üreten tesisimiz olabilir.
    06.05.2011 16:40:12
28.10.2010 12:33:00 Bu haber 39318 defa okundu
İçecek analizlerinden çıkan ölümcül tehlike
"Kudüs hurması" diye pazarlanan GDO'lu sözde hurmanın İsrail'e a it olduğunu biliyor musunuz?

 
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri