Rockefeller'in 1952'de başlattığı doğum kontrolü ve kısırlaştırma çabaları sonuçlar bariz bir şekilde ortaya çıkmaya başladı. Bazı toplumlar yüzde 50-60'lara varan oranda kısırlaşırken dünya nüfusu ise yaşlandı.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, insan nüfusu giderek yaşlanıyor. DSÖ'nün resmi internet sitesinden derlenen verilere göre, 2000 yılı istatistiklerinde 600 milyon kişi olarak görülen 60 yaş üstü insan sayısı, 2025 yılında 1.2 milyar kişiye ulaşacak. DSÖ, 2050 yılında ise rakamın 2 milyarı aşmasının beklendiğini açıkladı.

60 yaş üzerini "yaşlı",
80 yaş üzerini de "çok yaşlı"
olarak tanımlayan DSÖ'ye göre, özellikle çok yaşlı olarak kabul edilen grup, nüfus pastasındaki payını hızlı şekilde artırırken, 60 yaş üzerindekiler de hızlı artışta ikinci sırayı alıyor, bu durum da "insan nüfusunun hızla yaşlandığı" gerçeğini somut şekilde gözler önüne seriyor.

"Yaşlanmanın bir ayrıcalık ve sosyal gelişme" olarak sunan DSÖ, bu şekilde genç nüfusun azalmasını gizlemeye çalışıyor.

Yaşlı sayısının artmasının, "dünyanın sağlığının iyiye gittiğini" iddia eden DSÖ, çocuk sayısındaki aşırı azalmadan hiç söz etmiyor. Dünyada nüfus artışının sıfır olabilmesi için her evli çiftin en az 2 çocuğunun olması gerekirken birçok ülkede aile başına çocuk sayısı 1,1'e kadar düştüğü gerçeğini DSÖ gizliyor.