Son Dakika
Perşembe, 9 Eylül 2010 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Plastik kablardaki rakamların anlamı Prof Tayfun Özkaya
Halkın sağlığını savunduğunu iddia eden birileri bunların derhal kapatılması ve 19 litrelik mavi plastik damacanalar ile suyun dağıtılmasının gerektiğini söylediler.

Bunu bir de “dünyanın neresinde görülmüş” gibi beylik bir söyleyiş içinde yaptılar. Kısa zamanda belediyenin birçok su dağıtım noktası kapatıldı. Şu anda birkaç tanesi açık. “Halkın sağlığı kurtulmuştu”. Hâlbuki aynı günlerde örneğin Roma’da belediye benzer şekilde birçok noktadan içme suyunu üstelik bedava dağıtıyordu. İnsanlar cam kapları ile su almaya geliyorlardı.
 
Gerçekte ise bütün bu yapılanların halkın sağlığı ile ilgisi yoktu. Su şirketlerinin kârlarını arttırmak gerekiyordu ve öyle yapıldı.

Peki, bu mavi damacanalarda satılan sular ne kadar sağlıklı? Elimde ABD’de kurulu Tarım ve Ticaret Politikası Enstitüsünün bir yayını var.    (Smart Plastic Guide, Healthier Food Uses of Plastics)
 
Önce elinize boş bir mavi damacana alın. Dibine bakın. Bir üçken içinde 7 sayısını göreceksiniz. Bütün plastik kaplarda böyle bir üçken içinde birden yediye kadar sayılar var. 

Rehbere göre 3, 6 ve 7 sayıları bulunan plastikler içinde gıda ve içecekler bulunmamalı. Diğerleri yani 1, 2, 4 ve 5 ise olabilir. Ancak bu onların da tamamen zararsız olduğu anlamına gelmiyor. Ege Üniversitesinde bir öğrenci kafeteryasından çay aldım. Yumuşak beyaz plastik bardağın altında 3 yazıyordu. Yani zararlı. Bu üç numaralının diğer birçok zararları yanında karaciğerde kanser yaptığı yönünde güçlü şüpheler var.

Rehbere göre 7 numaralı plastiklerde bulunan BPA maddesi insan hormonu olan östrojeni taklit ediyor. Yapılan araştırmalar BPA’nın prostat kanser hücrelerini uyardığı, fare ve insanlardaki erken aşamadaki meme kanserine benzeyen meme dokusu değişiklikleri oluşturduğunu kaydetmekte.

Su firmaları bu konuda ne diyor diye baktığımda bu zararların katlanabilir olduğu şeklinde açıklamalar okudum. Peki, siz şimdi diyeceksiniz ki kime güvenelim? Gerçekten bu konuda dünyada ciddi bir problem var. Ancak bu sorundan kaçamazsınız.

Rehberdeki bir bilgi bu güvenilirlik sorununa ışık tutuyor gibi. Yedi numaralı plastik olan BPA konusunda 115 adet hayvan araştırması varmış. Bunların % 81’inde düşük düzeyde BPA’ya maruz kalındığında bile zararlı etkiler görülmüş. Özel sektörden mali destek alan 11 araştırmanın ise hiçbirinde önemli bir zararlı etki saptanmamış. Hâlbuki devletten mali destek alan araştırmaların %90’ınından fazlasında zararlı etki görülmüş. Karar size kalmış. Sanırım özel sektör kuruluşlarının da söyleyeceği bir şeyler vardır.

Ne yapmalı?

Biz evde büyük cam kavanozlar aldık. Şimdilik hiç olmaz ise suyu bekletmeden hemen oraya koyuyoruz. En iyisi belediye su dağıtım merkezlerinden cam kaplar ile satın almak. Belediye bu yerlerin sayısını arttırmalı. En iyi çözüm ise çeşme suyunun kalitesini iyice arttırmak.

Bu haberler suyumuzu küreselleştirmek isteyenlerin hiç mi hiç hoşuna gitmeyecek.
 

04.09.2009 Bu yazi 882 defa okundu
Tarım Bakanlığı'nı...




 
  • Kaya tuzunun sihirli gücü
    "Tuz kalitesine miktarına dikkat edilmek şartı ile düşmanımız değil tam tersine kadim dostumuz. Tuz hayatın vazgeçilmez unsuru, çünkü onsuz hayat mümkün değil..." 31 Ağustos 2010 11:40 font boyutu küçülsün büyüsün
  • ‘ABD elçisi beni tehdit etti’
    Eski Tarım ve Köy İşleri Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp, timeturk.com’dan Kemal Özer’e çarpıcı açıklamalar…
  • GDO: Çağdaş Esaret
    Bu bir beslenme kitabı değil, karşı olup olmamakla ilgili bir mesele de değil! Bu kitap geleceğimizi ipotek altına sokmaya çalışanlara bir başkaldırıdır. Tohumumuza el konulduğu zaman biz köleyiz. Bu yüzden 'çağdaş esaret'"
  • Rafine şeker zehir, doğal şeker şifa
    Gerçek ortaya çıkıyor! Doğru ile yanlış birbirinden ayrılıyor... Rafine şekeri yersen, doğal şekeri yemzesen hastalıklar başlıyor. Peki, ama nasıl? Prof. Dr. Ayten Altıntaş iyilikgüzellik'in sorularını cevapladı.
  • Sabancı, derdine çareyi buldu
    Özdemir Sabancı'nın gelini, Demir Sabancı'nın eşi Aslıhan Koruyan Sabancı, 4 yıl önce 77 besine duyarlılığı olduğunu öğrenince, ülkemizde bugüne kadar yapılmayan bir kitaba imza attı. "Glütensiz Gurme Lezzetler" adlı çalışma, çölyak hastalarına ve besin duyarlılığı olanlara tatsız tuzsuz değil, tam gurmelere layık 170 lezzetli tarif sunuyor.
  • Kapitalizm, Deccal gibi
    "Deccal Tabakta" isimli kitabıyla gündeme gelen gazeteci-yazar Kemal Özer, GDO’ların ardındaki şirketlerin dünya hâkimiyeti peşinde koşarak ve ırk arındırma anlayışıyla Deccal gibi davrandıklarını söylüyor. Ancak peşinde koşulan amacın gerçekleşemeyeceğini hesap üstünde bir hesap olduğunu da belirtiyor.
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri